REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

FETÖCÜ ABLALAR, CARİYE HÜKMÜNDE Mİ!!!

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
FETÖCÜ ABLALAR, CARİYE HÜKMÜNDE Mİ!!!
1-Ahmet ARITÜRK( siirtgazetesi@gmail.com )
72 views
01 Mart 2018 - 13:38
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Temel Karamollaoğlu tarafından paylaşılan vahim bir iddia var. Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu Mersin’de gözaltına alınan FETÖ sanığı kadınların başörtülerinin zorla çıkartıldığı iddiasını paylaşarak: “Bizim sözlerimiz her zaman hükümete uyarı mahiyetindedir” diye beyanatta bulunmuş.

Tam da 28 Şubat Post modern darbesinin yıldönümünde Partisinin genel merkezindeki basın toplantısında böyle bir iddiayı dile getiren Karamollaoğlu, bir bakıma (sizin 28 Şubatçılardan ne farkınız var) demeye getiriyor.

“FETÖ şüphelisi olarak gözaltına alınan hanımların başörtülerinin zorla alındığı, başlarının zorla açtırıldığı iddia ediliyor. 28 Şubat’ta içeri alınanlara böyle bir şey yapılmamıştı. Üniversitelerde yapıldı ancak bu kadar ileriye gidilmedi.  Sadece ibadet etmek istediklerinde kendilerine verildiği belirtiliyor. Nezarethane 24 saat gözetim altında. Erkek güvenlik görevlileri tarafından takip ediliyor. Başka iddialar da var ama şimdilik çok fazla detaya inmek istemiyorum. Bu iddialar doğru mu? Zorla başörtüsü çıkarma sadece Mersin’deki gözaltılara ait bir uygulama mı, yoksa Türkiye genelinde yaygın bir durum mu? Güvenlik gerekçesi ile alındığı söyleniyorsa etek, pantolon, gömlek, tişört değil de sadece başörtüsü mü güvenlik açısından tehlike oluşturuyor? Bizim sözlerimiz her zaman hükümete uyarı mahiyetindedir. Bir gerçeği gün yüzüne çıkarmak için söylüyorum. Eğer bize yanlış bilgi ulaştıysa hükümetin bir an önce buna ilişkin inceleme başlatmasını istiyoruz. Sonuna kadar konunun takipçisi olacağız.”

Diye konuşan Karamollaoğlu’nun açıklamalarına katılmamak mümkün değil. Cezaevlerindeki FETÖ’CÜ BAYANLARIN VE ABLALARIN BAŞÖRTÜLERİNİN ÇIKARILDIĞI DOĞRUYSA, konuyu bir başka açıdan değerlendirmemiz gerekecek.

Dinimize mal edilen, ancak doğruluğu tartışmalı olan bir hükme göre, cariyelerin başörtüsü takmaları yasakmış!

Peki, cariye kime denilir. Müslümanların giriştikleri savaşlarda esir edilen veya para ile satın alınan kadın ve kızlara İslâmi lügatta cariye denilmektedir. Cariyeler, bir nevi odalıktır. Cariyeliğin ana kaynağı, savaş esiri kadınlardır. Savaş sonrasında tıpkı erkek esirler hakkında olduğu gibi kadın esirler de ya karşılıksız olarak, ya fidye karşılığı serbest bırakılırlar veya köle olarak gazilere dağıtılırlar. Sözün özü ganimet malıdırlar. Erkek köleler gibi alınır, satılır, sahipleri dilerse azat eder, dilerse, bir başkasına hediye ederdi.

Osmanlı döneminde köle ve cariye pazarları vardı, haraç mezat satılırlardı. Cariyelik ve kölelik, İslâm adına Müslüman olmayan toplumlarla yapılan savaşların ortaya çıkardığı bir kurum olup, bugün için kendiliğinden ortadan kalkmış bulunmaktadır.

Asıl önemli yanlış,  geleneksel fıkhın;  hür kadın için ayrı, cariye için ayrı “avret yeri tanımı” yapmasıdır… Geleneksel fıkha göre cariyenin avret yeri, erkeğinki gibi diz kapağı ile göbek arasında kalan kısımla, ayrıca karın ve sırtıdır.

Şimdi zihnimizde şöyle bir istifham oluşuyor. Mersin’deki cezaevinde kalan Fetöcü bayanlar ve ablalar savaş suçlusu CARİYELER HÜKMÜNDE Mİ ALGILANIYORLAR!!!

“ÖLECEĞİME ÜZÜLMÜYORUM AMA”

Geçmiş yıllarda, Şehrimizin tanınmış simalarından biri ağır hastalanmış, evinde yatıyormuş. Tabii, ziyaretçileri gelip, gidiyor, şifâ dileklerini ileterek teselli ediyorlarmış.

Gerçekten muhterem bir kişi olan doğruluğu, dürüstlüğü ve mertliğiyle tanınan bu Siirtlinin üç kâğıtçı, dalavereci, sahtekâr mı, sahtekâr bir kardeşi varmış.

Yine kendisini ziyarete giden ve tesellide bulunmak isteyen çok samimi bir dostuna, hasta şöyle demiş:

-Emin ol, ölümden zerre kadar korkum yok. Allah’ın takdiri neyse olacak. Ama, biliyor musun en çok neye üzülüyorum. Ben ölünce, hemşerilerim de varıp benim üç kâğıtçı, dalavereci kardeşime başsağlığı dileyecekler “BAŞIN SAĞOLSUN” diyecekler ya! İşte, bunu düşündükçe üzülüyorum, kahroluyorum!

TAŞLAMALAR

28 ŞUBAT İÇİN

BİN YIL SÜRER DENMİŞTİ

AMA NE VAR Kİ İŞLER

ONBEŞ YILDA DEĞİŞTİ

 

İKİBİNYİRMİÜÇ’LE

İKİBİNELLİÜÇ VAR

İKİBİNYETMİŞÜÇ’E

YELKEN AÇTIK DİYORLAR

 

KULUN BİR HEDEFİ VAR

KADERİNSE BAŞKADIR

KADERDE NEYSE OLUR

KULUN İŞİ LAFTADIR

 

KULUN NİYETİ BAŞKA

KADERİN HÜKMÜ BAŞKA

KİŞİ ELBET GÖRECEK

KADERİNDE NE VARSA

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.