Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

“GÜVENLİK ARAMAK, BİR İNSAN HAKKIDIR”

Yıl içinde 20 Haziran Günleri “Dünya Mülteciler Günü” olarak tanımlanır. Amaç, kendi vatanlarını terk etmek zorunda bırakılan ve  yabancı ülkelerde yaşayan  insanların durumlarına dikkatleri çekmektir. Dünyada en çok mülteci barındıran ülkelerin başında Türkiye gelir. Türkiye’de mülteci sayısının bu kadar yüksek olmasını Suriye Politikasıyla ilişkilendirerek (KENDİM ETTİM, KENDİM BULDUM) deyimiyle açıklayabiliriz. Türkiye’de her ne kadar 5 milyon mülteci olduğu söylense bile, gerçek rakamın 10 milyon dolaylarında olduğu bilinmektedir.

Londra merkezli Uluslararası Af Örgütünün açıklamalarına göre dünya genelinde en çok mültecinin olduğu ülkeler sıralamasına Ürdün birinci, Türkiye ise ikinci konumdadır. En çok mülteci bulunan ilk on ülke ise sırasıyla Ürdün, Türkiye, Pakistan, Lübnan, İran, Etiyopya, Kenya, Uganda,  Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Çad’tır.

İşin acı ve tuhaf tarafı en çok mülteci barındıran bu ülkeler (KENDİ MUHTAÇ BİR DEDE, NE KALDI BAŞKASINA HİMMET EDE) konumunda, gayrisafi milli hasılası çok düşük, genelde Müslüman ülkelerdir.

Bu arada, en çok göç veren ülkelerin başında Suriye’nin geldiğini de özellikle anımsatalım. Bu ülke vatandaşlarının yüzde 60’ı evlerinden uzakta yaşamak zorunda bırakılmışlardır. Suriye’de çıkan çatışmalar ve işgaller sonucu milyonlarca Suriyeli vatanlarından kaçmak zorunda kalırken, sınır komşusu olarak Türkiye’ye 5-10 milyon arasında mültecinin geldiği bilinen bir gerçektir. Siirt gibi Türkiye’nin en geri geri bırakılmış İlinde bile adım başına Suriyeli mültecilerle karşılaşmaktayız. Avrupa ülkeleri, mülteci akınlarına karşı sınırlarını kapatırlarken, mültecilere maddi destek adı altında Türkiye’nin ağzına bir tutam bal çalmakta, (AMAN HA! KAPILARI AÇMAYIN) diyerek gizli, açık tehditlerde bulunmaktadırlar.

Bir gerçek daha var ki, o da şudur. Göç veren ülkelerin tümüne yakını Müslüman ülkelerdir. Her yıl 20 Haziran tarihinde Birleşmiş Milletler himayesinde, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği UNHCR ve dünya genelinde bir çok ülke ve çok sayıda sivil toplum örgütü Dünya Mülteci Günü kapsamında etkinlikler düzenliyor. Savaş, siyasi ve ekonomik durum ya da zulüm sebebiyle evlerinden olan mültecilerin durumuna dikkat çekiliyor.

Arapça kökenli bir sözcük olan mülteci kelimesi, Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Sözlükteki karşılığı sığınmacı olarak geçmektedir. Arapça köken olarak iltica kelimesi anlamındaki Sığınmacı sözcüğüyse TDK Büyük Türkçe Sözlükte “Başka bir ülkeye veya yere sığınmış olan kişi, sığınık, mülteci; Yabancı bir ülkede iltica etmeden önce belirli bir süre kalan kimse.” şeklinde açıklanmaktadır.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 4 Aralık 2000’de yaptığı toplantıda, 2001 yılı itibariyle her yıl 20 Nisan tarihinde Dünya Mülteci Günü düzenlenmesine karar verildi. Düzenlenen kurulda, 2001 yılının 1951’de imzalanan Mültecilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme’nin 50. yılı olduğu notu düşüldü. 2001 yılında ilk kez kutlanmış ve kutlamalara Amerikalı aktris Angelina Jolie de katılmıştır.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), II. Dünya Savaşı sonrasında evlerinden kaçan veya evlerini kaybetmiş milyonlarca Avrupalı mülteciye yardım etmek amacıyla 1950 yılında kurulmuştur.

2001’den bu yana her yıl 20 Haziran’da çeşitli etkinliklerin düzenlendiği Dünya Mülteciler Günü, her yıl farklı bir tema altında gerçekleştiriliyor.

Bugün için 2021 yılı teması Birleşmiş Milletler tarafından “Together we heal, learn and shine–Birlikte iyileşir, öğrenir ve parlarız” olarak belirlenmişti.

Bu yıl ki tema kapsamında Mültecilerin, genel olarak sağlık hizmetleri, cinsel sağlık ve üreme sağlığı, beslenme ve akıl sağlığı hizmetlerine erişimini genişletmeye teşvik etmek ve iyileştirmeye çalışmak amaçlanmaktadır. Ayrıca üniversite öğrencisi genç mültecilerin, eğitim hayatına destek vermek, karşılaştıkları sorunların üstesinden gelmesine yardımcı olmak hedeflenmişti.

2022 yılı teması ise Birleşmiş Milletler tarafından “Güvenlik Aramak Bir İnsan Hakkıdır” olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

“Her kim, her nerede, her ne zaman olursa olsun herkesin güvenlik arama hakkı vardır.”

Kim olurlarsa olsunlar, kaçmak zorunda kalan insanlara onurlu bir şekilde davranılmalıdır. Kim olduklarına veya neye inandıklarına bakılmaksızın herkes koruma talep edebilir. Pazarlık edilemez: güvenlik aramak bir insan hakkıdır.

Nereden gelirlerse gelsinler, kaçmak zorunda kalan insanlar hoş karşılanmalıdır. Mülteciler dünyanın her yerinden geliyor. Zarar görmemek için uçağa, tekneye binebilir veya yürüyerek seyahat edebilirler. Evrensel kalan şey, güvenlik arama hakkıdır.

İnsanlar kaçmaya zorlandıklarında korunma hakları vardır. Tehdit ne olursa olsun – savaş, şiddet, zulüm – herkes korunmayı hak ediyor. Herkesin güvende olma hakkı vardır.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından Haziran 2016 yılında #WithRefugees inisiyatifi ile başlatılan dilekçe uygulaması hükümetlere, mülteciler için adil bir şekilde çalışmaları yönünde çağrıda bulunması bakımından oldukça önemli bir uygulamadır.

Bu uygulama;  zorla yerinden edilen halklar için hükümetlerin harekete geçmesini ve insanların söz konusu halklar ile dayanışma içinde olmalarını teşvik etmektedir. Bahse konu Dilekçe, hükümetten şunları talep etmektedir:

Her mülteci çocuğa eğitim hakkını gerçekleştirme imkanının sağlanması,

Her mülteci aileye yaşamlarını sürdürmeleri için güvenli bir yerin temin edilmesi.

Her mülteci bireye kendi toplumlarına olumlu katkıda bulunması için, kendisine uygun iş fırsatının sunulması ve yeni beceriler edinmesinin sağlanması.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle 2019 Haziran ayında açıkladığı raporunda, Türkiye’de çoğu Suriyeli olmak üzere 3,7 milyon mültecinin yaşadığı belirtildi.

Birleşmiş Milletler UNHCR raporuna göre nüfusuna oranla en çok mülteci kabul eden ülke ise Lübnan. Bu klasmanda Lübnan’ı Ürdün ve Türkiye izliyor.

Türkiye aynı zamanda 83 bin 800 başvuruyla dünya çapında en çok yeni sığınma başvurusu yapılan 5. ülke konumunda.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü öncesinde yayımlanan raporda iç savaş, çatışma ve baskı ve zulüm nedeniyle geçen yıl dünya genelinde zorla yerinden edilenlerin sayısının “görülmemiş” seviyeye ulaştığına dikkat çekildi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), dünyada geçen yıl zorla yerlerinden edilenlerin sayısının yaklaşık 80 milyona ulaştığını duyurdu.

Rapora göre Türkiye yüzde 92’si Suriyeli olmak üzere toplam 3,9 milyon yerinden edilmiş insana ev sahipliği yaparak, bu alanda dünya sıralamasındaki birinciliğini 2019’da da sürdürdü.

Kolombiya, yaklaşık 1,8 milyon yerinden edilmiş Venezuelalıyı ağırlayarak Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti.

Almanya ise yüzde 42’si Suriyeli mülteci ve sığınmacılar olmak üzere yaklaşık 1,5 milyon kişiyle üçüncü sırada yer alırken, bu ülkeyi Pakistan (1,4 milyon kişi) ve Uganda (1,4 milyon kişi) takip etti.

Evet, Türkiye olarak Dünyada en çok mülteci barındıran ülke konumundayız. Bu durum, ülkemiz insanlarının hoşgörüsü ile açıklansa bile, gerçekte yöneticilerin beceriksizliklerinden kaynaklanmaktadır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER