Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

HAKKARİ BELEDİYESİNE KAYYUM ATANMASI OLAYI!

3 Haziran Pazartesi günü Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış gözaltına alınarak yerine Hakkari Valisi Ali Çelik Kayyum olarak atandı.

Mart 2019 seçimlerinde de HDP; 3 büyükşehir, 5 il, 45 ilçe ve 12 belde belediyesi olmak üzere toplamda 65 belediyenin başkanlığını kazanmıştı. Ancak, o zaman da aralarında Siirt Merkez olmak üzere 59 Belediyenin Belediye Başkanları görevlerinden alınmış ve yerlerine kayyumlar atanmıştı.

Bu duruma karşı DEM Parti yönetimi de, yeni kayyum atamalarının önünü kesmek için partili belediyelerin önünde “nöbet” eylemi başlatma, belediye olmayan yerlerde de il, ilçe örgütlerinin protesto eylemi yapmasını kararlaştırmış bulunmaktadır.

Kayyum atamaları ne derece yasaldır konusu haklı olarak tartışılmaktadır. Son örnek olması açısından Hakkari Belediye Başkanlığından alınan Mehmet Sıddık Akışı ele alalım. Bu şahıs 31 Mart yerel seçimlerine aday olurken, seçim kurullarından gerekli onayı almış ve Belediye Başkanı seçilmesine bir engel olmadığı tescil edildikten sonra Yüksek Seçim Kurulunca adaylığı onaylanmıştır. Seçildikten sonra kendisine mazbatası verilmiştir. Madem suçluydu, neden adaylığına onay verildi.

İkinci bir konu da, diyelim ki, adı geçen şahıs gerçekten suçlu. Peki, kayyum atamak yerine Belediye Meclisinin seçeceği bir üyenin Belediye Başkan Vekili olarak atanması gerekmez mi!

DEM Parti yöneticileri İçişleri Bakanlığı’nın gözaltı gerekçesi olarak 10 yıl önce açılan davayla ilgili yargılama sürecinin bilindiğini, ancak ikinci maddede yer alan Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “terör örgütüne üye olmak” suçlamasından yeni bir soruşturma başlatıldığını gözaltına alındığında öğrendiklerini belirterek bunun bir (TUZAK) olduğunu iddia etmektedirler.

DEM Parti yöneticilerinin bu yolla İçişleri Bakanlığı’nın istediği belediyeye kayyum atayabileceğine dikkat çekerek, “Zaten başka yerlerde de hazırlık yapıldığını biliyoruz” sözleriyle yeni atamaların olabileceğini dile getirmektedirler.

Kayyum atamalarını, “OHAL uygulamasının Kürtler için devamı” olarak nitelendiren DEM Partililere göre Hakkari özellikle tercih edildi.

Hakkari’ye kayyum atanmasının hemen ardından başta CHP olmak üzere muhalefet partileri ile temasın altında da bu anlayış yatıyor.

31 Mart Yerel Seçimlerinde Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın “memnu (yasak) haklarının iadesi”ne yapılan itiraz gerekçe gösterilerek, mazbatasının verilmemesi üzerine AKP içinden ve muhalefetten yükselen tepkiler nedeniyle geri adım atıldığı anımsatılmakta.

DEM Parti, 31 Mart Yerel Seçimlerinde iktidara karşı “güçlü mevziler kazanan” CHP ve Yeniden Refah’ın yanı sıra diğer muhalefet partileri için kayyum atanması sonrasındaki süreci “demokrasi, adalet mücadelesi sınavı” olarak görüyor.

DEM Parti kurmayları, eğer ilk kayyum atamasına güçlü tepki gösterilmezse, bunun CHP’ye ve diğer muhalefet partilerine de uzanacağını düşünüyor. CHP’lileri İstanbul Şişhane’de kayyum atamalarına karşı yapılan eyleme de davet ettiklerini belirten DEM Parti yöneticilerine göre, güçlü muhalefet iktidara geri adım attırılabilir:

“Biz yeni kayyum atamalarına karşı, hem de Hakkari’de başkanın belediye meclisinden seçilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Ama muhalefete de bu süreçte çağrımız olacak. Çünkü eğer bunun önü alınmazsa, Ekrem İmamoğlu hakkında da dava var. Bu İzmir’e de başka yerlere de uzanır. Türkiye’de muhalefete zaten yakıştırılan siyasi suç terör. Onun için siyasi nedenlerle terör yaftası yapıştırılan belediye başkanlarına partisi ne olursa olsun sahip çıkmak gerekiyor. Onun için CHP’nin bu sınavdan başarılı çıkması, gelecekte kurguladığı, hayal ettiği Türkiye’nin gereğidir. Onun için bu CHP’nin en önemli sınavıdır.”

Partisinin Merkez Yönetim Kurulu’nda konuşan CHP Genel Başkanı  Özgür Özel de, kayyum kararını “Hakkari halkının iradesini yok saymak” olarak nitelendirirken, “Kayyum atamak, masuniyet karinesini yok saymak, henüz hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmayan seçilmiş belediye başkanını doğrudan doğruya suçlu ilan etmektir” diye konuştu.

DEM Parti yönetimi ise iktidarın kayyum ataması ile muhalefeti “bölme, DEM’i yalnızlaştırma, kriminalize etme” taktiği izlediği görüşünde.

İktidarın “Kürtsüz normalleşme” arayışında olduğunu savunan parti kurmayları, “Aslında seçimden sonra da iktidarda MHP politikaları galip geldi. Normalleşme dedikleri, seçimle zayıflayan iktidarın kendisine güç takviyesine dönük turlar. CHP’yi yanlarına çekme girişiminden öteye gitmez” yorumunu yapmakta.

Şimdi düşünülen husus şu. Geçen dönem olduğu gibi, kayyum atamaları yaygınlaşır mı!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER