Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

ÇAYHANELERDE GARSON,  LOKANTALARDA BULAŞIKÇI OLAN ÜNİVERSİTE MEZUNU GENÇLER!!!

Türkiye’de, işsiz gençlerin yüzde 25’i üniversite mezunu! Bunların yarısına yakını   yüksek lisans bile yapmışlar. İşsiz gençler için (İŞ BEĞENDİREMİYORUZ) diyen yöneticilerimiz bilmiyorlarsa bilsin ve duysunlar ki, sayelerinde üniversite mezunu gençlerin çoğu çayhanelerde garson, lokantalarda bulaşıkçı olarak çalışmaktadırlar.

Alanları dışında işlerde çalışmak zorunda kalan üniversite mezunu gençler bu yüzden zaman içinde asıl branşlarını unutmakta, çoğu kere bulabildikleri geçici işlerde bile sigortasız ve asgari ücretin altında bir ücretle çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Tabii, iş bulabilseler.

Bilindiği gibi bir ara AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan yaptığı bir konuşmada “Her üniversite mezununa iş vereceğiz diye bir kural yok” diyerek üniversite mezunu gençlerin işsiz kalmalarının normal olduğuna vurgu yapmıştı.

Türkiye’de, ailelerin yüzde 99’u,  üniversite mezunu olsunlar, devlet kapısında bir kadroya atanabilsinler umuduyla dişlerinden, tırnaklarından kısarak çocuklarını okuturlarken, devlet baba (HER ÜNİVERSİTE MEZUNUNA İŞ VERECEĞİZ DİYE BİR KURAL YOK) diyerek ümitlerinin tükenmesine yol açmıştır.

Bu durumda sormak gerekmez mi. Madem her üniversite mezununa iş veremeyecekseniz, neden her ilde bir üniversite açtınız! Bir üniversitenin kurulması ve devamlılığının sağlanması Devlete kaç milyarlarlara mal oluyor. Bir öğrencinin üniversite mezunu olmasının devlete maliyeti ne kadardır. Ailesine maliyetiyle birlikte hesap ederseniz, boşa harcanan paraya, emeğe yazık değil mi! Yeni üniversiteler açacağınıza, istihdama yönelik fabrikalar açsaydınız ya! Mantar gibi kurulan üniversiteler yüzünden eğitim ve öğretimin kalitesi de düştü. Türkiye’de 200’ün üzerinde üniversite var. Ama, mezun olup da iş bulamayan üniversite mezunlarından anlaşılan o ki, 100 üniversite bile ihtiyaç fazlasıymış! 200 üniversiteye vereceğiniz ödeneği 100 üniversiteye verseniz, çok daha kaliteli bir eğitim olacağı gibi bilim adamlarının yetişmesine katkı sağlanacağı da ortadadır. İşin aslını bilmiyoruz ama, muhtelif dallardaki profesörler arasında bile bilim alanında yayınlanmış makaleleri olmayanlar var, deniliyor. Üniversite mezunu gençler arasında çayhanelerde, lokantalarda, meyhanelerde garsonluk yapanlar bulunmakta. Üniversite mezunu olmuş gençler arasında garsonluk yapmayı  gururlarına yedirmeyen gençlerin de bulunduğunu anımsatalım. Yani, üniversite mezunu gençleri işsiz bırakmakla, YARIM ADAM olmaya mahkum eden bir zihniyet var!

Tabii, bütün bunların yanında zaman-zaman açılan kadrolar için atamalarda ve sözde sınavlarda dönen dolaplar da gözlerden kaçmıyor. İşsiz gençleri asıl kahreden de budur. İşe adam değil, adama iş bulmak zihniyetiyle yandaşlar kayırılırken, yazılı sınavlarda yüksek puan almış gençlerin, mülakatlarda elendiklerini artık sağır sultan bile duydu. Buna tıp dilinde NEPOTİZM deniliyor. Medyada o kadar çok kullanıldı ki, bizim de zihnimize kazındı.

Bakın, size yaşanmış bir örnek vereyim. Üniversite mezunu bir genç, yine bir üniversitede öğretim görevlisi alımı için duyuru yapılması üzerine, yazılı sınavlara ait puanları tuttuğu için internet üzerinden müracaatta bulunmuş ve sınava girmek için, kendi ilinden hayli uzakta olan üniversitenin bulunduğu Şehre gitmiş. Sınava girmiş ama, sonuç itibarıyla sözlü sınavda elenmiş. Listeye bakmış kadroya alınan kişinin yazılı puanları ondan 5-10 puan düşükmüş. Sınavı yapan Hocalardan birinin üniversitedeki makamına girerek, daha düşük puanlı birinin alınmasına tepki gösterince, beriki sınav zedeyi sakinleştirip oturttuktan sonra aynen şunları söylemiş:

-Bak, genç arkadaşım! Ales’in, KPSS puanın değil 85, 100 bile olsa seni yine kazandırmazlardı. Söz aramızda kalsın, Türkiye’nin her yerinde, her üniversitesinde bu böyledir. Kadrolar, şahsa özel çıkarılıyor. Sınav, formaliteden ibarettir. Sen sen ol da, torpil bulmadan sınava girme. Hele uzak bir ilden masraflar yapıp, başka illerdeki sınavlara katılma. Yapacağın masrafa yazık!

Evet, üniversite mezunu işsiz gençlerin dramı büyükten de büyük! Bu soruna çözüm bulması gereken Devlet baba ise “Her üniversite mezununa iş vermek gibi bir durum söz konusu değil” diyerek gençlerin ümitlerini sıfırlamış durumda.

İktidara, samimi tavsiyemizdir. Üniversite sayısını ikiye, üçe katladık diye boşuna caka yapmayın. Açtığınız yeni üniversiteler yüzünden eğitimin kalitesi büyük ölçüde düşerken, üniversitelerden mezun olarak iş veremediğiniz gençler de ellerinizde patladı. İşsiz bıraktığınız üniversite mezunu gençlerin ailelerinin, yeni üniversiteler açtınız diye size oy vereceklerini mi zannediyorsunuz!!!

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER