Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yusuf Salih ARITÜRK
Yusuf Salih ARITÜRK

AZINLIĞA DÜŞÜRÜLMEK!

Bakanlığın son açıklamasına göre 194.000 Suriyeli daha Türk vatandaşlığına alınmış.. Türklerin Türkiye’de azınlığa düşürülmesi ve sonunda Anadolu’dan sürülmesi planı büyük milliyetçi denilenlerin desteğiyle mi gerçekleştiriliyor.. Tıpkı ülke aleyhindeki tüm faaliyetlerde olduğu gibi, Türk çocuklarına Türk’üm, doğruyum, çalışkanım, demenin yasaklatılması gibi.. Milliyetçi olarak lanse edilenler destek vermese bunların hiçbiri yapılamayacaktı.. Ne üzücü değil mi?  ABD’nin ve İngiliz istihbaratının istediği taleplere milliyetçi dediklerimizin de destek verince engelsiz bir şekilde ilerliyor olmaları.

Sadece demografik yapımızı değil, çağdaş laik Türk Cumhuriyetini DE selefileştiriyorlar.. Araplaşıyoruz, Türk’ün sistemini devletini bozmak için gönderilen istilacıları değerlendirecek olursak; Önümüzdeki yıllarda birçok kentimizde Türkler azınlığa düşecektir.. Üstelik bu kentlerimizin büyük bir bölümü jeopolitik olarak çok hassas olan sınır bölgemizdedir.. Ama önce Suriyeliler yüzünden bozulan eğitim sistemimize bakmak gerekir.

Gelelim jeopolitiğe; PKK’nın Suriye’nin kuzeyinde yaptığı etnik temizlik ile Suriye’nin kuzeyi “ARAPSIZLAŞIRKEN”,  Türkiye’nin Güneydoğu hattı ise gelen Suriyeli Arap nüfusun baskısı ile Türksüzleşmektedir ve bu konuda siyasi anlamda isyan eden ve sesini yükselten tek kişi ise gördüğüm kadarıyla Ümit Özdağ ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’dır ki tarih bu duruşlarını asla unutmayacaktır.

Daha bugünden Kilis’te Türkler azınlıkta, Suriyeliler çoğunluktadır ve Kilis’te Suriyeli nüfusu artarken, Türk nüfusu azalmaktadır.. Kilis’te Suriyeliler Türklere; “Devlet buraları bize verdi, siz buradan gideceksiniz” demektedir.

Kilis’e Suriye’den Arap nüfus gelmeye devam ederken, Kilisli Türklerse Kilis’i her geçen gün daha büyük nüfuslarla terk etmektedir ve Anadolu’da adeta örtülü bir istila gerçekleşmektedir.. Suriyeli mafya bozuntuları polise kabadayılık yapabilmektedir.

2019 verilerine göre, Hatay’da Suriyeliler Türk nüfusunun yaklaşık %27’sini oluşturmaktadırlar.. Ancak kayıtsız Suriyeliler ile birlikte Hatay’da 2019 yılı itibarı ile nüfusun %35’ine yaklaşan bir Arap nüfus söz konusudur.. Reyhanlı’da Suriyeli nüfusu Türk nüfusunu geçmiştir.. Hatay ticaretinin büyük bir bölümü Suriyelilerin eline geçmiştir.. “BİR GÜN HATAY BİZİM OLACAK” düşüncesi her Suriyeli de mevcuttur.. Unutulmasın, Suriyeli Arapların çok katı bir milliyetçilik anlayışları vardır.

Gaziantep’te kayıtlı 450 bin Suriyeli yaşıyor.. Gaziantep’in Türk nüfusu ise 2 milyon 69 bin 364’tür.. Suriyeli Arap nüfusun il nüfusuna oranı %21,7’dir.. 2040 yılında Gaziantep’te Suriyeli Arap sayısı 1.298.700’e ulaşacak.

Sonuç; Emperyalizmin kışkırtması ile çıkarılacak bir iç çatışmada bir zamanlar Türk kenti olan Halep’in kaderini paylaşmak istemeyecek olan Gaziantep’in Türk kimliğini korumak için tekrar direnmesi olacaktır ve Gaziantep adeta ikinci kez “GAZİ” olmaya zorlanmaktadır.

Halep’in son Belediye Başkanı olan Maan Chibli, 2012 sonunda ülkesini terk ederek Gaziantep’e yerleşmiş ve dostu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey kendisine danışmanlık vermiştir.. 1,5 sene sonra Gaziantep’ten ayrılırken; “Gaziantep bozuluyor, Halep’e benziyor, burası artık güvenli değil” demiştir.. Türkiye’yi yöneten aklın bu tespit üzerine düşünmesi gerekir.

Hatay’da kayıtlı 435.530 Suriyeli yaşamaktadır.. Bu sayının 1.625.855 olan il nüfusuna oranı %27’dir.. 2040 yılında Hatay’da Suriyeli Arap sığınmacı sayısı yaklaşık 1 milyon 256 bine ulaşacak.. Bugünden Reyhanlı’da Suriyeli sığınmacı nüfusu, Türk nüfusu geçmiş durumdadır.. Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş,  gelinen durumu anlatırken, doğan her 4 çocuktan 3’ünün Suriyeli olduğunu belirterek, Hatay’da seçim olsa Suriyelilerin Belediye Başkanı ve Milletvekili olacağını söylüyor.

Unutulmasın; 1939’da Hatay Türkiye’ye katıldığından bu yana, Türkiye’ye katılımını kabul etmeyen Suriye, Hatay’ı “SANCAK” diye nitelendirmiş ve Hatay’da sürekli istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerde bulunmuştur.. “Hatay, Suriye’nindir” sloganı ile yetişmiş Suriyeli sığınmacıların, yarın Türk vatandaşlığı alsalar dahi, bir gün Suriye’ye bağlanmak istemeyeceklerini hiç kimse garanti edemez. Daha bugünden birçok Suriyeli sığınmacının ”Hatay, bir gün muhakkak bizim olacak” dediği Hatay sokaklarında konuşulmaktadır.

Bütün bunlar olurken, sığınmacıları açıkça destekleyen bir yönetim varken, bir de bunlara sahip çıkmak için muhalefetin ”Türksüz ve Atatürksüz” anayasa mutabakatı var.

İktidar göndermeyeceğiz derken, CHP ise Cenevre sözleşmesindeki ”coğrafi çekinceyi”kaldıracağız diyor ve iklim krizi dolayısıyla ülkeye gelmesi düşünülen 40 milyon istilacıya mülteci ve ardından vatandaşlığın önünün açılacağının sinyalini veriyor.

Söylenecek çok şey var ama, şu şekilde bitirmek daha doğru olacak..  Birileri Türk halkına karşı tiyatro oynuyor ve bu oyun er ya da geç son bulacak.

Allah bu milletin sonunu hayretsin!..

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER