Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cüneyt ARITÜRK
Cüneyt ARITÜRK

İSLAMIN BEŞ ŞARTI NE ZAMAN FARZOLDU?

RAMAZAN KÖŞESİ-20-

HAZIRLAYAN:MUHAMMED CÜNEYT ARITÜRK

İslâm’ın beş şartı birlikte değil, ayrı zamanlarda farzoldu. İşte, dinimizin farzları ve farz olmalarının ilân zamanları:

1-Kelime-i şahadet: Müslümanlığın başlangıcında farz oldu. Beş şarttan ilk farz olan budur.

2- Beş vakit namaz: Hicretten bir yıl önce Miraç gecesinde farz oldu.

3-Ramazan-ı şerif orucu: Hicretin ikinci yılında, Şaban ayında farz oldu.

4-Zekat vermek: Orucun farz olduğu yıl, Ramazan ayında farz oldu.

5-Hac: Hicretin dokuzuncu yılında farz oldu.

Sual: Müslümanlık gelmeden önce, o zamanki insanlar, “bakamayız!” diyerek fakirlik sebebiyle çocuklarını öldürüyorlarmış. Kız çocuklarını da diri diri gömüyorlarmış. İslamiyet gelince bu durumu yasaklamış mıdır? Yasaklamışsa bu konudaki âyet ve hadisler nelerdir?

CEVAP:Bu konudaki bir âyet-i kerime meali:

(Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla, geçim endişesiyle öldürmeyin. Onların da, sizin de rızkınızı biz veririz. Onları öldürmek elbette çok büyük bir günahtır.) [İsra 31]

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir: (Allahü teâlâ, ana babayı üzmeyi, kız çocuklarını diri diri gömmeyi, dilenmeyi haram kıldı. Dedikoduyu, çok sual sormayı ve malı israf etmeyi çirkin buldu.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud]

Sual: İyi insan nasıl olur?

CEVAP:İyi insan olmak için olgun Müslüman olmak gerekir. Zaten Müslüman, iyi insan demektir. Müslüman’a mümin de denir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Müminler, kurtuluşa ermiştir. Namazlarını huşu içinde kılar, boş şeylerden yüz çevirir, zekatlarını verir, iffetlerini korurlar.) [Müminun 1-5] ([Müminler] büyük günahlardan ve hayasızlıktan sakınır, öfkelenince kusurları bağışlar ve işlerini aralarında istişare ederler.) [Şura 37,38]

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:  (Müslüman, elinden ve dilinden emin olunan kimsedir.) [Buhari]

(Mümin akıllı, basiretli ve uyanıktır. Her işte Allah’ın rızasını gözetir. Acele etmez, ilim sahibidir, haramlardan da kaçar.) [Deylemi]

(Mümin, koku satana benzer. Yanına oturan, beraber gezen veya onunla iş yapan faydasını görür.) [Taberani]

(Mümin ülfet eder. Ülfet etmeyen ve edilmeyende hayır yoktur.) [Beyheki]

(Müminin yanına gelen, güzel bahçeye girmiş gibi ferahlık duyar.) [Deylemi]

(Mümin, kötülemez, müstehcen konuşmaz ve hayasız olmaz.) [Hakim]

(Mümin arı gibidir; konduğu dala zarar vermez. Eseri de güzeldir.) [Beyheki]

(Mümin, uysal bir deve gibi, “Ih” denince, yer sert olsa da çöker.) [Beyheki]

(Mümin sert değildir. Yumuşaklığından dolayı ahmak zannedilir.) [Deylemi]

(Mümin geçim ehlidir. Arkadaşına rahatlık verir.) [Dare Kutni]

(Komşusu kötülüğünden emin olmayan, mümin olamaz.) [Buhari]

(Kendin için sevdiğini, başkaları için de sev ki Müslüman olasın.) [Harâiti]

RAMAZAN FIKRASI

“BİRAZ SIRTIMI UFALASAN!”

Geçmiş yıllarda, Siirtli Hâfızlar (KUR’AN-I KERİMİ EZBERDEN OKUYANLAR) Ramazan aylarında başka illere gider, zengin müşterilerinin evlerinde her gün bir CÜZ OKUYARAK, bayram günü okudukları KUR’AN-I KERİMİN HATİMESİNİ YAPAR, ALDIKLARI HEDİYELERLE GERİ DÖNERLERMİŞ. Buna, SİİRTÇE deyimiyle “RAH ID DAVRA=DEVREYE GİTTİ” denilirdi.

Yine bir Ramazan ayının öncesinde Siirtli 4-5 hâfız arkadaş RAMAZAN DEVRESİ için MALATYA’YA gitmişler. O zamanlar, otobüslerle seyahat yaygın olmadığı için gidiş, gelişler trenle olurdu. Kurtalan’a kadar arabayla, oradan da trene binerek, gidilecek yerlere gidilirdi.

Malatya’da, genelde DEVRE İÇİN gidenlerin oturdukları bir KIRAATHANE varmış. Hâfızlar oraya gider, Malatya’nın zenginleri veya zenginlerinin adamları da kıraathaneye gelerek, DEVREYE TUTMAK için anlaşırlarmış. Bazı hâfızlar, devamlı olarak ve yıllardan beri gelip gittikleri için, artık, aboneleri bile varmış.

Malatya’ya giden Siirtli hâfızlar arasında aboneleri olanlar kıraathaneye gitmek ihtiyacını bile hissetmezler, doğrudan doğruya, aboneleri içinde kendilerine en yakın gördükleri ailelerin evlerine giderlermiş.

İşte, Siirtli bu hâfızlardan biri, yıllardan beri gelip gittiği ve artık abonesi olan bir evin yolunu tutmuş. Kapıyı çalmış. Kapıyı, evin Hanımı açmış. Meğer, geçen Ramazan’dan bu yana evin beyi vefat etmiş. Kadın, yine ve özellikle ölen kocası için devre tutacağını belirtmiş ve Siirtli Hâfızı eve almış.

Hâfızın, yol yorgunu olduğunu düşünen kadıncağız iyilik babında:

-Hâfız Efendi, banyoyu yakmıştım, yol yorgunusun, su sıcak istersen, gir yıkan, yol yorgunluğunu üzerinden at! demiş.

Ev sahibesi kadıncağızın, o yıl içinde dul kaldığını öğrenmiş olan Siirtli Hâfızın içine şeytani bir vesvese düşmüş. Girip yıkanmaya başladıktan az sonra, banyonun kapısın çalarak, seslenmiş:

-Hanımefendi, Allah razı olsun, su gerçekten sıcak. Ne var ki, sırtımı keseleyemiyorum. Bir zahmet, banyoya girsen de, sırtımı ufalasan!

Din adamı olarak bildiği ve bunun için saygı duyarak, yapmak istediği iyiliğin başka şekilde yorumlanmasına sinirlenen evin Hanımı:

-Ulan Hâfız! Meğer sen ne lânet şeymişsin. Çabuk elbiseni giyin ve evimden defol, bir daha da bu semte uğrama, ayaklarını kırdırırım!  demiş. Üzerinde hâfızlık kisvesi olduğu için, düştüğü bu durumdan son derece utanan ve defalarca özür dileyen hâfız apar-topar elbiselerini giyinmiş ve doğruca hâfızlar kıraathanesine gitmiş, oradaki arkadaşları neden geri döndüğünü sorup, cevap almakta ısrar edince de büyük bir pişmanlık içinde işlediği haltı itiraf etmek zorunda kalmış!

RAMAZAN MANİSİ

KUR’AN AYIDIR BU AY

GEL CENNETE OL ADAY

TERAVİHİ NEFSE SAY

ŞAHR-I RAMAZAN BU AY

HÂDİS-İ ŞERİF MEÂLİ ÂLİSİ; ORUÇLUNUN RAHATLAYACAĞI İKİ SEVİNÇ ANI VARDIR; BİRİSİ İFTAR ETTİĞİ ZAMAN, DİĞERİ DE  ORUCUNUN SEVABIYLA RABBİNE KAVUŞTUĞU ANDIR.” (BUHARİ, SAVM 9; MÜSLİM, SIYAM 163)

 BUGÜN İÇİN İFTAR SAATİ : 19:02

BUGÜN İÇİN İMSAK SAATİ: 03:51

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER