Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dicle Elektirik Reklam
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

DÂRÜLHARB!!!

Zaman-zaman (Türkiye darül-İslam mı, dar-ül harp mi) tartışmalarının yapıldığına şahit oluruz. Ülkeyi talan edenlere, har vurup harman savuranlara göre TÜRKİYE DARÜL HARP HÜKMÜNDEDİR. Bir ülke DARÜLHARP ise o ülkede yaşayan Müslümanlara her türlü hile, hurda, vurgun, talan helal!!!

Aklı evvellerin yorumlarına göre DARÜLİSLAM şeriatla yönetilen ülkelerdir. Şeriatla yönetilmeyen bütün ülkeler DARÜLHARPTİR. Bu anlamda Türkiye’nin de DARÜLHARP olduğu iddiasındadırlar!

Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Bir ülkede yaşayan Müslümanlar namazlarını serbestçe kılabiliyor, oruçlarını tutabiliyor, kısacası İslam dininin şartlarını yerine getirebiliyorlarsa, orası DARÜLİSLAMDIR!

Türkiye DARÜLHARBTİR diyenlere sorun bakalım namazlarına, oruçlarına, hacca gitmelerine, zekât vermelerine mani olan bir kanun, bir kural bir yasa var mı! Hırsızlıklarına kılıf uydurmak için (TÜRKİYE DARÜLHARBTİR) diyenler gerçekte sahtekâr, şerefsiz, adi kimselerdir. Onlar (DEVLETİN MALI DENİZ, YEMEYEN DOMUZ) zihniyetine sahip tıynetsizlerdir. Hem, İslam dininin özünde gayrimüslimlerin haklarını yemek, Müslümanların haklarını yemekten daha büyük bir vebaldir. Çünkü ahrette Müslüman, Müslümana olan hakkını hasenatlarından alırken, gayrimüslim, Müslümandan olan alacağını imanından talep eder!

Evet ve maalesef yaşanan vurgunlar, talanlar, soygunlar, alınıp-verilen rüşvetler, hakkı huzur, yönetim kurulu üyeliği ve sair unvanlarla birilerine üç-dört yerden bol kepçe maaşlar ödenirken, milyonlarca kişinin işsiz, aç ve sefil kalmaları, Türkiye’nin DAR-ÜLHARP olmasıyla ilişkilendirilmektedir. Elbette, bunu açık söylemiyorlar ama tatbikatta gerçekleşen budur. Kendilerine göre onlar ve onlara hizmet edenler Müslüman, diğerleri ezilmeyi, sömürülmeyi hakketmiş İslam dininden bihaber kimselerdir!

Türkiye’deki yağmacı, vurguncu, talancı zihniyete göre Türkiye DAR-ÜL HARPTİR. Bunun için VURGUN, TALAN, YALAN, DOLAN MUBAHTIR. Peki, dini kurallar çerçevesinde bir yerin DAR-ÜL İSLAM MI, DAR-ÜL HARP Mİ olduğunun şartlarına bir bakalım. Kararımızı buna göre verelim.

DAR-ÜL İSLAM demek, Müslümanların hâkimiyetleri altında olan, dini vecibelerini yerine getirmek konusunda hiçbir çekinceleri olmayan yerlerdir. Müslümanların emniyet içinde dini görevlerini yerine getirebildikleri ülkeler de velev ki başka dinlerin yaygın olduğu ülkeler olsalar dahi DAR-ÜL HARP sayılmazlar. Bir yerin DAR-ÜL HARP sayılmasının birinci ve ön önemli şartı, dini kuralların yerine getirilememesi, buna bir müdahalenin olması durumudur.

Yani, Türkiye’nin DAR-ÜL İSLAM OLDUĞU kesin iken, meselâ Almanya, Fransa, İtalya ve ahalisinin büyük çoğunluğu Hristiyan olan ülkelerde Müslümanlar namaz kılıyor, oruç tutuyor, dini vecibelerini rahatlıkla yerine getirebiliyorlarsa DAR-ÜL İSLÂM sayılmasalar bile, DAR-ÜL HARP hükmünde sayılmazlar.

Bir ülke düşünün ki ibadete açık 100 bine yakın camii ve mescidi var. 160 bin din görevlisine maaş ödemektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı adı altında din hizmeti veren resmi bir kurumu vardır. Bütçeden en yüksek payı almaktadır. Kur’an kursları, müftüleri, vaizleri, imamları, müezzinleri bulunmaktadır. İşte Türkiye budur. Bu ülkeye nasıl DAR-ÜL HARP diyebilirsiniz! Devletimiz bir kısım dinî hizmetleri bizzat deruhte etmiş ve bu hizmetleri yürütmek üzere «Diyanet İşleri Başkanlığı»nı kurmuştur. Vaazlar kürsülerden dinî telkin etmekte, İslâm’ı anlatmaktadır. Bütün vilâyet ve kazalarda fetva mercii olan müftülükler, fiilen hizmet görmekte, yüzlerce Kur’an Kursu faal olarak çalışmaktadır. Ezan, cemaat, cuma, bayram ve hac gibi İslâmî şeâir canlı ve hayattar olarak varlığını devam ettirmektedir. Binlerce cami ve mescidlerden, günde beş kere Ezan-ı Muhammedi okunmakta, cemaat namazları, cuma ve bayram namazları serbestçe kılınabilmektedir. İsteyen Müslümanlar hac ve umre ibadetini yapabilmektedirler. Kur’ân-ı Kerîm’in ve İslâmî eserlerin neşriyatı rahatlıkla yapılmaktadır. Dinî bayramlar resmen tatil günü olarak kabul edilmiştir. Müslümanlar evlâtlarına istediği ismi koyabilmekte, hatim duası, mevlit, sünnet düğünü gibi örf ve âdetler varlığını devam ettirmektedir. Din derslerinin okutulması mecbur tutulmuştur. Devletin açmış olduğu binlerce Îmam-Hatip Okulu ve dinî yüksekokullardan, ilahiyat fakültelerinden din adamı yetişmektedir. İslâm ülkelerine gidiş geliş serbesttir. Devletin radyo ve televizyonlarında dinî programlar halka takdim edilmekte, özellikle mübarek gecelerde ve Ramazan ayında bu programlar yoğunlaştırılmaktadır.

Türkiye’nin DAR-ÜL HARP olduğunu iddia edenler, gerçekte kendi vurgunlarına, talanlarına, İslam dışı hareketlerine kılıf uydurmak isteyenlerdir. Kaldı ki, DAR-ÜL HARP olan yerde dahi işlenen günah, İslami açıdan ayniyle günah hükmündedir. Çalınan, yağmalanan, talan edilen milyonlarca insanların hakları, hukuklarıdır. Gayri Müslimlerin haklarına, hukuklarına tecavüz etmek ile bir Müslümanın hakkına, hukukuna tecavüz etmek arasında bir fark yoktur. Kaldı ki, gayri Müslimin hakkına tecavüz edilirse, o gayri müslimin kıyamet gününde karşılık olarak dinini isteyebileceği söylemleri bile vardır.

Maalesef, DAR-ÜL HARP kılıfı altında Müslüman ayağına geçinen, ancak gâvurun bile yapmadığı vurgunları, talanları yapanlar var. Şimdi TÜRKİYE DAR-ÜL HARPTİR diyerek:

*Vatanını, Bayrağını, Cumhuriyeti, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmeyenler Müslümansa ben Müslüman değilim!

*“Türkiye DAR-ÜL HARPTİR. Bunun için devlet hazinesini talan etmek mubahtır” diyenler Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Devletin makamlarını ehline vermeyip yandaşlarına peşkeş çekenler Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Kadro satan, rüşvetle iş yapan, zulmü alkışlayan, mazlumu ezen Müslümansa ben Müslüman değilim!

*“Milletin anasına koyacağız” diyen Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Millet sefalet,  yoksulluk ve yokluk içindeyken, devletin parasıyla lüks içinde yaşayanlar Müslümansa, ben Müslüman değilim.

*Milletin pırıl-pırıl üniversite mezunu yüksek lisans yapmış gençleri bile iş bulamazken, havadan hem de yüksek oranda 3-5 maaş alanlar Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Bir şekilde iç ettikleri paraları, servetleri, dış ülkelerdeki bankalarda gizli hesaplara yatıranlar Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Millet arasında ayırımcılık yapanlar, “benden olmayan herkes teröristtir” diyenler Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Kıymaya at eti, eşek eti, tavuk, sakatat karıştıran; süte, su katan; pul biber diye talaşı boyayıp satan,  tahşiş yapan karaborsacı olan Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Millet zor durumdayken, felâketleri fırsata çevirmek yolunda olan Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Maun suresindeki gibi, yardımları engelleyen Müslümansa, ben Müslüm değilim!

*Allah ile aldatanlar Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Din adına ahkâm kesip yalan-yanlış fetvalar verenler Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Musa gibi gelip, Firavun kesilen Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Firavun’un yanında duran ve Haman’ın görevlerini üstlenen Müslümansa, ben Müslüman değilim!

*Harun gibi gelip, Karun kesilen Müslümansa, ben Müslüman değilim!

Yüce Rabbime şükürler olsun, ben Müslümanım, çünkü bütün bunlardan uzağım! Sözün özü ya onlardan olacaksın, ya da DARÜLHARP olan Türkiye’de, gayrimüslim muamelesi göreceksin…

OYSA TÜRKİYE’NİN DARÜLİSLAM OLDUĞU VE ŞEHİT KANLARIYLA SULANMIŞ BU MÜBAREK VATANA DARÜLHARP DİYENLERİN BU İDDİALARINDA HİÇBİR HAKİKAT PAYI BULUNMADIĞI GAYET AÇIKTIR.

Bu açıdan, bir delile dayanmayan, hakikat payı olmayan mücerret iddialara  itibar edilmez. Türkiye’de değil, mesela Almanya’da yaşayan bir Müslüman bile, İslam’ın şartlarını yerine getirebiliyorsa, orası dahi DARÜLHARP değildir. Yani elinde imkân olsa vurgun, talan, soygun yapamaz. Yaparsa, İNDİ İLAHİDE SORUMLU OLUR!

Sözün özü, hırsızlıklarına, talanlarına, vurgunlarına kılıf uydurmak için kutsal dinimizi kullananlara diyoruz ki, illa yiyecekseniz, DİNİ MASKE OLARAK KULLANMAYINIZ. YİYİN EFENDİLER, YİYİN…

TAŞLAMA

EMEKLİYE “İNŞAALLAH”

VURGUNCUYA “MAŞAALLAH”

BÖYLE GELMİŞ, BÖYLE GİDER

DEĞİŞTİRMEK ZORDUR BİLLAH

 

“İNŞAALLAH”IN ANLAMI,

“ALLAH DİLER İSE OLUR”

EHL-İ SİYASET DİYORSA

O İŞİN OLURU YOKTUR

 

“İNŞAALLAH”, “MAŞAALLAH”

DİYEREKTEN AVUTUYOR

ALLAH’A HAVALE EDİP

EMEKLİYİ UYUTUYOR

 

ÜÇ-BEŞ MAAŞ ALANLAR VAR

İŞ YAPMADAN, YORULMADAN

“MAAŞIMIZ” AZ DİYORLAR

UTANMADAN, SIKILMADAN

 

“İNŞAALLAH” DEDİ REİS

EMEKLİLER ÜMİT KESSİN

BÖYLE SÖZÜN DİNİ HÜKMÜ

YOKTUR BUNU HERKES BİLSİN

 

BİLİNİZ Kİ TÜM İŞLERİ

ALLAH İLE ALDATMAKTIR

“İNŞAALLAH-MAŞAALLAH”

DEMEK, HALKI AVUTMAKTIR

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER