Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Av. Diyaeddin Temiz’in Kaleminden; Sahipsiz Sorun, Çözüm Referandum!

Muassır Medeniyet seviyesindeki Avrupa’da ve üçüncü dünya ülkelerinde olmayan BÜYÜKKKK SORUNUMUZ! Geçen sene Kaz Dağları’nda turistik gezi esnasında Hasan Boğuldu Nehrinde yüzerken, bir vatandaş köpeğiyle beraber suya dalınca: “Beyefendi köpeği suya koymasaydınız?” diye sitem ettim. Vay sen misin bunu söyleyen! – Neden? Sen giriyorsan, o da girebilir. Senin hakkın varsa onun da hakkı var… vs tepkilerle karşılaştım.  Baktım uzatırsam tatil zehir olacak, kestim diyaloğu, çıktım nehirden… Türkiye’de yeni moda köpek empatisi.

Muassır Medeniyet seviyesindeki Avrupa’da

Köpek ile insan eşittir anlayışı kontrolsüzce ve hormonal büyüyor.  Olaya köpekçe değil de insanca bakacak olursak:

Sizin hiç bir yakınınız köpek saldırısına uğradı mı?

Sizin hiç bir çocuğunuz sokak köpekleri korkusundan okula gidemediği oldu mu?

Sizin hiç köpek idrar veya dışkısından parklara gidemeyen bir yakınınız oldu mu?

Sizin hiç aynı köpekle havuza veya nehire girmek istemeyecek bir tanıdığınız oldu mu?

Sizin hiç bir yaşlınızın köpek saldıracak diye sabah namazına gitmediği oldu mu?

Sizin hiç yola birden çıkan başıboş köpek yüzünden ölümlü veya maddi hasarlı kaza geçiren haberi okuduğunuz oldu mu?

Sizin hiç yurt dışına gidipte sokakları, parkları, sahilleri, nehirleri, hastaneleri kullanan sokak köpekleri olan bir ülke hikayelerini anlatanınız oldu mu?

Bu sorular kimsenin aklına gelmez oldu!

Belediyeler borç batağında vatandaşlarına hakkıyla hizmet vermekten aciz iken hiç hesapta olmayan yüksek bir maliyet kalemi ile karşı karşıya bırakılmakta.  Kısırlaştır, barınağa al, besle!

KISIRLAŞTIR VE SALDIRGANLIĞINI KONTROL ET! 

İnsanın saldırganını tanıyamadığımız yetmezmiş gibi, köpeğin saldırgan olanını tanımamız beklenmekte!

Köpeğin davranışlarını kestirebileceğimiz düşünülmekte.

Aynı anda sayıları 5 milyonu bulan köpeği kısırlaştırmayı başarabilecek miyiz?

Haydi diyelim kısırlaştırmayı başardık, saldırganlığını, kuduz olup olmadığını nasıl engelleyeceğiz?

İnsanlarımızın sağlık hizmetlerinden yararlanmasının güçleştiği bir dönmede bu milyonlarca hayvanı kist hidatik başta olmak üzere hastalıklara karşı nasıl kontrol altında tutacağız.

Köpek ısırığı yüzünden;

Kuduz olan,

Trafik kazası geçiren,

Hayvanları telef olan,

Dışarı fobisi gelişen,

Hayvan fobisi oluşan,

Psikolojisi bozulan,

yaralanan veya ölen insanların hesabını kime soracağız?

Siyasetçiler bakkala bile araçla gittikleri ve halktan koptukları için mi topa girmiyorlar?

Siyasetçiler güvenli ve yıldızlı sitelerde yaşadıkları için mi bu soruna çözümsüzlük temeli bakış geliştiriyorlar?

Muhalefet maddi ve manevi boyutu her geçen gün büyüyen soruna neden bu kadar duyarsız?

Şeyhler, imamlar, kanaat önderleri neden konuşmazlar?

İktidara geri adım attırabilecek kadar güçlü bu lobinin gücü nereden geliyor?

Atatürk’ün 1932 tarihli  “İtlaf Genelgesine” rağmen Atatürk’ün partisi Anamuhalefet Partisi CHP’yi susturan güç kimdir?

Bırakın insanları evcil hayvanlarını bile ısıran köpeği örf adetince itlaf eden Kürtlerin temsilcisi olduğunu iddia eden DEM Parti’yi köpek sevici yapan düşüncenin kaynağı ne?

Siyaset çözüm üretemiyorsa sine-i millete dönmek gerekir.

Halka sorulmasını yani referandum talep ediyoruz…