REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

ERUH İLÇEMİZ

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
ERUH İLÇEMİZ
5-Cüneyt ARITÜRK( kanal56@hotmail.com )
19 views
20 Ekim 2021 - 14:19
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Eruh ilçesi 42. Doğu boylamı, 38. kuzey enlemi üzerinde yer almaktadır. Doğusunda Şırnak, batısında Siirt, kuzeyinde Pervari güneyinde Güçlükonak ilçeleri ile çevrilidir. İl merkezine 53 Km. uzaklıktadır. 2020 yılında yapılan son nüfus sayımına göre Eruh nüfusu 18.387.’dir.Bu nüfus, 9.636 erkek ve 8.751 kadından oluşmaktadır. Yüzde olarak ise: %52,41 erkek, %47,59 kadındır..

Eruh’un kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte M.Ö. 1000 yılların dan itibaren Urartu, daha sonra Med, Pers, Selçuklu ve İslam İmparatorlukları hakimiyetinde kalmış olup Yavuz Sultan Selim zamanında bölge ile birlikte Osmanlı topraklarına katılmıştır Eruh, Siirt İli’nin en eski ilçelerinden biri olduğu Hicri 1288, Miladi 1872 tarihli Diyarbekir Sal namesi’nde (Yıllıkta) Siirt Sancağı’na bağlı dört kaza arasında Eruh Kazası’da sayılmakta; Zilan, Dergül ve Pervari adlarında üç nahiyenin bağlı olduğu, Hicri 1315, Miladi 1899 tarihli Bitlis Salnamesi’nde ise; yine Eruh’un Siirt Sancağı’na bağlı bir kaza olduğu Dergül, Lodi ve Fındık adlarında üç nahiyesinin bulunduğu kaydedilmekte olup, her iki tarih arasında Pervari Nahiyesi’nin Eruh’tan ayrılarak ayrı bir ilçe haline geldiği anlaşılmaktadır. Eruh’ta göçebe olarak yaşayan Garisan aşiretinin Kuzey Irak Zaho şehrindeki Sindi aşiretinin liderleriyle akrabaoldukları söylenir. Eruh,. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte Siirt İli’ne bağlı ilçe statüsüne kavuşturulmuştur. Eruh ilçesinin köyleri altta sıralanmıştır. Siirt ile Şırnak illerini birbirine bağlayan anayolun (98 km) ortasında yer alan Eruh ilçesi; doğusu Şırnak, batısı Siirt illeri, kuzeyi Pervari, güneyi Güçlükonak ilçeleri ile çevrilidir. Eruh ilçe merkezinin nüfusu 10,720 , köyleri ile birlikte toplam nüfusu 20.257 ‘dır.ilçe il merkezine 53 km uzaklıkta olup, rakımı 1.125 m. Yüzölçümü 1.215 km²’dir. Topraklarının büyük bir bölümü dağlarla kaplı olup, arazi dalgalı ve engebeli bir yapıya sahiptir. Eruh ilçesi güneyinde ve kuzeyinde güneydoğu toroslarının uzantısı olan sıra dağlar arasında bulunmakta, bu dağlar güneyden ve kuzeyden Şırnak ve hakkâri dağları ile birleşir. İlçenin en yüksek dağı 2265 m. yüksekliğindeki tarti (terazın), 2100 m. yüksekliğindeki tünek (aval) dağıdır. Eruh’un kuzeyinde bulunan tarti (terazın) dağında terazın ve çirav, cevizlik vadisinde geri ve kısa çeşme yaylaları mevcut olup, bu yaylalar hayvancılık açısından büyük önem arzetmektedir. İlçeye bağlı kuşdalı köyü, tatlıpınar mezrası yakınındaki kaynaktan çıkan Zorava Çayı; Siirt il merkezine bağlı Sağlarca köyü sınırlarında bulunan botan köprüsünde, Botan Çayı ile birleşir. Görendoruk köyü mir suyu kaynağından çıkıp, bilgili köyü mergi mezrası yakınlarında Zorava Çayı ile birleşen Şikefta Çayı da Botan Çayı ile birleşmektedir. Özellikle yaz aylarında debisi düşüktür. İlçe hem Doğu Anadolu, hem de Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yeralmasından dolayı her iki Bölgenin de iklimi yaşanmakta olup, genel olarak karasal iklim hüküm sürmekte; kışları sert ve yağışlı, yazları sıcak ve kuraktır. Ortalama yıllık sıcaklık 14-31, yıllık yağış miktarı ise 67.401 m³’tür. Görendoruk, Bağgöze, Ak Diken, Ballıkavak, Bayırdüzü, Bilgili (Eski Eruh), Bingöl, Bozatlı, Bozkuş, Bölüklü, Budamış, Cintepe, Çeltiksuyu, Çetinkol, Çırpılı, Çimencik, Çizmeli, Dadaklı, Dağdüşü, Dalkorur (Kanıka), Demiremek, Dikboğaz, Dönerdöver, Dudiran (Göçebe), Ekinyolu, Erenkaya, Garsani Habeş, Garsan-i Amo Şahin, Gedikaşar, Gelenkardeş, Gölgelikonak, Gönülaldı, Gulburnu, Kaşıkyayla, Kavakgölü, Kavaközü, Kekliktepe, Kemerli, Kılıçkaya, Körüklükaya, Körüklükaya, Kuşdalı, Narlı Dere, Ormanardı, Ortaklı, Oymakılıc, Özlüpelit, Payamlı, Salkımbağlar, Savaşköy, Soran (Göçebe), Tünekpınar, Ufaca, Üzümlük (Paris), Yanılmaz, Yediyaprak, Yerliçoban,

İlçe’nin en yüksek dağı 2.100 metre yüksekliğindeki Tünek dağıdır. İlçe’nin önemli yaylaları arasında Çırav, Cevizlik, Geri ve Kısa yaylaları yer almaktadır. Zorava, Şikefta çayları Botan çayı ile birleşir.

İlçede Dudiran, Garisan ve Soran adlı dört aşiret vardır. Bunlardan Garisan aşireti “Garisan-ı Şahin” ve Garisan-ı Habeş olmak üzere iki kola ayrılır.

2011 yılı nüfus sayımına göre ilçenin toplam nüfusu 19.424’tür. İlçe Merkezinin nüfusu ise 8.742 olup diğer nüfus köylerde ve beldelerde yaşayamaktadır. Bağgöze Bucağı ve Bağgöze vadisi görülmeğe değer bir doğa harikasıdır.

Eruh’un eski adı DİH’TİR. 42. Doğu boylamı, 38. kuzey enlemi üzerinde yer almaktadır. Doğusunda Şırnak, batısında Siirt, kuzeyinde Pervari güneyinde Güçlükonak ilçeleri ile çevrilidir. İl merkezi ne 53 Km. uzaklıktadır. Eruh, Siirt İli’nin en eski ilçelerinden biri olduğu Hicri 1288, Miladi 1872 tarihli Diyarbekir Sal namesi’nde (Yıllıkta) Siirt Sancağı’na bağlı dört kaza arasında Eruh Kazası’da sayılmakta; Zilan, Dergül ve Pervari adlarında üç nahiyenin bağlı olduğu, Hicri 1315, Miladi 1899 tarihli Bitlis Salnamesi’nde ise; yine Eruh’un Siirt Sancağı’na bağlı bir kaza olduğu Dergül, Lodi ve Fındık adlarında üç nahiyesinin bulunduğu kaydedilmekte olup, her iki tarih arasında Pervari Nahiyesi’nin Eruh’tan ayrılarak ayrı bir ilçe haline geldiği anlaşılmaktadır. Bazı köyleri Garisi (Garisan) olup Kuzey Irak Zaho şehrindeki Sindi aşiretinin liderleriyle akrabadırlar.Garisi (Garisan) köylerinin önderleridirler. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte il olan Siirt İli’ne bağlı ilçe statüsüne kavuşturulmuştur. Siirt ile Şırnak illerini birbirine bağlayan anayolun (98 km) ortasında yer alan Eruh ilçesi; doğusu Şırnak, batısı Siirt illeri, kuzeyi Pervari, güneyi Güçlükonak ilçeleri ile çevrilidir.

Topraklarının büyük bir bölümü dağlarla kaplı olup, arazi dalgalı ve engebeli bir yapıya sahiptir. Eruh ilçesi güneyinde ve kuzeyinde güneydoğu Toros’larının uzantısı olan sıra dağlar arasında bulunmakta, bu dağlar güneyden ve kuzeyden Şırnak ve Hakkâri dağları ile birleşir. İlçenin en yüksek dağı 2265m yüksekliğindeki Tarti (Terazın), 2100 m. yüksekliğindeki Tünek (Aval) dağıdır. Eruh’un kuzeyinde bulunan Tarti (Terazın) dağında Terazın ve Çirav, Cevizlik vadisinde geri ve kısa çeşme yaylaları mevcut olup, bu yaylalar hayvancılık açısından büyük önem arzetmektedir.

İlçeye bağlı Kuşdalı Köyü, Tatlıpınar mezrası yakınındaki kaynaktan çıkan Zorava Çayı; Siirt il merkezine bağlı Sağlarca köyü sınırlarında bulunan Botan Köprüsünde, Botan Çayı ile birleşir. Görendoruk köyü mir suyu kaynağından çıkıp, bilgili köyü Mergi mezrası yakınlarında Zorava çayı ile birleşen Şikefta Çayı da Botan ırmağına akmaktadır. Özellikle yaz aylarında debisi düşüktür.

ÖNEMLİ OLAYLAR ÖNCESİ VE SONRASIYLA ERUH VE ŞEMDİNLİ BASKINI!

1984 yılının 15 Ağustos günü Siirt’in Eruh ve Hakkari’nin Şemdinli ilçelerine eş zamanlı baskınlar düzenleyerek sesini duyuran PKK terör örgütünün eylemleri İlimiz açısından tarihi bir olay olduğu için kitabımızda yer vererek geleceğe ışık tutmak istedik.

Öncesi ve sonrasıyla Eruh ve Şemdinli baskınlarını tarihe ışık tutmak açısından anımsamakta yarar vardır. Bazı olaylar tarihe damgasını vurur… “Unutulmazlar” arasında yerlerini alırlar, Tıpkı Eruh ve Şemdinli ilçelerinin basılmaları gibi… PKK’nın silahlı eylemlerini başlattığı 15 Ağustos 1984 tarihi de işte bu unutulmayan olaylar arasındaki yerini almıştır.

Yaklaşık 40 bin insanımızın öldüğü olayların başlangıç tarihi, 15 Ağustos 1984 Çarşamba günüdür. O gece, her gece gibi durum gayet olağan görünüyor. İlçenin Kaymakamı, Savcısı, Hakimi, Orman Bölge Şefi bir lojmanda sohbet ediyorlar, ilçenin telefonları kesik. Ne Siirt’e, ne de Şırnak’a telefon açabiliyorlar. Sıkça yaşanan bir olay olduğu için bu durum, kimsenin dikkatini çekmiyor.

Kaymakam, “Akşamüzeri Artvin’e telefon edecektim. Hatlar yine kesikmiş… Zaten kesik olmadığı zaman yok ki… Yüz defa Ankara’ya yazdım amma…” diye yakınmakta…

İlçe Jandarma Komutanlığının hemen karşısındaki kahvede oyun oynayanlar, sohbet edip çaylarını içiyorlardı. Telefon hatlarının kesik olması onları hiç ilgilendirmiyor, gibiydi.

Çay ocağındaki garson bir şeyler olacağını biliyordu. Daha dün teröristlere, karakolun hangi odasında astsubay Mehmet’in oturduğunu, kovuşa nereden girildiğini elinde bir çöple toprağın üzerine çizerek anlatmıştı. Eruh’a üç kişi gelip keşif yapmıştı. Bunlar arasında PKK’nın sözde en önemli komutanı, daha sonra adına “Eğitim kampı” açılacak kadar önem verilen kişi Mahsum Korkmaz da bulunuyordu.

1984 yılı başlarında Suriye’de bombalar, silahlar patlıyor, bu ülkede bulunan PKK’nın başı Abdullah Öcalan’a “Bunlar hep senin yüzünden” deniliyordu. Suriye’ye göre eylemi yapanlar, Hafız Esat karşıtı Müslüman Kardeşler örgütü mensuplarıydı. Bu örgütün Hatay civarında kampı bulunuyor, Türkiye tarafından korunuyordu. Örgüt üyeleri Suriye’de eylem yaptıktan sonra Türkiye’ye kaçıyorlardı. Türkiye’nin, Müslüman Kardeşler Örgütüne destek vermesinin nedeni de Suriye’nin bu ülkede bulunan Terörist başı Abdullah Öcalan ve örgütün önde gelen elemanlarını barındırması, bunlara Helve kampını tahsis etmesiydi.

Yine bombaların patladığı günlerde Hafız Esat, kurmaylarıyla birlikte önemli bir karar almıştı. Türkiye’ye karşı PKK kullanılacak, onlara her türlü silah, mühimmat desteği verilecek, kimlik düzenlenecek, sınırı geçmelerine yardımcı olunacaktı. Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad, gizli servis Muhaberat’ın önemli isimlerinden Mervan Zikri aracılığıyla Abdullah Öcalan’a PKK’nın faaliyetlerine göz yumulması karşısında Türkiye’de yoğun eylemler başlatılması talimatını vermişti. İşte, Türkiye’de 15 ağustos 1984 tarihinde başlayan PKK eylemleri için düğmeye böyle basılmıştı.

Siirt, Şırnak, Şanlıurfa yörelerinde güvenlik görevlileri tarafından yakalananların yanı sıra köylüler tarafından yakalanıp teslim edilen şüpheli bazı kişilerin üzerinde keşif notları çıkmıştı. Bu notlarda coğrafi etnik yapı belirtiliyor, aşiretlerin durumları değerlendiriliyor, güvenlik güçlerinin konuşlandıkları bölgeler, asker sayıları konusunda da bilgilere yer veriliyordu. O günlerde yakalanan bu kişilerin PKK’lı oldukları tahmin bile edilemedi.

Yakalanan bazı kişilerin sünnetsiz olması teröristlerin Ermeni terör örgüt ASALA adına çalıştıkları yönünde yorumlar yapılmasına neden oldu. Oysa yakalanan teröristler o günlerde halk savaşı stratejisini benimsemiş olan PKK’nın keşif çalışmalarını yürüten militanlardı. Topu topu 67 kişiydiler. Gruplar halinde fotoğraf çektirdiler. Her grubun ayrı bir ismi vardı.

Örneğin Eruh ilçesini basacak grubun adı “14 Temmuz Propaganda Takımı” olarak tespit edilmişti. Bu adı PKK’lı Hayri Durmuş’un ölüm orucuna başladığı tarihten almışlardı. Onun anısına bu ismin kullanılması uygun bulunmuştu.

Tüm umut bu gruptaydı. Her şeyi, örgütün en önemli komutanı Mahsum Korkmaz planlıyor, en ince ayrıntılar üzerinde duruyordu. Şemdinli ve Şirvan’a baskın gerçekleşirse iyi olacaktı. Ama tam ağırlık Eruh’a veriliyordu.

Tarih 14 Ağustos 1984. Siirt’in Şirvan ilçesine yönelik taciz atışları başladı. Bu atışlar kısa sürdü. Komutan. “Biz yanlış yaptık” dedi, Faysal kod adlı terörist. “Bize verilen talimata göre Şirvan’ı bu akşam değil, yarın akşam basmamız gerekiyordu.” Takım sorumlusu Sarı Hüseyin “Doğridir Vallah” dedi.

Emir yanlış uygulanmıştı. Bunun hesabı kendilerinden sorulacaktı.  Geri çekildiler gruplar arasında telsizle haberleşme yoktu. Bu silah sesleri kopacak fırtınanın habercisiydi. Ancak, dönemin hiçbir yetkilisi Şirvan’a yönelik saldırıyı dikkate almadı. Birkaç sarhoşun işidir diyenlerin yanı sıra eşkıyalar arasında yapılan çatışma diyenler de oldu.

15 Ağustos’ta öğle saatlerine doğru Şirvan’a yapılan saldırıyı unutmuşlardı bile. Dönemin İlçe Jandarma Komutanı silah seslerinin yükseldiği bölgeye sabah erken saatlerde bir devriye çıkartmış, orada ölen ya da yaralanan olup olmadığını öğrenmeğe çalışmıştı. İlçe Jandarma Komutanının durumu öğrenmek amacıyla bölgeye devriye çıkartması işe yaramıştı. Bu olay Şirvan grubunun eylemden vazgeçmesine etkili olmuştu.

Bölgeye devriye çıkartıldığı bilgisini “İlçede durum hareketli” diye gruba ulaştırdılar. Şirvan ilçesi “Faysal” kod adlı teröristin baskın tarihini yanlış anlamasıyla basılmaktan kurtulmuştu. Ertesi gün bölgeye devriye çıkartılması ise ilçede güvenlik önlemlerinin arttırıldığı biçiminde yorumlandı. Bu durum da, teröristlerin eylemden vazgeçmesine neden olmuştu.

 (DEVAM EDECEK)

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.