Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

BIRAKIN, TÜRKİYE’YE DEMOKRASİ GELSİN!

Cumhur İttifakının seçim yasalarını değiştirmek için TBMM’ne sunduğu teklif sözün tam anlamıyla yapılacak muhtemel bir seçimi kaybedeceğini anlamış olmasından kaynaklıdır. Bunun için kendi lehlerine olacak şekilde bir seçim yasa tasarısı hazırlamış ve meclise sunmuşlardır. Bu seçim yasa teklifi incelendiğinde ne demokrasiye, ne geleceğe ümit veren hiçbir madde içermediği görülmektedir.  Seçim yasalarını değiştirmek için yasa teklifi veren CUMHUR İTTİFAKI, elbette Türkiye’ye gerçek anlamda bir demokrasinin nasıl tesis edileceği açısından değil, kendilerinin milletvekili sayılarını nasıl arttıracakları hesabı peşindedirler. Bunun için de hukukçu siyasetçileriyle düşünüp taşınmış ve bir yasa teklifi ortaya çıkarmışlardır. Bunu da belirtmekte yarar var. Bu yasa teklifine Cumhur ittifakına dahil olan Büyük Birlik Partisi de karşıdır. Yüzde 7’ye indirilmesi teklif edilen seçim barajının yüzde 3’e indirilmesini istemekte. Aksi takdirde, yasaya olumsuz oy kullanacağını deklare etmektedir.

Tabii, mevcut ortama göre bir takım hesaplar içinde olan CUMHUR İTTİFAKININ ördüğü çorabın gün gelip de kendi başlarına dolanmayacağının bir garantisi yoktur. Onlar, daha çok milletvekili kazanmak ve iktidarlarını korumak için seçim yasalarında değişiklik yapmak isterlerken, bir bakmışsınız, getirdikleri sistem, MİLLET İTTİFAKININ LEHİNE SONUÇLANMIŞTIR.

Bilindiği gibi halihazırda Dünyada en yüksek seçim barajı Türkiye’de uygulanıyor. Yüzde 10’luk seçim barajı, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde yoktur. Bırakın demokratik ülkeleri, diktatörlükle yönetilen ülkelerde bile böyle yüksek bir seçim barajı bulunmamaktadır!

Rusya’da yüzde 7 olan baraj, yüzde 5’e indirildi. Avrupa’nın 21 ülkesinde ise baraj bile yok. Yani baraj SIFIR! Avrupa ülkelerden Almanya, Polonya ve Ukrayna’da yüzde 5, İtalya’da yüzde 4, İspanya’da yüzde 3 seçim barajı uygulanmaktadır. Fransa’da ise seçim barajı SIFIRDIR…

Yüzde 10’luk seçim barajı demek, siyasetin önünü tıkamak ve demokrasiyi 2 partili sisteme entegre etmek demektir. Yüzde 10’luk seçim barajında öyle durumlar yaşanabilir ki, oyların yüzde 10’unu alan bir siyasi parti tek başına dahi iktidara gelebilir! Hatta, kazanacak kuvvetli bağımsız adaylar yoksa, 600 milletvekilliğinin tümünü de alabilir. Bu durumda anayasayı da, baba yasayı da parmak hesabıyla değiştirir, diktatörlüğü dahi yasallaştırabilir!

Nasıl mı diyeceksiniz! Bu iş, milli piyangoda büyük ikramiyeye benzer! Diyelim ki seçimlere katılan 11 siyasi partiden 10’u yüzde 9’un biraz üstünde veya altında oy aldılar, hepsinin aldıkları oylar çöpe gitmeyecek mi! 2002 genel seçimlerinde DYP’nin yüzde 9’un üzerinde oy aldığını anımsayalım. Ne oldu, bütün oyları çöpe gitmedi mi!

2002 genel seçimlerini anımsayalım. Yüzde 9.5 oy alan DYP ile yüzde 7.5 oy alan Genç parti bile baraj altında kaldılar. Sadece AKP ve CHP barajı aşabildi.

Gerçi yasa tasarısında seçim barajı yüzde7’ye indirilmekte ama, bunun da yüzde 10’luk barajdan pek bir farkı yok. Zaten, barajın yüzde 7’ye indirilmek istenmesi de MHP’yi baraj altında kalmaktan kurtarmak içindir. Oysa, bize göre yüzde 7’lik oran bile MHP’yi baraj altında kalmaktan kurtaramayacaktır.

Türkiye’de, 1960’ta gerçekleştirilen 27 Mayıs darbesi sonucu yapılan anayasada, baraj (0) olduğu gibi seçim yasasına konulan milli bakiye sistemiyle ülke genelinde aldıkları oy toplamı yüzde 1’in altında olan siyasi partilere bile mecliste temsil edilme hakkı sağlanmıştı. Bu sistem, siyasi partilerin önlerini açarken, yeni siyasi partilerin kurulmasını da teşvik edici bir durumdu.

Türkiye’de, bugün itibariyle 100’ün üzerinde siyasi parti bulunmaktadır. Yüzde 10’luk baraj sistemi devam ettirilirse, şimdi olduğu gibi yine en çok 5 siyasi parti ile bağımsızlar parlamentoya girebilecekler. Oysa baraj kaldırılırsa çok sayıda siyasi parti mecliste temsil edilmek şansını yakalayacak, dolayısıyla hiçbir fikir, Meclis dışı kalmayacaktır. Bu durum, küçük gibi görünen birçok siyasi partinin önlerini açacak, atağa geçerek iktidara yürümelerine bile yol açabilecektir.

MİLLİ BAKİYE sistemi veya TÜRKİYE MİLLETVEKİLLİĞİ SİSTEMİNİN getirilmesi şarttır. Bu sistemler sayesinde, bütün vatandaşların iradesi meclise yansır ve çöp sepetin gitmez.

Milli Bakiye Sisteminin uygulanması halinde, Türkiye genelinde artık oylar toplanır, seçimlere katılan siyasi partilere aldıkları oy oranında dağıtılır. Bugün TBMM’nin üye sayısı 600 olduğuna göre, 100 milletvekilliği TÜRKİYE MİLLETVEKİLLİĞİ kontenjanı olarak ayrılır, artık oylardan yüzde 1 oranında oy alan parti, 1 milletvekili çıkarmış olur, yüzde 2 oranında oy alanın kontenjanına 2 milletvekilliği düşer. Buna göre, her parti Türkiye genelinde aldığı artık oylar nispetinde yararlandırılır.

Böyle bir seçim sisteminde, hiçbir seçmenin siyasi iradesi boşa gitmez, yüzde 1 oranında oy alan siyasi partinin bile mecliste temsilcisi olur. Türkiye’de 58 milyon dolaylarında seçmen bulunmaktadır. Yani Türkiye genelinde toplam 58 bin oy alan bir siyasi partinin TBMM’nde 1 milletvekili ile temsil edilmesi gerekir. Türkiye genelinde 175 bin oy almış bir siyasi parti ise 3 milletvekili ile temsil edilmiş olur. Ama mevcut yüzde 10 barajlık sistemde, bir siyasi parti geçerli oyların yüzde 9.999’unu almış bile olsa meclise tek bir milletvekili dahi çıkaramamış olur. Nitekim 2002 genel seçimlerinde Türkiye genelinde yüzde 9.54 oranında oy alan Doğru Yol Partisi tek bir milletvekili dahi çıkaramamıştır. Yüzde 10 barajı aşan sadece AKP ve CHP vardı. Meclise de sadece bu iki siyasi partinin milletvekilleri girdi. Bu sistemin neresinde demokrasi, neresinde milli iradenin tecellisi, neresinde adalet var!

Bunun için diyoruz ki, seçim yasaları demokrasi adına değiştirilmek isteniyorsa, Türkiye demokrasisi açısından en uygun sistem getirilsin. Kazanan Türkiye, kazanan Türk Milleti, kazanan demokrasi olsun. Bırakın, Türkiye’ye demokrasi gelsin…

TAŞLAMA

BIRAKIN ÜLKEMİZE

DEMOKRASİ BİR GELSİN

ÜLKENİN GELECEĞİ

TUZAKLARDAN KURTULSUN

NALINCI KESERİNE

BENZER YASALAR İLE

HEM YAZIK, HEM GÜNAHTIR

KIYMAYIN BU ÜLKEYE

KENDİNİZİ DEĞİL DE

GELECEK NESİLLERİ

DÜŞÜNÜNÜZ AZICIK

İNSAFA GELİN BARİ

ÇIKARILAN YASALAR

GELECEĞE YARASIN

BIRAKINIZ TÜRKİYE

DEMOKRASİYLE TAÇLANSIN

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER