Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cüneyt ARITÜRK
Cüneyt ARITÜRK

ARILARA BİLE HİLEYİ ÖĞRETTİK!

Yazımıza, Kur’an-ı Kerim’de arı ve bal ile ilgili ayeti kerimenin meali alisini sunarak başlayalım. NAHL süresinde mealen: “Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin. Sonra meyvelerin hepsinden ye de, Rabbinin (sana) kolay kıldığı yollara gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük bir ibret vardır” buyrulmaktadır.

Bal devşirme mevsimi içinde bulunuyoruz. Maalesef piyasaya (Pervari Balı) adı altında sürülen balın yüzde doksanı sahte. Evet, ARI adını verdiğimiz mübarek hayvana dahi hem hileyi, hem tembelliği öğrettik. Kendi tembelliğimiz yetmiyormuş gibi, Yüce ALLAH’IN vahyine muhatap olan arıyı hileye ve tembelliğe alıştırdık. Arının “hayvan mı yoksa böcek mi olduğu” tartışması devam ede dursun, ben arının İNSAN olduğu hükmüne vardım. Çünkü hile ve tembellik huyları sadece insanlarda vardır.

Arıya tembelliği ve hileyi nasıl öğrettik diye sorulursa hemen cevabını verelim. Kovanının yanına şeker şerbetini koyuyoruz. Arı da, kilometrelerce yol uçup özünü alacağı çiçek aramak yerine, kovanın yanındaki şeker şerbetini alıyor ve bal olarak işliyor. Piyasada satılan ve üzerinde “HAKİKİ PERVARİ BALI” yaftası yapıştırılmış balların çoğu, maalesef şekerli bal!

Sadece arıya mı hileyi ve tembelliği öğrettik. İnsanlarımıza da hileyi ve tembelliği öğretmedik mi! Belli gelir düzeyinin altında olan vatandaşlara YEŞİL KARTLAR dağıtılacak denilerek, vatandaşların çoğunu yalan beyana yöneltmedik mi. Çeşitli adlar altında ve sözüm ona sosyal devletin görevlerini yerine getirelim ayağıyla, milleti tembelliğe alıştırmadık mı. “Nasıl olsa devlet kömür veriyor. Makarna veriyor. Üç-beş kuruş maaş veriyor. Çalışmaya ne lüzum var!” düşüncesini vatandaşların zihinlerine sokmadık mı!

Evet insanlarımıza da, arı denilen mübarek hayvanlara da hem tembelliği hem hileyi öğreten, biz, sözde üstün zekâlılarız!

Yine de aklımın almadığı husus şu. Yüce ALLAH’IN vahyine muhatap mübarek ARI, nasıl oldu da, insanların bu oyunlarına geldi!

ANEKDOT

İşi, peynir ticareti olan sahtekâr, yağı alınmış (YAĞSIZ) olarak tabir edilen peynirleri, (YAĞLI) diyerek müşterilerine kakalamak için bir formül bulmuş. Dini, istismar için kullanan her sahtekâr DİNCİ gibi, YEMİN EDEREK müşterilerine peynirinin yağlı olduğunu söylüyor ve yağsız peyniri, yağlı peynir gibi satıyormuş.

Ama bunu yaparken, yemininin gerçek olması için bir de formül bulmuş. Şişe işi kiloluk sıvı yağ alıyor, peynir dolu her tenekeye bu şişeden az bir yağ döküyor, böylece yemininin gerçek olacağını varsayıyormuş!

Bu tüccar, diyelim ki peynir tenekesine az bir yağ dökerek ve (PEYNİRİM YAĞLI) diyerek yeminle alıcıyı kandırdı, peki, YÜCE ALLAH’I NASIL KANDIRACAK!!!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER