Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cüneyt ARITÜRK
Cüneyt ARITÜRK

DENİZCİLİK VE  KABOTAJ BAYRAMI-2-

(DÜNDEN DEVAM)

Osmanlılar denizcilikte dünyanın en ileri ülkesi olmayı başarmışlardı. 1513-1515 senesinde Piri Reis tarafından, ceylan derisi üzerine çizilerek yapılan harita, Amerika kıyıları hakkında gerçeğe çok yakın ayrıntılar gösterdiğini biliyoruz. Halen mevcut olan ve 1461 senesinde İbrahim Reis tarafından çizilen harita da, Osmanlıların o devirde kesinlikle ilim alanında Batıdan üstün olduğunu gösterir. M.Ö. 500’lü yallarda Yunan Bilim Adamı Pisagor’dan ışığı alan 14. ve 15. Yüzyil İtalyan fizikçisi Galileo dünyanın yuvarlaklığını ortaya koyarken, Macellan da bunu bizatihi test etmiş ve hatta tescillemişti.

Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethetmesiyle adı “SULTANUL BERR-İ VE’L BAHR” yani “DENİZLERİN SULTANI. KARALARIN HAKİMİ” diye okunmaya başlanmıştı. Donanmada da çok güçlü olan Osmanlılar deniz nakliyatında ve ticaretinde de çok ileri idiler. Daha o yıllarda bile 800 yolcu kapasiteli gemiler inşa etmişlerdi. Bahriye nezareti teşkilatı içerinde Şirket-i Hayriye ve Haliç şirketleri bulunuyordu. Çeşitli isim değişikliğiyle günümüze kadar faaliyetlerini devem ettiren kuruluşlar Türk denizciliğinde önemli rol oynamışlardır.

Cumhuriyet tarihinin Türkiye gemi tezgâhlarında inşa edilen ilk Türk tankeri olan “GÖLCÜK” gemisinin 1934 yılında inşasıyla devam eden ve günümüzde büyük bir hızla gelişen gemi inşa sanayii ile Türk denizciliği dünyada halen adından gururla söz ettirmektedir.

20 Temmuz 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazla Sözleşmesi’nin 24. maddesi gereğince; boğazlar kayıtsız şartsız Türk hükümranlığına bırakılacaktır, hükmüyle dünya deniz ticareti için büyük öneme sahip olan İstanbul ve Çanakkale Boğazı üzerinde tarihte kurulan hakimiyet yeniden sağlanmıştır. Başlangıçta ağır bir tempo ile ancak istikrarlı bir şekilde gelişmesini sürdüren deniz ticaret filosu, 21 Ocak 1982 tarihinde 2581 sayılı “Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesi ve Gemi İnşa Tesislerinin Teşviki Hakkında Kanun”un yürürlüğe girmesi sonrasında ivmelenme olsa da bunu kayda değer göremeyiz.

1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu Osmanlı Devletinin kapitülasyonlar kapsamında yabancı Ülke gemilerine tanıdığı ayrıcalıkları ortadan kaldırmış ve Karasularımızda deniz ticareti yapma ayrıcalığını Türk denizcilerine vermiştir. Üç yanının denizlerle çevrili olması açısından ülkemiz, en ucuz ve en çevre dostu taşımacılık türü olan deniz taşımacılığını geliştirmek için her türlü avantaja sahipken bu konuda her şeye rağmen yerimizde sayıyor olmamız içler acısıdır. Yüz yıllardır Rumların ‘orada cinler var, uzak durun’ yalanlarına inanıp denize sırtını dönen vatandaşımıza denizi sevdirmeliyiz. Deniz ve denizcilik ve deniz taşımacılığı, raylı ulaşımdan daha öncelikli olarak teşvik edilmeye muhtaçtır. Çünkü raylı ulaşım, hem raylı ulaşım araçlarını maliyeti, hem de ulaşım alt yapı maliyetlerini yüksekliği açısından deniz taşımacılığına göre çok daha maliyetlidir. Aklın yolu, üç tarafı denizlerle çevrili olma gerçeğini göz önüne alıp, denizcilik sektörünü tümden geliştirici PARA ve MALİYE politikalarının hükümetlerce önümüzdeki on yıl boyunca uygulanması gerekliliğidir. Şaşırılacak nokta neden, denizcilik sektörü yerinde saymaktadır?

Bütün eksikliklere rağmen 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramımız kutlu olsun.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER