Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

BAŞKOMUTAN!!!

Yarın kutlayacağımız 30 Ağustos Zafer Bayramında da, Abdullah Gül döneminde  başlatılan uygulama sürdürülecek ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına kutlamaların kabulü Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilecek. Geçmiş yıllarda Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları tarafından kabul edilen kutlamalar, son  yıllarda Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından icra edilmekte!

Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra 10 Cumhurbaşkanı geldi geçti ama her ne hikmetse hiç birinin aklına Başkomutan olduğu gelmedi ve 30 Ağustos kutlamalarını Başkomutan olarak kabul etmeyi akıl edemedi! Ta ki 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e kadar! Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığının son iki yılında birdenbire Başkomutan olduğunu anımsayarak, Türk Silahlı Kuvvetleri adına 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarını kabul etmeğe başlamıştı.

Haliyle, Türkiye Cumhuriyetinin 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da selefinin açtığı bu yolda yürüdü. 30 Ağustos  Zafer Bayramı kutlamalarını Türk Silahlı Kuvvetleri adına BAŞKOMUTAN SIFATIYLA kabul etmeğe başladı. Bugünkü kutlamalar da böyle olacak ve kutlamaları TSK adına yine 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kabul edecek.

Anayasamızda Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri belirtilirken “Savaş zamanında Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanlığını temsil etmek” ifadesi de yer almaktadır. Atatürk’ün ebediyete intikalinden sonra gelip geçen 10 Cumhurbaşkanı tarafından görülmezden gelinen bu anayasa maddesi birdenbire ön plana çıkarıldı. Cumhurbaşkanının, aynı zamanda Ordunun Başkomutanı olduğu hatırlandı!

Gerçi ne Abdullah Gül, ne de Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Cumhuriyetinin birinci ve ikinci Cumhurbaşkanları ATATÜRK ve İNÖNÜ gibi meydan savaşları kazanmamışlar ama olsun, Başkomutanlık elbette onlara da çok yakışır! Hem, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 01 Temmuz – 22 Ekim 1981 tarihleri arasında Tuzla Piyade Okulunda kısa dönem askerlik de yapmıştı. Halefi Erdoğan da askerlik görevini 1982’lı yıllarda Yedek Subay sıfatıyla ve Kantin subayı olarak yapmış, deniliyor! Daha ne olsun yani! Dünyanın hali bu! Kimi 40-50 yıl askerlik hizmeti yapar. Meydan savaşları kazanır, Orgeneral bile olur ama Başkomutan olamaz. Kimi de kısa dönem askerlik yapmış veya kantin subayı olmuştur ama bir bakarsınız Başkomutanlığa terfi etmiştir.

Keşke, TBMM bir karar alsa da bundan böyle Cumhurbaşkanlarına Başkomutanlık yanında, MAREŞALLIK RÜTBESİ verilse. O zaman Sayın Recep Tayyip Erdoğan da ATATÜRK’TEN ve FEVZİ ÇAKMAK’TAN sonra Türkiye Cumhuriyetinin 3. MAREŞALİ OLURDU. YAKIŞIR MI, YAKIŞIR…

TARİH TEKERRÜR EDİYOR!

Askerler mi siyasileri, siyasiler mi askerleri rahat bırakmazlar. Bu sorunun cevabını bulmak lâzım. Aslında, siyasiler askeri hiyerarşiye karışmasalar ve kendi içinde hareket kabiliyetine sahip bıraksalar, askerler, siyasete karışmazlar. Ancak, bütün iktidarların hedeflerinde TSK’yı kendi emirlerine ve anlayışlarına hizmet ettirmek içgüdüsü vardır. Bunun için de askerlerin terfi ve atamalarının kontrolünü kendi ellerinde tutarlar. İşte, asıl çözümlenmesi gereken düğüm budur. Askerlerin terfi ve tayinlerini siyaset erbabına bırakırsanız, orduda hiyerarşiyi bozarsınız.

1960 darbesinin yaşandığı günleri anımsayan biri olarak belirteyim, dönemin Başbakanı Merhum Adnan Menderes’in askerlere hitaben: “Sizin şövalye burnunuzu kıracağım. Ben bu orduyu yedek subaylarla da yönetirim” dediğine tanık olduk. Yine ihtilal öncesi günlerde dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Şükrü Erdelhun’un bir toplantı sonrasında Başbakan Adnan Menderes’in Paltosunu giydirdiğini gösteren fotoğraflar yayınlanmıştı. Askeri bu hallere düşürmemek gerekir.

Rahmetli Menderes de, askerleri kullanmak istemişti ama bakınız, sonu ne oldu. Kendisine yüzde yüz sadık zannettiği askerler, onu Makamından indirerek, Yassıada’da yargılamadılar mı. Hem de haksız ve hukuksuz bir şekilde. (Sizi buraya tıkanlar böyle istiyorlar) zihniyetiyle hareket eden yargıçlar eliyle…

Tarih, tekerrür ediyor ve maalesef biz, gerekli ibreti almıyoruz…

ANEKDOT

“La Feta İlla Ali La Seyfe İlla Zülfikar” söyleminin hâdis-i şerif olduğu rivayeti vardır. Ancak, kesin değildir. Bu söylemi: (ALİ GİBİ YİĞİT, ZÜLFİKÂR GİBİ KILIÇ YOKTUR) şeklinde tercüme edebiliriz.

Biz de, bu söylemden ilham alarak diyoruz ki: (Mustafa Kemal Paşa gibi yiğit, ATATÜRK GİBİ BAŞKOMUTAN YOKTUR!)

TAŞLAMA

ATATÜRK’TEN BAŞKA BİR

BAŞKOMUTAN TANIMAM

BAŞKOMUTAN ATATÜRK

DÜN, BUGÜN DE VESSELÂM

MEYDAN MUHAREBESİ

KAZANMAMIŞ BİRİNE

BAŞKOMUTAN MI DENİR

SÖYLEYİNİZ SEBEP NE

“LA FETA İLLA ALİ

LE SEYF İLLE ZÜLFİKAR”

BUYRULMUŞTUR DOĞRUDUR

YİĞİTLERİN KILIÇLAR

ATATÜRK’TEN BAŞKA BİR

BAŞKOMUTAN YOK DERİM

ATATÜRK’TÜR, ATATÜRK

BAŞKOMUTANIM BENİM

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER