Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

4-10 NİSAN POLİS HAFTASI DOLAYISIYLA

Polis teşkilâtının Osmanlı döneminde 1845 yılının 10 Nisan günü kurulduğu kabul edilir. Her yıl 4-10 Nisan tarihleri arası günler (POLİS HAFTASI) olarak kutlanır. Polis teşkilâtının kuruluşunun uzun bir serüveni vardır. Birçok merhalelerden geçtikten sonra bugünkü şekliyle vücut bulmuştur.

Polis teşkilâtı, Türkiye Cumhuriyetinin iç güvenliğini sağlamakla görevlidir. Kırsalda, güvenliği sağlamak ise Jandarma teşkilâtının görevidir. Ancak, bu iki teşkilâtın zaman-zaman birlikte hareket ettikleri, polisin, kırsalda; jandarmanın da şehir merkezlerinde müşterek operasyonlar düzenlediği yaşanan gerçeklerdendir.

Polislik mesleği, mesleklerin en kutsallardan biridir. Vatandaşların güvenliklerinin sağlanmasının ilk kapısıdır. Polislerin, bir hâkim, bir avukat, bir savcı kadar hukuk bilmeleri gereklidir. Gerçekte, Polis Meslek Eğitim Merkezlerinin, Polis Meslek Yüksek Okullarının, Polis Akademilerinin müfredatlarının ağırlıklı olarak hukuk dersleri olması gerekir.

Hukuk bilmeyen polis, salahiyet alanını bilmez, dolayısıyla görevini hakkıyla yapamaz. Polis vatandaşlara, hatta suçlulara karşı bile müşfik olmak durumundadır. Unutulmamalı ki, polisin vatandaşa karşı davranışı, devletin vatandaşa davranışı olarak yorumlanır. Özellikle toplumsal olaylarda dengeyi gözetlemek durumundadır. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde yasalara uygun davranmalı, göstericileri siyasi görüşlerine göre değerlendirmemeli, yasalar ne emrediyorsa o şekilde hareket etmelidir.

Polislik, gerçekten kutsal olduğu kadar, sorumluluğu yüksek bir görevdir. Bu mesleğin de askerler gibi şehitleri, gazileri vardır. Vatandaşlar olarak evlerimizde, iş yerlerimizde, yollarda, sokaklarda rahat ve huzur içinde gezebiliyorsak, bunu polis teşkilâtının fedakâr mensuplarına borçlu olduğumuzu unutmamalıyız.

İşin gerçeği şu ki, şehitler ve gaziler veren, günün 24 saati görev başında olan Polislerimize maddi açıdan yeterli desteğin verildiği kanaatinde değiliz. Uzun bir süredir polislere ve diğer bazı kamu görevlilerine verileceği dillendirilen 3600 ek gösterge bir türlü verilmedi.

Polis teşkilâtının kuruluşunun yıldönümünü kutlarken şehitlerine YÜCE ALLAH’TAN RAHMETLER, GAZİLERİNE UZUN VE HAYIRLI BİR YAŞAM DİLEYEREK TÜRKİYE Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN SÖYLEMLERİYLE ve diğer bazı söylemleri sunarak yazımızı noktalayacağız.

*Polis asker kadar disiplinli, hukukçu kadar hukuk adamı, bir anne kadar şefkatli olmalıdır.

*Polis kanun adamıdır. Ona her zaman saygı göstermeli ve itaat etmelidir.

*Polise saygı, devlete saygıdır.

*Polis devlet gücünün temsilcisidir.

*Polis ol, polisle ol, polislik olma.

*Polis demokratik düzenin kararlı koruyucusudur.

*Toplum güvenliğinin en temel öğesi polistir.

*Herkesin Polisi Kendi Vicdanıdır.

*Adalete İlk Açılan Kapı Karakoldur.

*Polis iç güvenliğimizin teminatıdır.*Halkın huzuru polisin gururudur.

*Polis demokratik düzenin kararlı koruyucusudur.

*Türk Polisi Atasının İzinde Halkının hizmetindedir.

ANEKDOT

İçinde bulunduğumuz Polis Haftası dolayısıyla bir Siirt anekdotuna yer vererek okuyucularımızı gülümsetelim istedik. İşte anekdotumuz:

Cumhuriyetin ilk yıllarında doğru, dürüst Türkçe konuşmasını bilen Siirtlilerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azmış. Şehrin yerlileri, günümüzde de devam eden bozma bir Arapça (SİİRTÇE) ile konuşurlarmış. Okullar yeni, yeni kurulmaya başlandıktan ve yerli halk, çocuklarını okullara göndermeğe başladıktan sonra, Türkçe konuşanların sayısı artmağa başlamış. Günümüzde ise yeni nesil Siirtliler arasında SİİRTÇE BİLMEYEN çocukların ve gençlerin sayıları hayli kabarmış.

Bu anekdotumuz, Şehrimizde Türkçe bilenlerin sayılarının parmakla gösterilecek kadar az olduğu yıllara aittir. Yine anlatıldığına göre, o yıllarda Şehrimizde su ve elektrik de yokmuş. Şehrin asayişini 2-3 polis, 2-3 bekçi hem de en mükemmel şekilde sağlıyorlarmış.

Siirtlilerin genelde Türkçe bilmedikleri, elektrik olmadığı için gece saatlerinde kandillerle veya el fenerleriyle gece ziyaretlerine gidildiği o dönemlerde, İlimize yeni atanan bir Vali (İZZETTİN ÇAĞPAR), Arapça konuşmayı yasaklamış. İşte, Arapça konuşmanın yasak olduğu o dönemde bir Hemşerimiz, hanımıyla birlikte kavurma ziyafeti için davetli olduğu kayınpederinin evinden geri dönüyorlarmış. O sırada, devriye gezen bir polis önlerine çıkmış. Elindeki feneri, Siirtlinin yüzüne tutup sormuş:

-Gecenin bu saatinde nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz? demiş.

Türkçe bilmeyen Siirtli ferasetiyle, polisin kendisine nereden gelip, nereye gittiklerini sorduğunu anlamış ve cevap vermiş:

-MIN BEYT EHMESİNDEN!

“Kayınpederimin evinden” anlamında!

Tabii, cevabın tümü SİİRTÇE! Siirtli hemşerimiz kurduğu cümlenin sonuna (DEN) takısını ekleyince, Türkçe konuştuğunu zannediyormuş. Ancak, polis bir şey anlamadığı için sormaya devam etmiş:

-Ne diyorsun, anlayamadım?

Siirtli anlatmağa devam etmiş:

-KELİYESİNDEN!

KELİYE Siirt’çe (KAVURMA) demek. Böyle söyleyince, Polisin kavurma için davet edildiğini anlayacağını zanneden Siirtliye, Polis yine bir şey anlamadığını ifâde etmek için sorulara devam etmiş.

Bunun üzerine Siirtli, geniş bir şekilde olayı anlatmağa başlamış:

-RIHNA BEYT EHMESİNDEN, TAKTAKINDEN, RAKRAKINDEN, KELİYESİNDEN, GERGİŞ-MERGİŞ!

Böyle konuşan Siirtli, sözüm ona Siirt’çe kelimelerin sonuna getirdiği (DEN) TAKISIYLA TÜRKÇE KONUŞTUĞUNU ZANNEDİYORMUŞ. Kurduğu uzun cümle ile polise anlatmak istediği de şuymuş:

-Kayınpederlerimize gitmiştik. Kavurma yaptıkları için bizi davet etmişlerdi. Kapılarını TAK-TAK, RAK-RAK çaldık. Önümüze kavurma ve et koymuşlardı. İştahla yedik!

Siirtlinin son cümlesinden de bir şey anlamayan polis, netice itibarıyla karı, kocanın bir aile gezisinden döndükleri kanaatine sahip olarak:

-Ne dediğinden hiçbir şey anlamadım, hadi yoluna devam et, git! demiş.

Polisin eliyle yaptığı işaretin “yolunuza devam edin” anlamına geldiğini anlayan Siirtli, gururlanarak karısına söylenmiş:

-Polis olmuş ama, daha Türkçe konuşmasını bilmiyor!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER