Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cüneyt ARITÜRK
Cüneyt ARITÜRK

CORONA VİRÜSÜ, ABD’NIN, ÇİN’E KARŞI BİR EKONOMİK SALDIRISI MI!

CORONA VİRÜSÜ yayılmaya başlamadan kısa bir süre önce ABD Başkanı Trump’ın Çin’e karşı ekonomik savaş başlatacağını açıkladığını anımsatalım. Bundan yola çıkılarak, bu virüsün ABD tarafından bir şekilde ÇİN’E BULAŞTIRILDIĞINI İDDİA EDENLER VAR. Yani, bu virüsün aniden ortaya çıkışını ve süratle yayılmasını, ABD’nin Çin’e karşı başlattığı bir ekonomik saldırı olarak yorumlayanlar bulunmakta.

Evet ve maalesef dünyamızda yaşanan savaşlar arasında adına (BİYOLOJİK SAVAŞ) denilen bir savaş türü de bulunmaktadır. Canlı mikropların insan, hayvan ve bitkilerde hastalık meydana getirmek veya ölüme yol açmak üzere kullanılmasına “BİYOLOJİK SAVAŞ” denir. Biyolojik silah, atom bombası veya başka yakıp yıkıcı silahlar gibi binalara zarar vermez, onun hedefi doğrudan doğruya insan ve insanın besini bitkiler ve hayvanlardır. Biyolojik silahlar hem çok çeşitli olmaları, hem de etkilerinin ancak uzunca bir zaman sonra görülebilmesi bakımından, bir biyolojik savaşın başlayıp başlamadığını kestirmek oldukça güçtür. Biyolojik silahlar, özellikle sabotaj hareketlerinde uyglanır. Az miktarda biyolojik maddeyle düşmana çok büyük zararlar verilebilir. Yiyecek maddelerine bulaştırılması daha sınırlı yerlere etki yaparken, su kaynaklarına bulaştırılması ise mikropların çok daha geniş ölçüde yayılmasına neden olur.

ABD ve benzeri teknolojide gelişmiş devletlerin Biyolojik Savaş Ajanlarının bulundu bir gerçektir.  Hem, biyolojik savaşlar yeni bir kavram da değildir. Bu savaş metodunun tarihi çok eski yıllara dayanır. Geçmiş yıllarda kolera veya vebadan ölenlerin cesetleri düşmanlara ait  şehirlerin surlarından içeri atılır veya düşman işgaline uğraması muhtemel yerlere bırakılırdı. Napoleon kuşattığı Mantua şehrini bilerek su baskınına uğratarak, burada sıtma salgını çıkarmaya böylece İtalyanları zayıflatmaya çalışmıştır. Avrupalı tüccarlar Kızılderililerin savaş gücünü azaltmak için onlara çiçek mikrobu bulaşmış battaniyeler dağıtarak, sözde iyilikte bulunmuşlardı!

18.yüzyılda Londra’yı silip süpüren veba salgını 1664’de birkaç vaka ile başlamıştı. Hastalığın şehrin öbür ucuna bulaşması için aradan altı ay geçmiş, hastalık ancak 1665 Eylülünde en şiddetli halini almıştı. Bu salgında 70 bin kişinin öldüğü belirtilmektedir. 1947 yılında çiçekli bir adamın New York’ta birkaç gün dolaştığı tespit edilmiş, bunun üzerine çok kısa bir zaman içinde 6 milyon 350 bin kişi aşılanmıştı. Bunun sonucu olarak ancak 12 çiçek vakasına rastlanmıştı. CORONA virüsü de bir şekilde ABD tarafından, Çin’e ihraç edilmiş olamaz mı!

Öyle anlaşılıyor ki, Corona virüsü en az kolera kadar tehlikeli bir hastalık türüdür. Bu virüsün insanlara yarasa, domuz, kedi, köpek, kemirgen ve kanatlılardan geçebileceği belirtilmektedir.

Corona virüsünün ABD tarafından, ekonomik savaş aracı olarak herhangi bir şekilde Çin’e ihraç edilebileceği ön görüsü ne kadar gerçektir bilemeyiz ama, bugün Çin’de ekonomi durmuş, ithalat ve ihracat bitmiştir. Yani, bu bir ekonomik savaşsa, ABD, istediğini fazlasıyla elde etmiştir. Ancak, virüs bu gidişle yayılmağa devam ederse, ABD’ye de ulaşacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın!

Gerçek bu olmakla beraber, sınırımıza dayanmış olan CORONA VİRÜSÜNE karşı önlem olarak yine de tıp otoritelerinin tavsiyelerine kulak verelim. Türkiye’mize hiç ulaşmaması dileklerimizi sunmakla beraber uzmanların tavsiyelerini maddeler halinde okuyucularımızın dikkatlerine sunuyoruz:

*Öksüren ve hapşıran insanlardan uzak durun.

*Hastalıktan korunmak için maske kullanın.

*Özellikle hastalığın yaygın olduğu bölgelerde hayvanlarla temas etmeyin.

*Hijyen kurallarına dikkat edin.

*İnsandan insana da bulaşabilen virüsün semptonlarını görürseniz en yakın hastaneye başvurun.

İşin uzmanları ayrıca canlı hayvanlarla “korunmasız/açık” temastan sakınılmasını, etlerin ve yumurtaların iyice pişirilmesini ve soğuk algınlığı ya da nezle türü belirtiler gösteren insanlarla yakın temastan kaçınılmasını tavsiye ediyorlar. Solunumla ilgili semptomlar, ateş, öksürük, nefes darlığı ve güç nefes alma enfeksiyon belirtilerinden bazıları olarak dikkatleri çekiyorlar.

Sağlıklı günler dileklerimizle…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER