Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ (3 MAYIS)

3 Mayıs günleri (Uluslar arası özgür basın günü) olarak kutlanır. Bu kötü tesadüfe bakınız ki, Özgür Basın Gününü kutlamanın arifesinde Türkiye’nin özgür basının olmadığı ülkeler kapsamında olduğu açıklandı. Türkiye’de özgür basın olmadığı, artık dünyanın ilgili kuruluşları tarafından tescillenmiş bulunmakta.

Türkiye’de, medyayı üç sınıfta nitelendirmek mümkündür. Havuz medyası, paralel medya ve varsa tarafsız medya!

Medyanın birçok etkili organları TMSF tarafından yandaşlara peşkeş çekildi. Eski patronların defterleri dürüldü, yeni patronlar geldi. Manşetleri, haberleri, yalanları, dolanları aynı gazeteler, televizyonlar…

Bu koşullarında 3 Mayıs tarihinin (Dünya Basın Özgürlüğü Günü) olması bir şey ifade etmiyor. Basının özgürlüğü yok ki, gününü kutlayalım!

Basın özgürlüğüne Dünya çapında destek vermek, bu konuda duyarlılığı artırmak maksadıyla 1993 yılında Dünya Basın Özgürlüğü Günü ihdas edilmişti.

2014 yılında Türkiye’de en az üç, dünyada en az 60 gazetecinin mesleğini yerine getirirken hayatlarını kaybetmesi, 71 medya mensubunun hayatını kaybettiği 2013 yılına göre nispi bir iyileşmeyi gösterse de durumun ne kadar ciddi olduğu ortada. Bu arada medya mensuplarına yönelik sindirme amaçlı davalar birbirini takip ediyor. 2013 yılında, tutuklu ve hükümlü gazeteci sayısı açısından Türkiye Dünya birincisi olmuştu. Hala cezaevlerinde 50’ye yakın tutuklu ve hükümlü gazeteci bulunmakta.

Türkiye’yi, Paris merkezli (Sınır Tanımayan Gazeteciler) Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 2014’de de 180 ülke arasında utanılması gereken 149’uncu sıraya mahkum etmişti. Birleşmiş Milletler dâhil birçok uluslararası kurumun ve ülkenin insan hakları, ifade özgürlüğü ve benzeri raporlarında da Türkiye’nin durumu çoğunlukla ya ‘kısmen özgür ülkeler’ grubunda ya da Freedom House raporunda olduğu gibi ‘özgür olmayan ülkeler’ kategorisinde yer almakta.

Türk medyasının örgütlenme eksikliği veya sendikasızlaştırılması, yaşanılan sorunların önemli bir nedenidir. Medya mensuplarının büyük bir çoğunluğu örgütsüz ve sendikasızdır. İş güvencesi iktidar mensuplarının veya işverenin keyfi kararına bırakılan ve oto-sansüre mahkûm edilen medya mensubunun bilgilenme ve bilgilendirme görevlerini ‘iş endişesi’ duymadan yerine getirebilmesi mümkün değildir.”

Mevcut koşullarında 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün kutlanması Türkiye’de kutlanması GÜLÜNÇ OLUR. Ümit ediyoruz ki, gelecek yıllarda hiçbir gazetecinin, hatta hiçbir kimsenin düşünce ve ifadelerinden dolayı yargılanmadığı, hapishane ve tutuk evlerinde düşüncesinden veya haberinden dolayı hürriyetinin kısıtlanmadığı, Türk medyasının sesini her türlü baskı, ayrıştırma, sansür ve oto-sansürden uzak ve özgürlük içinde, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Gününü kutlayabilme mutluluğuna ulaşırız.

Evet, 3 Mayıs günü (Uluslar Arası Özgür Basın Günü)’ydü. Ne kadar özgür olduğumuz ortada!!!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER