Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cüneyt ARITÜRK
Cüneyt ARITÜRK

DÜNYA TASARRUF GÜNÜ!

Her yılın 31 Ekim günleri (Dünya Tasarruf Günü) olarak kutlanır. Böyle bir günün ihdas edilmesinin amacı, tasarruf bilincini toplumların hayatına yerleştirebilmektir. Türkiye’de de 1935 yılında bazı bankalar, 1924’te Birinci Uluslararası Tasarruf Kongresi’nde kabul edilen 31 Ekim gününü, Uluslararası Tasarruf Günü olarak kabul etmişlerdir.

Dünya Tasarruf Günü, insanları birikimlerini yastık altından çıkartıp bir bankada değerlendirme fikriyle tanıştırmak amacıyla ortaya çıkmıştır. İnsanı zenginliğe götürecek yolculuk, kumbaraya atılan ilk bozuk para ile başlar. Muhtemelen daha önce hiç duymamış olsanız da 31 Ekim, Dünya Tasarruf Günü olarak kutlanmaktadır. Tasarruf etmenin insanlar ve ülke ekonomileri için ne kadar önemli olduğunu vurgulamak amacıyla 1924 yılında World Savings Banks Institute (WSBI-Dünya Tasarruf Bankaları Enstitüsü) adlı bir enstitü kurulmuştur. O tarihten bu yana da Dünya Tasarruf Günü’nün kutlanması bir gelenek halini almıştır.

Ancak, Dünya Tasarruf Gününü, bankaların istemleriyle sınırlarsak, büyük bir yanılgıya düşeriz. Tasarruf, sadece paradan, puldan yapılmakla sağlanamaz. Bakın, aklımıza gelen tasarruf kalemlerinden bazılarını sıralayalım:

*Her türlü enerji kaynaklarını tasarruflu kullanmak.

*Doğal kaynakları tasarruflu kullanmak,

*Suyu tasarruflu kullanmak,

*Her türlü gıda gereksinimlerini ve özellikle ekmeği tasarruflu kullanmak,

*Giyisileri tasarruflu kullanmak,

*Kağıdı, kalemi, defteri, kitabı tasarruflu kullanmak,

*Benzini, mazotu, doğalgazı, elektriği tasarruflu kullanmak,

*Bitkiyi, ağacı, ormanı tasarruflu kullanmak,

*Taşıt, vasıtalarını, makam araçlarını, mobilyaları, ev araç ve gereçlerin tasarruflu kullanmak,

Ve akla gelebilen, gelmeyen satırlara ve sayfalara sığmayacak kadar geniş bir yelpazesi var tasarrufun.

Yazımızı bir Kızılderili atasözüyle noktalamak en iyisi olacak:

“Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunuanlayacak.”

Kızılderili bu konuda bir de şiir yazmış. İşte o şiirin tercümesi:

“Beyaz adam Annesi toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar.

Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. Beyaz adamın kurduğu kentlerde huzur ve barış yoktur.

Bu kentlerde bir çiçeğin taç yapraklarını açarken çıkardığı tatlı sesler ve bir kelebeğin kanat çırpınışları duyulamaz.

Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak…”

Aslında, nelerin tasarruf edilmesi gerektiğini bu Kızılderili atasözü kadar içtenlikle dile getiren başka bir söylem var mı!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER