REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

ALLAH KURTARSIN

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
ALLAH KURTARSIN
4-Fatih ARITÜRK
4-Fatih ARITÜRK( siirtgazetesi@gmail.ccccom )
2 views
06 Mart 2018 - 12:32
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ülkemizde, işsizlik sayısında tam anlamıyla bir patlama yaşanmaktadır. İstatistiklere göre, Türkiye’de 7 milyon işsiz var. Bir de, “Çalışanların durumu ne?” Diye de irdelemek gerekir. Acaba, çalışanların yüzde kaçı, insan gibi yaşayabilecek bir gelire sahiptirler. Hesaplamayı bu şekilde yapacak olursak, o zaman, çok daha vahim bir tablo ile karşılaşırız. Çünkü istatistiklere göre, iş sahibi olanların yüzde 60’ı açlık sınırında. Yüzde 30’u, yarı aç yarı tok, ancak yüzde onu yaşamak açısından yeterli koşullara sahip.

Türkiye’nin gerçek durumu bu iken, halâ ortalığı güllük, gülistanlık gibi göstermeğe çalışanlar ve işleri güçleri iktidara  methiyeler düzmek olan MEDDAHLAR VAR.

İşsizleri bir yana bırakalım, çalışanların hallerine bir bakalım. Emeklisi, İşçisi, Memuru yarı aç, yarı tok bir ülke. Peki, biz hangi kriterlerine uyum sağlıyoruz ki bizi Avrupa Birliğine alsınlar. Ekonomi derseniz yok, demokratik haklar nanay! Öyle bir ortam var ki, her gün, her an için, düşünen ve yazan herkes yakalanarak cezaevine atılma tehlikesiyle karşı, karşıya! Kültürlü, tahsilli, kariyerli insanların yakalanma riskleri, cahillerden kat, kat yüksek. Koca kafalı Profesörler bile terör örgütü suçlusu gibi yakalanabiliyorlar. Yaşananları görüp “iyi ki cahiliz ve hiçbir şey bilmiyoruz!” diyerek kendi halimize şükrettiğimiz bile olmakta.

Evet, ülkemizin durumu, hiç de iç açıcı değil. NE DİYELİM, “ALLAH KURTARSIN!”

ÜÇ KÂĞITÇI EMANETÇİYİ NASIL OYUNA GETİRDİLER

Bankaların yaygın olmadığı geçmiş yıllarda Siirt’te “EMANETÇİ” olarak tanınan muteber kimseler varmış. Bu emanetçiler, genelde zengin kimselermiş.

İşte, yine geçmiş yıllarda Şehrimizde bulunan bu emanetçilerden birine, kadıncağızın biri kocasından habersiz biriktirdiği altınları götürerek teslim etmiş. Ama, teslim ederken:

-Kocamın da, başkasının da haberi yok. Ne olur, yine kimsenin haberi olmasın! diye sıkı, sıkıya tembihlemiş.

Kadının, teslim ettiklerinden hiç kimsenin haberdar olmadığını öğrenen emanetçi, kendisine emanet edilen altınları bir daha vermemek konusunda niyeti bozmuş.

Aradan zaman geçmiş, kadının ihtiyacı olmuş, altınları geri almağa gelmiş. Ama emanetçi:

-Ne altınları Kadın! diyerek kadıncağızı, kocasına şikâyet etmekle tehdit etmiş. Tabii, kadıncağız ağlaya, sızlaya geri dönmüş. Kadının çok samimi ve gerçekten sırdaşı olan bir arkadaşı varmış. Durumu ona anlatmış. Beriki kadın:

-Sen hiç merak etme. Kimsenin haberi olmadan emanetçiden altınlarını almak boynumun borcu olsun! demiş. Eve gidip, kocasına, hiç kimseye söylemeyeceğine dair yemin verdirdikten sonra durumu anlatmış ve arkadaşı olan kadının emanetçideki altınlarını nasıl kurtaracağının plânlarını birlikte yapmışlar.

Yapılan plân gereğince, kadın tekrar emanetçiye gönderilmiş. Hemen ardından diğer kadın emanetçinin yanına girmiş. Birbirlerini hiç tanımıyorlarmış gibi bir hava estirmişler. İkinci kadın çok acelesi varmış gibi davranarak, emanetçiye bir bohça dolusu altını vererek:

-Güvenilir bir kişi olarak senden istirham ediyorum. Benim bu altınlarımı sakla. Kocamın veya bir başkasının haberi olmasın demiş.

İlk kadın ise fırsatı değerlendirerek:

-Ben, emanetlerimi almağa gelmiştim! deyince, yeni kadının getirdiği altınların, ilk kadının getirdiklerinin yaklaşık on katı kadar fazla olduklarını görünce, yeni kadının gözlerini boyamak için:

-Hiç merak etme, bak, bu kadıncağız da bana altın emanet etmişti. Şimdi, emanetlerini almaya gelmiş. Onun emanetlerini vereyim, sonra, senin emanetlerini alıp saklayayım! demiş.

İçeri odaya girip, birinci kadının altınlarını getiren emanetçi, tam kadının eline altınlarını geri verirken, evin kapısı hızlı, hızlı çalınmış. Emanetçi, mecburen gidip kapıyı açmış. Kapıyı çalan, ikinci kadının kocasıymış. Kocası, sanki her şeyden habersiz ve bir plânın parçası değilmiş gibi davranarak:

-Sen benden habersiz altın biriktirir, emanetçide saklamaya getirirsin ha! diyerek, karısını sözde dövmeye başlamış ve elindeki altınları almış. İlk kadın da, emanet ettiği altınlarını bu oyun sayesinde ÜÇKÂĞITÇI EMANETÇİDEN kurtarmış!

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.