Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

DEPREM GERÇEĞİ VE SİİRT’İN DURUMU!

17 Ağustos 1999 tarihinde Türkiye’mizde hafızalara kazınan bir deprem yaşanmıştı. Aradan  yıllar geçti, izleri silinmedi. 50 bine yakın vatandaşımızın can verdikleri depremle ilgili hala anma törenleri düzenlenmesine devam ediliyor. Bu depremde Yalova’da yaşayan 30’un üzerinde Siirtli hemşerilerimiz de enkazların altında kalarak yaşamlarını yitirmişlerdi. Bilindiği gibi, Bilim adamları tarafından deprem tehlikesiyle bağlantılı olarak fay hattı üzerinde gösterilen illerden biri de SİİRT’TİR. Ancak ve maalesef, muhtemel bir deprem tehlikesine karşı İlimiz genelinde ve Şehrimizde alınmış hiçbir tedbir yoktur. Yani, SİİRT HALKI OLARAK SÖZÜN TAM ANLAMIYLA (ALLAH’A EMANET) konumundayız. Allah’a emanet iyi de, tedbir insandan, takdir ALLAH’TAN düsturunu unutmayalım.

Gelin, adına Marmara veya Gölcük Depremi denilen büyük deprem faciasını anımsayalım. Deprem, Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de meydana gelmişti. 45 saniye süren 7,4 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenler hala törenler ve dualar ile anılıyor.

Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedilen deprem sonrası resmi raporlara göre 17 bin 480 kişi öldü, 23 bin 781 kişi yaralandı ve 505 kişi de sakat kaldı. Büyük can ve mal kaybına neden olan depremde 285 bin 211 ev ile 42 bin 902 iş yeri büyük hasar görmüştü.

Resmi kayıtlara göre Kocaeli’nde 9 bin 477, Sakarya’da 3 bin 891, Yalova’da 2 bin 504, İstanbul’da 981, Bolu’da 270, Bursa’da 268, Eskişehir’de 86 ve Zonguldak il sınırı içinde de 3 kişi olmak üzere toplam 17 bin 480 kişinin can verdiği büyük felakette yüz binin üzerinde insan da evsiz kalmış, yaklaşık 24 bin kişi yaralanırken, birçok kişi de sakat kalmıştı.

Sadece Kocaeli bölgesinde 17 bin civarında bina depremin ilk dalgasında çökerken, 91 bin konut orta hasar, 102 bin 822 konut az hasar gördü. 14 bin 133 işyeri hasar gördü. depremin ardından bölgede yaklaşık 45 bin prefabrik konut yaptırıldı. 150 binin üzerinde vatandaş kalıcı konutlar yapılana kadar prefabrik ve çadırlarda barındı.

Yapım hatalarından dolayı çöken binaların müteahhitlerine, yaklaşık 2100 dava açılmış, yaşanan onca acıların sonucunda bu davaların 1800’ü hukuki boşluklardan dolayı cezasız sonuçlanmıştı. Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza verilmiş, bir çoğu ertelenerek 7.5 yıllık zaman aşımı süreleri dolduğu için zaman aşımına uğramış ve düşmüştür.

Marmara ve Ege Denizinde yaşanan depremler sebebiyle istedik ki ilgilileri ve yetkilileri uyaralım. Deprem facialarına karşı gerekli önlemlerin alınması gerektiğini anlatalım. Japonya’dan örnek vererek insanları öldürenin deprem değil, çürük yapılar olduğunu anımsatalım. Bu arada Siirt’imizin de deprem riski yüksek iller arasında olduğunu özellikle vurgulayalım. Daha önce de defalarca Siirt’in birinci derece deprem kuşağı üzerinde olduğunu, büyük bir facia yaşanmadan gereken tedbirlerin alınmasını önermiştik. Ancak, gözlemlediğimiz kadarıyla, muhtemel bir depreme karşı alınan hiçbir tedbir yoktur. Yani, depremin gelmesi sessiz bir şekilde bekleniyor. Allah korusun büyük bir deprem yaşanırsa, (Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir) diyerek avunacağız. Ne de olsa, deprem TAKDİR-İ İLAHİ…

Evet, depremler takdiri İlahi amma, tedbir almak da Yüce ALLAH’IN EMRİDİR.

17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan  büyük faciadan yola çıkarak, 7 şiddetinde bir depremin nelere mal olacağını anımsatalım istedik. Bilindiği gibi  depremin şiddeti RİHTER ÖLÇEĞİ ile belirlenmektedir. Yer kabuğundaki deprem dalgalarının deprem kaydedici aygıt (sismograf) üzerindeki aletsel büyüklüğünü gösteren ölçeğe mucidinin adından dolayı RİHTER adı verilmiştir. Deprembilimciler tarafından 1935 yılında geliştirilen bu ölçeğe göre, ölçekteki her tamsayı fark 10 katı enerji artışına denk gelir. Örneğin 4 büyüklüğündeki bir deprem 3 büyüklüğündeki bir depremin 10 katı; 7 büyüklüğünde bir deprem 5 büyüklüğündeki bir depremin 100 katı büyüklüğe sahiptir. Yani, 1 puanlık artış, aslında felaketin dozajını arttırmak açısından çok büyük tahribatlara yol açar.

Tedbir alınması açısından üzüntüyle hatırlatmakta yarar görüyoruz, Siirt birinci derece deprem kuşağında olan iller arasındadır. Deprem kuşağı için genelde FAY HATTI tabiri kullanılır. Yani, Siirt 1. derece fay hattındadır. Allah korusun 7 şiddetinde bir deprem yaşanması durumunda, Şehrimizde sağlam kalacak bina sayısı çok sınırlı olacaktır. Hele, Şehrin eski kesimi tamamen enkaza dönüşecektir. Şehrin yeni kesiminde de inşaatların depreme dayanıklı olmadıkları yapılan ölçümlerden ortaya çıkmıştır. Kentsel dönüşüm projesinden yararlandırılarak, tedbir almanın zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir.

Depremler için genelde KÜÇÜK KIYAMET deyimi kullanılır. Depremler, gerçekten küçük kıyametlerdir. 7-8 şiddetinde bir deprem koca binaları kağıt parçalarına çevirirse, kıyamet gününün dehşetini varın siz tasvir ediniz. Evet, depremler birer küçük kıyamet alametleridirler. İbret alınması açısından Türkiye’de ve dünyada can kaybına yol açan depremlerden en önemlilerini ve iz bırakanlarını anımsatalım:

1930 HAKKARİ DEPREMİ: 7.6

7 Mayıs 1930 tarihinde Türkiye saatiyle 00:34’te Türkiye-İran sınırında meydana gelen depremde sınırın Türkiye tarafında Hakkari bu depremden etkilendi. İran’ın Salmas düzlüğünde gerçekleşen depremde ana şoktan önce hasar yapıcı bir öncü deprem meydana geldi ve halk uyarıldı. Deprem, Salmas düzlüğü, Kutur güneyindeki dağlık bölgede ve Türkiye’de Zap suyunun akış yukarı bölgesinde 80 köy tamamen yıkıldı. Büyüklüğü Ms 7,6 olan bu depremde 2514 kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 3000 bina hasar gördü. 7 km derinliğinde meydana gelen depremde, Hakkari’nin tamamı yıkıldı.

1939 ERZİNCAN DEPREMİ: 7.9

27 Aralık 1939 günü, Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun doğu kesiminde, Erzincan dış-merkezli, 7.9 büyüklüğünde katostrofik bir deprem olmuştur. Bu deprem, Türkiye’de 1668 yılından beri olmuş depremlerin en büyüğünü oluşturmuştur. Deprem, tüm ülkeyi etkilemiş ve toplam alanının 1/20’sinde hasar yapmıştır. Deprem, çok soğuk bir kışta meydana gelmiş ve 30.000 den daha fazla insanın ölmesine neden olmuştur. Erzincan Depremi, dünyanın en şiddetli depremleri arasında gösterilmektedir.

TOKAT ERBAA DEPREMİ: 7.0

Merkez üssü Erbaa, Niksar hattı olan, 20 Aralık 1942 tarihinde yerel saat ile 17.03’te meydana gelen deprem, 7.0 büyüklüğünde gerçekleşmiştir. Erbaa adeta haritadan silinmiştir. Deprem, Niksar’ın doğusu ile Erbaa kuzeyi arasında yaklaşık 50 km’lik bir yüzey kırığı oluşturmuştur.  Şehirde büyük hamam ile bir kaç ahşap yapı ancak ayakta kalabilmeyi başarmıştır. Depremde 3000 kişi can verirken 6300 kişi yaralanmıştır.

2295 ev yıkılmış, 4 otel, 4 fırın, 127 dükkân, 8 kahvehane, 13 depo ve belediye binası yerle bir olmuştur. 1942 depreminde 16 yangın olmuş, tutuşan evlerin hemen hemen tamamı yanarak yok olmuştur.

SAMSUN LADİK DEPREMİ: 7.2

26 Kasım 1943 günü Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun orta kesiminde, Ladik ile Tosya arasında 7.2 büyüklüğünde çok yıkıcı bir deprem olmuştur. Deprem, batıda Erbaa’dan doğuda Ilgaz’a kadar uzanan 300 km uzunlukta ve 20 km genişlikte bir zon içerinde yer alan tüm yerleşim alanları harabe haline getirmiştir.

Deprem, geniş bir alanı etkilemiş, doğuda Taşova’dan, batıda Ilgaz’a kadar uzanan kasaba ve köylerde hissedilmiştir. Büyük kayıpların olduğu bu depremde, binaların yüzde 75’i yıkılmış, kamu binaları ve tarihi binaları tamamen yıkmış ve karayolları, tren yolları ve telgraf hatlarında onarılamayacak hasar meydana gelmiştir. Deprem sonrası yangınlar çıkmış ve ilave hasar meydana gelmiş, 2300’e yakın insan yaşamını yitirmiş 5.000 kişi yaralanmıştır.

1944 BOLU GEREDE DEPREMİ: 7.3

Kuzey Anadolu Fay Zonu’nda, Bolu-Gerede arasında, 7.3 büyüklüğünde çok yıkıcı bir deprem olmuştur. Deprem, doğuda Ilgaz’dan batıda Abant’a kadar uzanan 200 km uzunlukta ve 25 km genişlikte bir alan içinde yer alan tüm köyleri ve yerleşim yerlerini yerle bir etmiştir. Depremde, binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Deprem, bu zon içinde bulunan tüm mühendislik yapılarını harabe haline getirmiştir.

YENİCE GÖNEN DEPREMİ: 7.2

18 Mart 1953 Saat 21:06’da meydana gelen ve dışmerkezi Yenice’nin yaklaşık 12 km doğusunda bulunan bu deprem Kuzeybatı Anadolu’da geniş alanlarda hissedilmiştir. Depremin büyüklüğü 7.2, odak derinliği ise 10-12 km arasındadır.

Bu deprem sonucunda 30,000 kilometre karelik bir alanda hasar ve tahribat oluştuğunu belirtmiştir. 8,000 den çok yapı yıkılmış ya da ağır hasarla karşı karşıya kalmıştır. Bir o kadar yapı da hafif hasar geçirmiştir. 211 okul, 176 resmi bina, 27 cami yıkılmış, toplam 250 kişi yaşamını yitirmiştir. Çanakkale yarımadası, Anadolu’nun kuzeybatı kesimi, Marmara ile kuzey Ege arasında yer alan civar bölgeler depremden az ya da çok etkilenmiştir. Yenice, fay zonu yakınında ve bir çakıl konisi üzerinde kurulmuş bulunmaktadır. Bu nedenle hasar çok şiddetli olmuş 450 evden 420’si ağır hasar görmüş, 1700 kişiden 192’si yaşamını yitirmiştir. Gönen’de 16 kişi ölmüş, 2,449 yapıdan 738’i ağır hasara uğramış ya da önemli hasar geçirmiş ve 570 ev de de az hasar gözlenmiştir.

FETHİYE RODOS DEPREMİ: 7.1

25 Nisan 1957 Saat 04:26’da meydana gelen deprem Rodos ve Fethiye arasındaki bölgede ve 12 adada geniş çaplı hasara yol açmıştır. Depremin büyüklüğü 7.1, odak derinliği ise 20 km civarındadır.

24 Nisan 1957 gecesi saat 21.17’de 6.2 şiddetinde, 25 saniye süren, merkezi Fethiye olan deprem; Marmaris, Köyceğiz, Rodos, Muğla, Kaş, Bodrum, Milas, Yatağan, Acıpayam, Tefenni, Finike, Aydın, Isparta, Burdur, Ödemiş, Nazilli, Denizli, Symi ve Kos’ta da hissedilmişti. Bu sarsıntıdan yaklaşık 7 saat sonra, 25 Nisan sabahı saat 04.26’da 7.1 şiddetinde ve 60 saniye süren ikinci bir sarsıntı yine aynı bölgede etkili olmuştu.

İlk sarsıntıda Fethiye halkının büyük bölümü teravih namazı için camilerdeydi. Yeni Cami’nin minaresinin yıkılması sonucu 4 kişi hayatını kaybetmişti. İlk sarsıntıdan sonra halkın büyük bölümünün, evlerini terk etmiş olması, ikinci sarsıntıdaki can kaybının nispeten az olmasını sağladı. Fakat yine de toplam 67 kişi hayatını kaybetti.

Depremin sonucu; Fethiye’de rıhtımın 5-6 metrelik kısmı sahilden koparak sulara gömüldü, bu civardaki asfalt yollar yer yer yarıldı, telefon telleri koptu, haberleşme tamamen kesildi, ilçedeki hastane, cezaevi, postane, ortaokul, sağlık okulu ve belediye binası tamamen yıkıldı, Yeni Cami ve diğer camilerin minareleri kısmen hasar gördü. Devlet Bakanlığı tarafından verilen resmi istatistiklere göre bütün deprem bölgesinde toplam 3 bin 796 ev, 20 okul binası, 3 cami, 23 resmi bina, 124 işyeri tamamen yıkıldı.

BOLU ABANT DEPREMİ: 7.1

26 Mayıs 1957’de gerçekleşmiştir. Depremin büyüklüğü 7.1, odak derinliği 10 km’dir. Deprem, Doğuda Abant Gölü, Elmacık ve Mudurnu nehri ile batıda Dokurcun arasında uzanan 40 km’lik dar bir zonda oldukça büyük hasar yapmıştır. Bu zon içerisinde, ahşap binalar dâhil tüm evler tamamen yıkılmıştır.

Deprem, birçok heyelana neden olmuştur. Özellikle,  heyelanlarda biri, Güney köyünün doğusunda, Seymen deresini engelleyerek geçici bir göl meydana getirmiştir. Deprem 5000 yapının ağır hasar görmesine, 52 kişinin ölümüne ve 101 kişinin ise yaralanmasına neden olmuştur.

BALIKESİR MANYAS DEPREMİ: 7.0 

6 Ekim 1964 Salı günü, saat 16:32’de Manyas civarında 7.0 büyüklüğünde yıkıcı bir deprem olmuştur. Deprem, Manyas Gölü’nün güneyinde ve Marmara Denizi’nin güney kıyılarında alüvyal düzlüklerinde kurulmuş olan yerleşim yerlerini içine alan oldukça geniş bir alanda hasar yapmıştır.

Depremde, Manyas’da 1805 konut yıkık ya da ağır, 1067 konut orta, 5588 konut hafif; Susurluk’da 173 konut yıkık ya da ağır, 207 konut orta, 6549 konut hafif; Bandırma’da 690 konut yıkık ya da ağır, 744 orta, 11702 konut hafif; Gönen’de 515 konut yıkık ya da ağır, 1295 orta, 7952 konut hafif; Mustafa Kemal Paşa’da 1137 konut yıkık ya da ağır, 608 konut orta, 8848 konut hafif; Karacabey’de 1187 konut yıkık ya da ağır, 550 konut orta, 2952 konut hafif hasar görmüştür. 73 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.

KÜTAHYA GEDİZ DEPREMİ: 7.2

28 Mart 1970 tarihinde, saat 23:02’de meydana gelen ve Türkiye deprem tarihine, ‘Gediz Depremi’ olarak geçen depremin büyüklüğü 7.2’dir. Odak derinliği ise 15-18 km arasındadır.

Yaklaşık olarak 3000 kilometrekare genişliğindeki sarsıntı alanında takriben 3500 ev tamamen yıkıldı, 7000 ağır, 10600’den fazla bina da fazla ölçüde hasara uğradı. 33000 aile, yaklaşık olarak 80000 kişi barınaksız kaldı. 6 saniye süren depremde 1086 kişi hayatını kaybederken, 1260 kişi de yaralandı. Deprem sonrasında yıkılan ve tamamen harabeye dönüşen şehrin Uşak yolu üzerinde 7 km ilerisine yeniden bir şehir kuruldu ve yıkılan şehre “Eski Gediz”adı verildi.

VAN ÇALDIRAN DEPREMİ: 7.0

1976 Van’da 7.0 büyüklüğünde deprem oldu. Depremin merkez üssü Muradiye ilçesinin Çaldıran bucağıydı.  3840 kişinin öldüğü, 497 kişinin yaralandığı depremde 9232 konut oturulamayacak biçimde hasara uğradı. Deprem Van iline bağlı Muradiye, Erciş ve Özalp ilçeleri ile Ağrı ili Diyadin ve Taşlıçay ilçelerinde hasar yapmıştır. Genellikle hasar ve can kaybı çeşitli malzemelerden oluşan yığma duvarlar üzerine oturtulan kavak ağaçlı, kamış ve toprak damlı konut tiplerinde yaşanmıştır.

1999 KOCAELİ GÖLCÜK DEPREMİ: 7.6

17 Ağustos 1999’da yerel saatle 03:02’de merkez üssü Gölcük olan 7.6 büyüklüğündeki 45 saniye süren Gölcük depremi sadece Kocaeli’nde değil, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir bölgede ve Marmara’da hissedildi. Resmi bilgilere göre 17.480 kişi öldü, 23.781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı, 285.211 ev, 42.902 işyeri hasar gördü. 2010 yılında yayınlanan Meclis Araştırması Raporu’nda ölen kişi sayısı sayısı 18.373 olarak güncellenmiştir.

DÜZCE DEPREMİ: 7.1

12 Kasım 1999 Cuma Günü Saat 18.57’de Düzce’de 30 saniye süren 7.1 büyüklüğündeki depremde, 710 kişi yaşamını yitirdi, 2679 yaralandı, binlerce kişi evsiz kaldı.

73 km. uzunluğunda olan bu fayın 30 km.lik batı bölümü 17 Ağustos 1999 depreminde kırılmış bulunuyordu. 12 Kasım 1999 depremi ise fayın 43 km. uzunluğundaki doğu bölümünün kırılması sonucunda oluşmuştur. 12 Kasım 1999 depremi, 17 Ağustos 1999’daki kırılmaların Düzce fayının doğu bölümünü tetiklemesi sonucu gelişmiştir.

VAN DEPREMİ: 7.1

23 Ekim 2011 Pazar günü saat 13.40 sularında Van Merkeze bağlı Tabanlı köyü merkez üssü olmak üzere büyük bir deprem meydana gelmiştir. Şehirde geniş çapta hasara yol açan depremin büyüklüğü 7.1 olarak ölçülmüştür.

Tüm Türkiye bu depremin yaralarını sarmak için seferber olmuşken bu kez de 9 Kasım 2011 Çarşamba günü 21.20 sularında Van Merkez’e 16 kilometre uzaklıktaki Edremit ilçesinde, aletsel büyüklüğü 5.7 olan yeni bir deprem meydana gelmiştir. 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 depremlerinde toplam 644 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 1.966 vatandaşımız yaralanmış, 252 vatandaşımız ise enkazlardan sağ olarak kurtarılmıştır.

AFAD tarafından işletilen Ulusal Sismoloji Gözlem Ağı’nın verilerine göre, deprem sonucu açığa çıkan enerji miktarının oldukça büyük olduğu, 23 Ekim’de ana şokun oluşturduğu enerjinin Hiroşima’ya atılan atom bombasının 33,2 katına, meydana gelen artçılar da hesaba katıldığında, açığa çıkan enerjinin 37 atom bombasına denk olduğu kaydedilmiştir.

Van merkezli deprem Hakkari, Ağrı, Iğdır, Erzurum, Kars, Muş, Bitlis, Siirt, Batman, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi çevre illerimizle, İran ve Kuzey Irak’ta da hissedilmişti. Depremde binalar yıkılmış, elektrik ve telefon hatları kesilmiş ve en önemlisi büyük çapta can kaybına yol açılmıştı. Richter ölçeğine göre 7.2Mw büyüklüğündeki deprem, Cumhuriyet tarihi boyunca Anadolu’da meydana gelen en büyük depremlerden biri olarak kayıtlara geçti.

DÜNYADA MEYDANA GELEN ŞİDDETLİ DEPREMLER:

-10 Ekim 1980- Cezayir’de meydana gelen 7.3 şiddetindeki depremde BM verilerine göre 2 bin 590 kişi öldü. Merkez üssü El Asnam kasabası olan deprem sonucu 330 bin insan evsiz kaldı.

-23 Kasım 1980- İtalya’da 7.2 şiddetindeki depremde 2 bin 735 kişi öldü, 7 bin 500’den fazla insan yaralandı. Merkez üssü Eboli’de olan deprem en çok Napoli’de geniş bir alanı etkiledi. Deprem sonucu 1500’ün üzerinde kişi kayboldu.

-11 Haziran 1981- İran’da meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremde 1027 kişi öldü, 800 kişi yaralandı. Depremde, Kerman bölgesindeki Golbaf kasabası yok oldu.

-13 Aralık 1982- Yemen’de 6 şiddetinde meydana gelen depremde 3 bin kişi öldü, 2 bin kişi yaralandı. Deprem başkent Sana’nın güneydoğusundaki Dhamar bölgesinin altını üstüne getirdi.

-30 Ekim 1983- Türkiye’de Erzurum civarında 6.8 şiddetindeki depremde 1155 kişi öldü ve 500 dolayında kişi yaralandı. Deprem 35 bin kişiyi evsiz bıraktı.

-19 Eylül 1985- Meksika’da 8.1 şiddetinde meydana gelen depremde, 6 bin ila 12 bin insan öldü, 40 bin kişi yaralandı.

-10 Ekim 1986- El Salvador’da meydana gelen 7.5 şiddetindeki depremde 1500 kişi öldü, 20 bin kişi yaralandı. Deprem 300 bin kişiyi evsiz bıraktı.

-5 Mart 1987- Ekvador Cumhuriyeti’nde merkez üssü El Reventador olan depremde binin üzerinde kişi öldü, birkaç bin kişi kayboldu.

-7 Aralık 1988- Ermenistan’ın kuzeybatısını vuran 6.9 şiddetindeki depremde 25 binden fazla insan öldü, 18 bin kişi yaralandı. Spitak kasabası tamamen yok olurken, Leninakan kasabasının yarısı göçtü.

-21 Haziran 1990- İran’da 7.7 şiddetindeki deprem Gilan ve Zanjan bölgelerini vurdu, 35 bin kişi yaşamını yitirdi ve 100 bin kişi yaralandı. Deprem, 500 bin kişiyi de evsiz bıraktı.

-16 Temmuz 1990- Filipinlerde, merkez üssü Cabanatuan kenti olan 7.7 şiddetindeki depremde en az 2 bin kişi öldü, 3 bin 500 kişi yaralandı. Deprem sonucu 148 bin kişi evsiz kaldı.

-20 Ekim 1991- Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’nin kuzeydoğusundaki Uttarkashi bölgesi yakınında meydana gelen 6.1 şiddetindeki depremde 1600 kişi öldü, 2 bin bin kişi yaralandı.

-12 Aralık 1992- Endonezya’da, East Nusa Tenggara bölgesindeki birçok adada meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremde 1490 kişi öldü. Babi Adası’nda 700 kişi yaşamını yitirdi. -30 Eylül 1993- Hindistan’da ilki 6.4 şiddetinde olan bir dizi deprem ülkenin batısı ve güneyinde 36 köyün yıkılmasına 22 bin insanın ölmesine yol açtı.

Depremin merkez üssünün Maharashtra, Andhra Pradeş ve Karnataka eyaletlerinin bulunduğu bölgede olduğu tespit edilmişti.

-6 Haziran 1994- Kolombiya’da meydana gelen deprem ve depremde Paez Irmağı vadisinde meydana gelen toprak kaymasında bin kişi yaşamını yitirdi.

-17 Ocak 1995- Japonya’da merkez üssü liman kenti Kobe kenti olan 7.2 şiddetindeki depremde 6 bin 500 kişi öldü.

-28 Mayıs 1995- Rusya’da 7.5 şiddetinde meydana gelen deprem ülkenin kuzeyindeki Sakhalin Adası’nda petrol üretim merkezi Neftegorsk kentinde 1989 kişinin yaşamına mal oldu.

-4 Şubat 1998- İran’da meydana gelen 7.1 şiddetindeki depremde en az 2 bin kişi öldü, binlerce kişi yaralandı.

Merkez üssü Afganistan sınırına 150 kilometre mesafede olan depremde 11 köy yok oldu, Kaen ve Birjand kentlerinde büyük hasar meydana geldi.

-30 Mayıs 1998- Afganistan’ın kuzeyini vuran şiddetli depremde 3 bin kadar insan yaşamını yitirirken, Takhar bölgesinde 50 köy yerle bir oldu.

Merkez üssü Afganistan sınırına 150 kilometre mesafede olan depremde 11 köy yok oldu, Kaen ve Birjand kentlerinde büyük hasar meydana geldi.

Depremlere bir de tusunamileri ekleyin ve cevabını söyleyin:

Bunları kıyametin  alameti olarak değerlendirirsek yanlış mı olur!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER