Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cüneyt ARITÜRK
Cüneyt ARITÜRK

BAŞKOMUTANLIK MEYDAN SAVAŞI, ZAFER HAFTASI VE MALUL GAZİLER!

26/30 Ağustos arası günler tarihimizde ZAFER HAFTASI olarak kutlanır. Aynı Zamanda MALUL GAZİLER HAFTASIDIR. Bu bakımdan tarihimizde çok önemli bir zaman dilimidir.

1.Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi’ni ve Sevr Antlaşmasını imzalamak zorunda bırakılmıştı. Bu anlaşmalar çerçevesinde yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Ancak, Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919′da Mustafa Kemal’in (ATATÜRK) Samsun’a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, yine Mustafa Kemal’in önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Amasya Genelgesi’nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919′da Ankara’ya geçen Mustafa Kemal (Atatürk), 23 Nisan 1920′de TBMM’ni kurdu. Böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş, hem de Kurtuluş Savaşı’nın merkezi Ankara oluyordu.

TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. “Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı” görüşünden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu’da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılara büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına: “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” emrini verdi.

Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal’e “Gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi verildi.

Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı’ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı. 1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydırıldı. İstanbul’daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal’in Başkomutanlığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922′de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos’ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis’te vardı.

Bu savaş, Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir’e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922′de İzmir’in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline “dur” diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

26 Ağustos’ta başlayan ve 30 Ağustos’a  kadar devam edecek olan ZAFER HAFTASI ve Malul Gaziler Haftası Büyük Milletimize ve gazilerimize  kutlu olsun.

ANEKDOT

30 Ağustos 1922 sabahı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, savaş alanında dolaşıyordu. Meydan, binlerce düşman cesetleri ve birbiri üzerine yığılmış yüzlerce topçu havanı, terk edilmiş silah, top, cephane ile doluydu.

Başkomutan M. Kemal, kendince söylenmeye başladı:

-Bu manzara insanlığı utandırabilir! Fakat meşru müdafaamız için buna mecbur olduk. Türkler başka milletlerin vatanında böyle bir harekete teşebbüs etmezler.

Meydanda yırtılmış ve terk edilmiş bir Yunan bayrağını o sırada fark etti. Bunun yerden kaldırılmasını eliyle işaret etti ve şu sözleri sarf etti:

-Bir milletin istiklal (bağımsızlık) alametidir. Düşman da olsa hürmet etmek lazımdır. Kaldırıp topun üzerine koyunuz. 

***

Tarih 10 Eylül 1922 Mustafa Kemal Paşa İzmir’in Yunan işgalinden kurtarılması sebebi ile İzmir’dedir. “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” emrini ordusuna verdikten sonra Yunan askeri İzmir’i yakıp yıkarak kaçmıştı.

(Asıl mücadelemiz bundan sonra başlıyor. Bu mücadelede cehaletle mücadeledir) diyen Mustafa Kemal Atatürk İzmir’e gelince dinlenmesi için hazırlanan Karşıyaka’da İplikçizade Köşkü’ne gelir.

Köşkün girişine gelince Yunan bayrağının yere serildiğini görür.

-Bu nedir? der.

Cevap verirler:

-Yunan Bayrağı Paşam. Bu eve yerleşen Yunan kralı Konstantin, bu taşlığa serilen Türk bayrağını çiğneyerek geçmişti.

Mustafa Kemal Paşa, biraz yüksek ve kızgın bir ses tonuyla söylenir:

-O, hata etmiş. Ben bu hatayı tekrar edemem. Bayrak, bir ulusun onurudur. Ne olursa olsun yerlere serilemez ve çiğnenemez.”

Ve bayrağı yerden kaldırmalarını emreder. İşte Mustafa Kemal Paşa (ATATÜRK) budur…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER