Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cüneyt ARITÜRK
Cüneyt ARITÜRK

GEÇMİŞ YILLARIN RAMAZANLARINDA  GÜRES (HAZRET-İ FAKİRULLAH) CADDESİ

Ramazan ayı yaklaşırken, geçmiş yılların Ramazanlarda Güres (Hazret-i Fakirullah) caddesinin durumu aklımıza takıldı. Ramazan aylarında, Güres Caddesi gerçekten cıvıl cıvıldı. Sanki, bütün Siirt bu caddeye taşınmış gibi olurdu!

Son durumuyla Türkiye’nin belki de en güzel trafiğe kapalı caddesi konumuna gelmiş olan Güres Caddesi, Ramazan ayında iftar ile sahur saatleri arasında çeşitli etkinliklere sahne olmaktaydı. Üzerinde düzenlenen etkinliklerle cadde adeta bir sanat alanına dönüşmekteydi.

Caddedeki çayhaneler, kafeler, lokantalar iftar saatlerine yakın zaman diliminden başlayarak, masalarını iş yerlerinin önlerine serpiştiriyorlar. Mevsim müsait olduğu için kapı önlerindeki masalara rağbet vardı. Bazen, oturacak yer arıyorduk da, masalar dolu olduğu için bulamıyorduk.

Bu cadde üzerinde düzenlenen kermesler, sergiler, defileler, şenlikler, bilimsel çalışmalar, eylemler, okunan bildiriler, imzaya açılan toplumsal hareketler, zaten hareketli olan caddeyi, daha da hareketlendirmekte ve cazip hale getirmekteydi.

Hemen her hafta, trafiğe kapalı olan bu cadde üzerinde bir, hatta birkaç etkinlik beraber sergileniyordu. Daha önce, caddenin trafiğe kapanacak olmasına karşı olan ve bu cadde üzerinde iş yerleri bulunanlar bile, etkinliklerden gayet memnundular. Artık, kimse Güres Caddesinin yeniden trafiğe açılmasını da istemiyor. Şimdi konuşulan tek husus, caddenin üzerinde düzenlenen etkinliklere daha iyi ev sahipliği yapması açısından gerekli eksikliklerin ve aksaklıkların giderilmesi.

Günün neredeyse 24 saatinde hareketli olan bu caddenin kendimize göre bazı eksikliklerini gözler önüne sermek istedik. Caddenin, gece saatlerinde yeterince aydınlatıldığı kanaatinde değiliz. Bu cadde üzerinde mutlaka çok sayıda mobese kameraları konulmalıdır. Çünkü, kalabalıkların olması bir çok riskleri de beraberinde getirmektedir.

Bu yılın Ramazanında Güres Caddesinde etkinlikler, mevsim şartlarına bağlı olarak belki de geçmiş yılları aratacak. Kapalı olmasını artık halkımız yeterince benimsediğine göre, mevcut eksiklikleri gidermenin de çabası içine girilmesini beklemektedir.

Güres Caddesi her zaman için cıvıl-cıvıl amma, Ramazan gecelerinde bir başka olduğu muhakkak! Dileriz ki, bu Ramazan ayında havalar elverişli olur da, Güres Caddesi geçmiş yılların hareketine ve bereketine sahne olur.

CİNCİ HOCALAR!

(CİNCİ HOCA) deyimini çok duymuşsunuzdur. Sözde Cinleri çağırdığını, onlarla diyalog kurduğunu, onlardan bilgiler edindiğini iddia edenler hep olmuştur. Maalesef, saf insanlar da bu gibi madrabazlara çoğu kez aldanır, paralar vererek sözde cinlerden bilgiler edinirler. Cinci Hocaların büyük çoğunluğu her ne hikmetse genelde Medrese öğrenimi görmüş sarıklı, cübbeli din adamlarından çıkar. Zaten, inandırıcı olmaları da bundan kaynaklıdır.

İslam diniyle ilgili, bilgilerini geleneksel yollarla değil de kutsal kitap Kuran ve öteki yazılı dinsel belgelerden sağlayan, din konusunda halkı eğittiği gibi ona kovuşturması gereken yolu gösteren, cinlerle irtibatlı olduklarını, hatta cinlerden evli olduklarını bile söyleyenler bulunmakta.

Belirtmekte yarar var. Siirt’imizin CİNCİ HOCALARI da meşhurdur. Bir bakıma cinci hocaların merkezi Siirt’tir, diyebiliriz. Ta İstanbullardan, Ankaralardan ve yurdun birçok yörelerinden Siirtli cinci hocalara muska yazdırmak için gelen saf vatandaşlarımız var.

Konu cincilerden ve muskalardan açılmışken bir anekdotla yazımızı noktalayalım.

Anekdot şu: Adamın biri, Siirtli Hoca’ya gitmiş İT’İNİN (KÖPEK) hasta olduğunu söyleyerek muska yazmasını istemiş. Beraberinde de hediye(!) olarak bir koç götürmüş. Aslında, muska yazmak işine karşı olan Hoca, Koçu görünce tamah etmiş ve sözde bir muska yazarak İTİN boynuna asması için adama vermiş. Adam da muskayı sevinçle almış ve hayvanın boynuna takmış. İT iyileşince de, hayvanın boynundan çıkarmış. Merak ederek, muskayı açmış ve ne yazıldığını okumuş. Muska kâğıdında şöyle yazıyormuş:

“TAMAH ETTİM ETİNE

MUSKA YAZDIM İTİNE

İSTER TUTSUN TUTMASIN

SAHİBİNİN G.TÜNE”

İnanın ki, yazılan muskaların yüzde doksan dokuzu bu türdendir. İsteyen yine de Cinci Hocalardan medet umarak muska yazdırsın!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER