Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cüneyt ARITÜRK
Cüneyt ARITÜRK

DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI

Bugünkü yazımızda, önemi pek bilinmeyen (Denizcilik ve Kabotaj Bayramı) konusunda bir yorum yapalım istedik. Osmanlı imparatorluğu, yükselişinin zirvesinde olduğu Kanuni Sultan Süleyman (Muhteşem Süleyman) döneminde dostluk(!) adına Fransızlara kapitülasyon olarak tanımlanan bir takım ayrıcalıklar ve haklar vermişti. Kapitülasyonun bir anlamı da baş eğmek, teslim anlaşması yapmak demektir. Osmanlı tarihindeki özel anlamı ise, Fransızlara verilen ticari ayrıcalıkların bütünüdür. Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi’nden başlayarak sadece Fransızlara değil, birçok Avrupa devletlerine çeşitli hakları bir lütuf(!) olarak verilmişti.

Kapitülasyonlara örnek olarak: yabancılara Osmanlı kentlerinde örgütlenebilme, kendi aralarındaki anlaşmazlıklarda konsolosluklara yargı yetkisi tanınması, Osmanlı topraklarında seyahat, taşımacılık ve satış serbestliği, Osmanlı sularında gemi işletme hakkı gibi haklar örnek gösterilebilir.

Hristiyan Birliği’nin oluşmasına engel olmak ve coğrafi keşiflerin ardından Akdeniz ticaretini geliştirmek isteyen Kanuni Sultan Süleyman liderliğindeki Osmanlı Devleti, Fransızlara ayrıcalıklı haklar olarak bilinen kapitülasyon verilmiştir.

Osmanlı vatandaşları da Avrupa devletlerinde, bir Avrupalının Osmanlı ülkesindeki sahip olduğu haklara sahipti. Ancak Osmanlı ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanmaktaydı ve Avrupa ülkelerinde ticaret yapacak herhangi bir kesimi yoktu. Ayrıca Avrupalı devletler kendileri Osmanlı’ya mal ihraç ederken gümrük vergisi ödememelerine karşın, Osmanlı malları ithal edilirken gümrük vergisi alıyorlardı. Yani fiilen Osmanlı’ya bir avantaj getirmiyordu. II. Abdülhamid, kendi, Türk yanlısı panislamist politikaları diğer Müslüman ülkelerde yaymak amacıyla, Avrupa ülkelerinin sömürgelerinden Osmanlı’da eğitim almak için gelen müslümanlara Osmanlı pasaportu vermişti. Bu pasaportu taşıyan müslümanlar, kendi ülkelerinde kanuni dokunulmazlığa kavuşuyorlardı. Dokunulmazlıkları sayesinde panislamist ve Osmanlı yanlısı söylemlerini rahatça ifade edebiliyorlardı.

Fransa Kralı I. François 1525’de Cermen İmapartoru V. Carlos tarafından esir alınmış bunun üzerine Kralın annesi Kanuni’ye bir mektup yazarak yardım istemiştir. Bu sırada Mohaç Seferi’ne çıkacak olan Kanuni, bu yardımla Habsburglarla yakınlaşma sağlanabilir düşüncesiyle, yardım etmeyi kabul etmiştir. Fakat her şey Sultan Süleyman’ın planladığı gibi olmamış, Fransız dostluğu zamanla resmi bir kimlik kazanmıştır.

1535’te Fransızlarla Osmanlı Devleti arasında imzalanan antlaşmayla Fransızlara birtakım haklar verilmiştir. Kapitülasyonlar, bu dostluk antlaşmasının yarattığı yakınlaşma ortamında verilmiş olan haklardır. Buna göre; Fransız bayrağı taşıyan gemiler Osmanlı egemenliğinde bulunan bütün limanlarda serbestçe ticaret yapabileceklerdi. Diğer yabancı devletler gemilerini, Osmanlı egemenliğinde bulunan denizlerde ancak Fransız bayrağı altında ticaret yapabileceklerdi. Bu sayede Fransızlar kapitülasyonlar gereği Osmanlı denizlerinde serbestçe ticaret yapma özgürlüğüne kavuşmuştu. Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan Katoliklere ibadet özgürlüğü verilmesi, Fransız konsoloslarına kendi vatandaşlarıyla ilgili sorunların çözümlenmesinde yargı yetkisi tanınması gibi hükümler, daha sonraki yıllarda İmparatorluğun zayıflamasıyla, devletin bağımsızlığını yok edecek kurallar haline getirilmiştir.

1569, 1581, 1597, 1614, 1673 ve 1740 yıllarında yeni kapitülasyonlar verilmiştir. 1740 kapitülasyonlarıyla, Fransa’ya tanınan haklar daha da genişletilmiş, diğer batılı ülkelere de aynı hakların tanınması kabul edilmiştir. 1740 kapitülasyonlarından sonra Osmanlı sınırları içerisindeki yabancı devletlere çok geniş ticaret yapma olanakları sağlanmış, hatta bu haklar sayesinde İstanbul’da yancı postaneler açılmıştı.

Sevr Antlaşması’nın imzalanmasıyla kapitülasyonlardan yararlanma hakkı Yunanistan ve Ermenistan’a verilmiş, yabancı gemilere, Türk gemilerine tanınan bütün hakların tanınması kararlaştırılmıştı. 22 Mart 1922’deki Sakarya Zaferi’nden sonra Paris’te toplanan İtilaf Devletleri Dışişleri bakanları konferansında ise İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Türkiye ve kapitülasyonlardan yararlanan öbür devletlerin katılmasıyla kurulacak bir komisyonca kapitülasyon hükümlerinin gözden geçirilmesi konusunda karara varılmıştır. Kapitülasyonlar Lozan Barış Antlaşmasıyla yürürlükten kalkmıştır.

Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıyla neticelenen kurtuluş savaşlarının Lozan anlaşmasıyla perçinlenmesi sonrasında Kapitülasyonlar kaldırılırken, 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu kapsamında, limanlarımızın denetiminin de ülkemize ait olduğu tescil edilmiştir. Bunun için 1 Temmuz günleri (Denizcilik ve Kabotaj Bayramı) olarak kutlanmaktadır.

Çıkarılan yasaya göre “Türkiye Limanları ve sahilleri arasında yük ve yolcu taşınması ile kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri, Türk Vatandaşları ve Türk Bayrağı taşıyan gemilerce yapılır” hükmü getirilmiş, önceden yabancılara açık olan bu faaliyetlerin bundan böyle sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yapabileceği belirtmiştir. Bu nedenle her yıl 1 Temmuz gününü “Denizcilik ve Kabotaj Bayramı” olarak kutluyoruz.

Osmanlı Devleti’nin kapitülasyonlar çerçevesinde yabancı ülke gemilerine tanıdığı kabotaj ayrıcalığı Lozan Barış Antlaşması’yla 1923 yılında kaldırıldı. 20 Nisan 1926 tarihinde de kabul edildi. Kabotaj Kanunu 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe girdi. Bu yasaya göre; akarsularda, göllerde, Marmara denizi ile boğazlarda, bütün kara sularında ve bunlar içinde kalan körfez, liman, koy ve benzeri yerlerde, makine, yelken ve kürekle hareket eden araçları bulundurma; bunlarla mal ve yolcu taşıma hakkı Türk yurttaşlarına verildi. Ayrıca; dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık ve benzeri mesleklerin Türk yurttaşlarınca yerine getirilebileceği belirtildi. Yabancı gemilerin yalnız Türk limanlarıyla yabancı ülkelerin limanları arasında insan ve yük taşıyabileceği kabul edildi.

Evet, 1 Temmuz’un (Denizcilik ve Kabotaj Bayramı) olarak kutlanmasının hikmeti budur. Bize bugünü armağan eden Mustafa Kemal ATATÜRK ile silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyoruz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER