Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

GELMEKTE OLAN, GELECEK!

Bundan 4 yıl önce 24 Haziran 2018’de Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Milletvekilliği genel seçimleri yapılmıştı. Seçim sonrası, her ne kadar seçimlere hile karıştırıldığı iddia edilse bile, yapılan bütün şikâyetler önce İl Seçim, sonra Yüksek Seçim Kurulları tarafından değerlendirilmiş ve kesin sonuçlar açıklanmıştı.

Cumhurbaşkanlığı seçimine AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakının adayı olarak katılırken, CHP’den Muharrem İnce de MİLLET İTTİFAKININ adayı olarak katılmıştı. İddialı bu iki grup yanında HDP’den Selahattin Demirtaş, İYİ Parti’den Meral Akşener, Saadet Partisinden Temel Karamollaoğlu, Vatan Partisinden Doğu Perinçek Cumhurbaşkanlığına aday olmuşlardı.

Millet İttifakının, (SEÇİMLERE HİLE KARIŞTIRILDI) iddialarını bir yana bırakarak alınan sonuçları anımsayalım.

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 26 milyon 325 bin oy ile Cumhurbaşkanı seçilirken, Muharrem İnce 15 milyon 336 bin oy ile ikinci olmuştu. Selahattin Demirtaş’ın aldığı oy miktarı ise 4 milyon 205 bindi.

Diğer adaylardan Meral Akşener 3 milyon 649 bin, Temel Karamollaoğlu 443 bin, Doğu Perinçek ise 98 bin oy almışlardı.

Milletvekili genel seçimlerinde ise AKP Türkiye genelinde geçerli oyların yüzde 42’sini, CHP yüzde 22’sini, HDP Yüzde 12’sini, MHP yüzde 11’ini, İYİ Parti yüzde 10’unu alırlarken, diğer siyasi partilerden saadet yüzde 1,3 oranında oy almış, diğer siyasi partilerden yüzde 1 oranında oy alabilen çıkmamıştı.

Aradan 4 koca yıl geçti. Köprünün altından çok sular aktı. AIKP’nin içinden iki siyasi parti daha doğdu. DEVA ve GERÇEK Partileri kuruldu. DEVA Partisinin Genel Bbaşkanı Ali Babacan, uzun yıllar AKP’nin ekonomiden sorumlu Bakanı, Gelecek Partisinin Genel başkanı Ahmet Davutoğlu ise AKP’den başbakanlık yapmıştı.

Yine anımsayalım. 24 Haziran 2018’de dolar 6.85 TL idi. Bugün dolar 17.36 TL. Mazot’un litresi 6.24 TL idi, bugün 30 TL’yi aşmış. Örnekleri çoğaltabiliriz. İşsizlik oranı katlanmış durumda. İflas eden ve kepenk kapatan iş yerlerinin haddi hesabı yok. Ülkemizde yaklaşık 10 milyon sığınmacı bulunuyor. Üniversite mezunları ya işsiz, ya lokantalarda bulaşıkçı, ya da çarşıda-pazarda ayakkabı boyacalığı yapıp, simit satarak yaşama tutunmaya çalışıyorlar. Allah korusun, bunalıma girip, intihar edenler bile var…

Normalde 5 yılda bir yapılması yasal zorunluluk olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği genel seçimlerinin Pazar gününe denk gelen 18 Haziran 2023’te yapılması gerekmektedir. Şimdilerde, seçimlerin 5 hafta öne alınarak 14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılacağı haberleri dolaşmakta. Amaç, erken seçime gidiliyor havası uyandırarak, iki defa üst-üste seçilmiş olan Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, üçüncü defa aday olmak şansı yaratmak.

Cumhurbaşkanlığı sistemi ile Türkiye’nin müreffeh ülkeler seviyesine ulaşacağı havaları estirilirken, görülen o ki, bu sistem sayesinde yasama, yürütme ve yargı tek elde toplanmış gibi. Hâl böyle olunca, demokrasinin esamisi okunmuyor. Sansür yasaları birbirini takip ediyor. Sosyal medya için getirilen kısıtlamalar, bunun en açık örneğidir. Seçim havasına girilirken, kimse konuşmasın, herkes sussun isteniyor.

Ama, bu millet inatçı bir millet. İstanbul büyükşehir Belediyesi için yapılan seçim tekrarını anımsayın ve sonucu görün. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri ister Haziran ayında, ister 14 Mayıs 2023’te, ister daha önce yapılsın, Milletin kararı bellidir, değişen bir şey olmayacak. GELMEKTE OLAN, GELECEK…

ADAM KITLIĞI

Bu ülkede, gerçekten ADAM KITLIĞI veya meşhur tabiri ile KAHT-I RİCAL VAR! (Bu hükme nereden vardın!) diye sorulursa, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bakarak bu sözü söylüyorum. 85 milyonluk Türkiye’de, muhalefet partileri hala bir çatı adayı bulmakta zorlandıklarına göre!

Evet, analar nedense artık adam gibi adam doğurmuyorlar! Gerçek anlamda lider bulmak ise  mümkün değil, gibi! Bu durum bize (Adam olmayan yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi derler) sözünü de anımsatmaktadır. İşin doğrusu, gerçek liderlere de pek  rastlanmıyor. 90 yıllık Cumhuriyet tarihimizde LİDER OLARAK benimsenen isimleri bir araştıralım. Lider dedikse, öyle lâlettayin liderler değil! Lider odur ki, “öl” dediğin zaman, tereddüt etmeden emriyle ölenler olacak. “öldür” dediği zaman, öldürmekten gözünü kırpmayan sevdalıları bulunacak!

Şüphesiz, Cumhuriyetimizin Kurucusu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK böyle bir liderdi. “Öl” dediği zaman ölecek, “öldür” dediği zaman gözünü kırpmadan öldürecek sevdalıları vardı. Hakkını inkâr etmemek lâzım. Türkiye Cumhuriyetinin ikinci Cumhurbaşkanı İSMET İNÖNÜ de bu liderlerden biriydi.

Bakın, çok sevilmesine karşılık ADNAN MENDERES için “gerçek bir lider” deyimini kullanamayız. MENDERES, gerçek bir lider olsaydı, darağacına çekildiği zaman, millet isyan eder, Türkiye, kan gölüne dönerdi. Amma, Menderes’in darağacına çekilişini üzüntüyle de olsa millet kuzu-kuzu seyretmekle yetindi.

Eski Başbakanlardan BÜLENT ECEVİT (KARAOĞLAN OLARAK ÜNLENDİĞİ DÖNEMDE) ile MHP Eski Genel Başkanlarından ALPARSLAR TÜRKEŞ de, liderdiler. Çünkü “Öl” dese ölecek, “öldür” dese öldürecek fanatikleri vardı. SÜLEYMAN DEMİREL ise Menderes gibiydi. Sevenleri olmakla birlikte, sevgileri sınırlıydı. “öl” dese ölecek, “öldür” dese öldürecek sevdalıları olsaydı. 7 defa gidip gelmezdi. İhtilallerde, darbelerde, muhtıralarda ŞAPKASINI ALIP, KAÇMAK ZORUNDA kalmazdı!

Günümüzün mevcut liderlerinin de tahlilini yaparsak, doğrusunu isterseniz, sevenleri olmakla birlikte, sınırlı bir sevgidir.  Şakşakçılarına bakmayın, hiç birinin “öl” dedikleri zaman ölecek, “öldür” dedikleri zaman öldürecek fanatikleri yoktur!

Mevcut siyasi partilere bakın ve karar verin. Aralarında hiç “öl” deyince uğrunda ölünecek, “öldür” deyince emriyle adam öldürülecek bir lider var mı!

İşin gerçeği şu ki, terör örgütü lideri olsa ve cezaevinde yatmakta bulunsa dahi Abdullah Öcalan’ın da (APO) “ÖL” dese ölecek, “ÖLDÜR” dese öldürecek FANATİKLERİ çok. Böyle olmasaydı, İmralı misafirhanesinden, örgütünü yönetebilir, Türkiye Cumhuriyetiyle pazarlık masasına oturabilir miydi!

Evet, (muhalefet partileri ÇATI ADAY bulmakta neden bu kadar zorlanıyorlar!) sorusunun cevabı bunda yatıyor. Cumhurbaşkanlığı makamına aday gösterilecek adam gibi adam bulmak o kadar zor ki!

TAŞLAMA

GERÇEKTEN DE VATANDAŞ,

SADAKAYA MUHTAÇTIR

NEYLESİN Kİ ZAVALLI,

YARI TOK, YARI AÇTIR

KANDIRMAYIN MİLLETİ

MİLLET DİBE VURMUŞTUR

AÇTIR YÜZDE DOKSANI

YÜZDE ONU KALMIŞTIR

EKONOMİ RAYINDAN

ÇIKMIŞTIR BU BESBELLİ

KAN AĞLIYOR GÖRÜNÜZ

MEMUR, İŞÇİ, EMEKLİ

EKONOMİK DARBOĞAZ,

SIKAR BOĞAZIMIZI

YARI AÇ VE YARI TOK,

KALMAYA MİLLET RAZI

İCRAYA VERİLENLER,

HACİZLER VE İFLASLAR

İŞTE GERÇEK GÜNDEM BU,

BUNLARI KONUŞSUNLAR

SUNİ GÜNDEMLER İLE,

OYALARLAR MİLLETİ

BUNLAR DEĞİL GEÇİMDİR

MİLLETİN ASIL DERDİ

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER