REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

İSMAİL FAKİRULLAH VE İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
İSMAİL FAKİRULLAH VE İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ
5-Cüneyt ARITÜRK( kanal56@hotmail.com )
6 views
24 Eylül 2021 - 18:13
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

23 Eylül günü Tillo’da düzenlenen etkinlikte ilgiyle izlenen ışık olayının müsebbipleri olan İsmail Fakirullah Hazretleri ile talebesi İbrahim Hakkı Hazretleri hakkında birkaç kelam yazalım istedik.

Bu iki büyük şahsı tanıtmağa kalemler yetmez ama bizim kısaca bir tanıtım olacak.

İSMAİL FAKİRULLAH HAZRETLERİ 1657-1737

Hazret-i FAKİRULLAH’IN Hicri 1067, Miladi 1657 yılında Regaip Kandiline rastlayan bir Cuma gecesi dünyaya teşrif ettikleri belirtilir. Peygamber Efendimizin Amcası Hazret-i Abbas’ın soyundan geldiği bilinmektedir. Babasının Adı Molla Kasım olup, Tillo’da medrese eğitimi vermekle meşguldü.

Hazret-i Fakirullah’ın asıl adı İSMAİL’dir. “FAKİRULLAH” ise Hak yolunda aldığı mertebenin adıdır. Çocukluk döneminde, Siirt’teki FAHRİYE medresesinde eğitim ve öğretim gören Fakirullah, Babası Molla Kasım’ın yanında din ve dünya ilimleri tahsil eder.

24 yaşındayken Babası Molla Kasım’ın irtihali üzerine Tillo’daki Ulu Camiin İmamı ve Müderrisi olur. Seyyid bir aileden gelen ve Siirt’in eşraf bir ailesi olan Hacı Muhammed’in kızı ile evlenmiştir.  Biri kız olmak üzere beş çocuğu olmuştur. Beş çocuğunun da soyları devam etmektedir.

Fakirullah Hazretleri, kendi elinin emeğiyle geçimini sağlardı. Yediği ve ailesine yedirdiği yemeğin helâl olması için büyük bir titizlik gösterirdi.

Fakirullah 30 yaşında annesini kaybettikten sonra Züht ve Takvasının gereği olarak kendisine bir tarla satın almış, bizzat kendi elleriyle asma ağaçları dikmiş ve geçimini sağlamak için çalışmıştır. Tarla ekmiş ekin biçmiştir. 40 yaşına kadar günlerinin çoğunu oruçla geçirmiş, orucunu bir kaç üzüm tanesiyle açmıştır. 40 gün konuşmadan, yeme içme den kesilerek mana alemine dalmıştır. Kırkıncı gün gözünü açmış bir tas su içmiş ekşi nar aşı isteyip bir parça ekmekle yemiş ve kendine gelmiştir. Bundan sonra yemeğini normal yemeye başlamıştır. Daha sonra Kırksekiz yaşında Hac’ca gitmiştir. İsmail Fakirullah Hz’ nin biri kız olmak üzere 5 çocuğu olmuştur.

Hazret-i FAKİRULLAH’ın Peygamber Efendimizin Amcası Hazret-i Abbas’ın soyundan geldiği bilinmektedir. Hazret-i Fakirullah’ın asıl adı İSMAİL’dir. “FAKİRULLAH” ise Hak yolunda aldığı mertebenin adıdır. Çocukluk döneminde, Siirt’teki FAHRİYE medresesinde eğitim ve öğretim gören Fakirullah, Babası Molla Kasım’ın yanında din ve dünya ilimleri tahsil eder.

24 yaşındayken Babası Molla Kasım’ın irtihali üzerine Tillo’daki Ulu Camiin İmamı ve Müderisi olur. Seyyid bir aileden gelen ve Siirt’in eşraf bir ailesi olan Hacı Muhammed’in kızı ile evlenmiştir.  Biri kız olmak üzere beş çocuğu olmuştur. Beş çocuğunun da soyları devam etmektedir.

Fakirullah Hazretleri, kendi elinin emeğiyle geçimini sağlardı. Yediği ve ailesine yedirdiği yemeğin helâl olması için büyük bir titizlik gösterirdi.

KUYU HADİSESİ

İsmail Fakirullah ile ilgili olarak nakledilen meşhur bir kuyu hadisesi vardır. 48 yaşlarındayken, taziye için bir komşusunun evine giden Fakirullah, dönüştü evinin avlusundaki bir susuz kuyuya düşer. Kuyu olayı, Hazret-i Fakirullah’ın yaşamında bir dönüm noktasıdır. Çünkü, velâyet mertebesine ulaşması ve kutbul aktap olması bu kuyuda gerçekleşmiştir.

 Kendi ifâdesiyle Hızır’ı, İlyas’ı, Şeyh Abdulkadir’i Geylani’yi, Cüniyd-i Bağdadi’yi, Şeyh Hamza el Kebir’i, Şeyh Mücahid’i, Şeyh Musa’yı, Muhammed-ur Radi’yi, Şeyh Hasan’ı, Üveys el Karani’yi, Hasan el Hutvi’yi, Neccar oğlu Neccar’ı, Halid bin Velid’i ve daha nice Allah dostlarını bu kuyuda kendisini ziyaret ederlerken ve kutbul aktap oluşunu kutlarlarken gördü. Ruhaniyetleri, düştüğü bu susuz kuyuda ona tecelli etti.

Fakirullah’ın namaza gelmeyişi üzerine kendisini aramaya başlayan cami cemaati, düştüğü kuyunun yanından geçerlerken, bir takım seslerin geldiğini duymaları üzerine, kuyuya bir adam sarkıtarak cezbe halindeki Şeyhi çıkarmışlar.

Kuyu olayından sonra, 8 yıl boyunca uzlete çekilen ve istiğrak halinde bulunan Fakirullah, 9 ncu yılda düştüğü istiğrak halinden ayılarak yeniden irşat görevine başlamıştır. Fakirullah Hazretlerinin ÜVEYSİLİK tarikatına mensup olduğu, ancak, öğrencilerini KADİRİLİK tarikatına yönlendirdiği belirtilir.

Fakirullah Hazretlerinin en büyük eseri “MARİFETNAME” adlı eserin müellifi İbrahim Hakkı Hazretleridir.

 Hicri 1147 Miladi 1737 yılında 80 yaşlarında iken vefat eden Hazret-i Fakirullah, vefatından önce Çocuklarından Şeyh Abdulkadi-i Sani’yi yerine post nişin tayin etmiştir. Türbesi Tillo’da olup, her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Yüce ALLAH’ın rahmeti üzerine olsun.

İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ 1703-1780

 Aslen Erzurum’un Hasankale (Pasinler) ilçesi doğumlu olup tahsilini, ilmini, velâyetini Hazret-i Fakirullah’ın talebesi olmasıyla kazanmıştır. Hicri 1115, miladi 1703 tarihinde 18 Mayıs gününde dünyaya teşrif etmiştir. Fakirullah Hazretleri’nin mürit ve muhiplerinden Derviş Osman Hüsnü Efendi’nin oğludur. Derviş Osman, İsmail Fakirullah Hazretleri’nin en yakını olan müritlerindendir.

Mürşit aramak gayreti içinde Hasankale’den, Tillo’ya gelen Molla Osman, aradığını bulduğuna inanarak, Hazret-i Fakirullah’ın yanında kalmıştır. İbrahim Hakkı dokuz yaşlarındayken Amcası Molla Ali tarafından Tillo’ya, Babasının yanına getirilmiştir. İbrahim Hakkı “Marifetname” adlı eserinde buluşma anını anlatırken, Babası Molla Osman ile Şeyh Fakirullah’ın yan yana durduklarını, Şeyhin, kendisine babasından bile daha sevimli geldiğini anlatır.

İbrahim Hakkı, ilk derslerini bizzat Babası Molla Osman’dan tahsil etmiştir. Babası Molla Osman’ın 1719 yılında vefatından sonra, bir süre için Erzurum’a döner. Fakat, Şeyhinin aşkıyla yanıp tutuştuğu için tekrar Tillo’ya gelir. Fakirullah Hazretlerinin torunu ve Abdulkadir-i Sani’nin kızıyla evlenir.

Dönemin Osmanlı Padişahı Sultan Mahmud ile İsmail Fakirullah arasında sürekli mektuplaşmalar olmaktadır. Sultan Mahmud, Fakirullah’ı İstanbul’a davet eder. Ancak, kendisi gitmez ve yerine müridi İbrahim Hakkı’yı gönderir. Hicri 1766’da, Padişah’ın davetlisi olarak İstanbul’a giden İbrahim Hakkı, günlerinin çoğunu Saray kütüphanesinde geçirir. “Marifetname” adlı meşhur eserini de bu arada yazdığı söylenir.

İstanbul’dan tekrar Tillo’ya dönen İbrahim Hakkı, üstadı Fakirullah Hazretlerinin irtihali üzerine, kayınpederi olan Abdulkadir-i Sani ile birlikte irşat görevini sürdürür. 1780 yılında vefat etmiştir.

Yazımızı Halk Şairimiz Ahmet Arıtürk’ün konuyla ilgili şiirlerini sunarak noktalıyoruz:

İBRAHİM HAKKI İLE İSMAİL FAKİRULLAH

BİRİ CİSİM, BİRİ RUH

BİRİ GEMİ, BİRİ NUH

“GAVS”LIK HALİYLE MEMDUH

İBRAHİM HAKKI İLE

İSMAİL FAKİRULLAH

BİRİ MEVLÂNA GİBİ

BİRİ, ŞEMS-İ TEBRİZ’İ

BİRER MÂNA DENİZİ

İBRAHİM HAKKI İLE

İSMAİL FAKİRULLAH

BİRİ YUNUS EMRE’DİR

BİRİ, TAPTUK DEDE’DİR

YERLERİ GÖNÜLDEDİR

İBRAHİM HAKKI İLE

İSMAİL FAKİRULLAH

BİRİ GÜLŞEN, BİRİ GÜL

GÜLŞENDE ÖTER BÜLBÜL

İKİ BEDENDE BİR KUL

İBRAHİM HAKKI İLE

İSMAİL FAKİRULAH

BİRİ BEDEN, BİRİ CAN

BİR OLMUŞ ANDA CANAN

BİR VEZİRLE, BİR SULTAN

İBRAHİM HAKKI İLE

İSMAİL FAKİRULLAH

BİRİ AĞAÇ, BİRİ DAL

BİRİ PETEK, BİRİ BAL

BİRİ DENİZ, BİRİ SAL

İBRAHİM HAKKI İLE

İSMAİL FAKİRULLAH

BİRİ KOKU, BİRİ TEN

BİRİ GÜL, BİRİ GÜLŞEN

AYRILMAZ BİRBİRİNDEN

İBRAHİM HAKKI İLE

İSMAİL FAKİRULLAH

İKİSİNE OL BENDE

ÂBİD AYIRMA SEN DE

YANYANADIR TİLLO’DA

İBRAHİM HAKKI İLE

İSMAİL FAKİRULLAH

 TİLLO

TİLLO DEDİKLERİ YER

EVLİYALAR DİYARI

DİNLE, BİR-BİR SAYAYIM

ŞÂDOLSUN PAK RUHLARI

ŞEYH HAMZA EL KEBİR’DİR

ŞAHI EVLİYALARIN

CENNET RÂHI GİBİDİR

BİLESİN ANIN RÂHI

OĞLU ŞEYH EL MÜCAHİT

BELLİ EHL-İ CİHATTIR

İLTİCA EDENLERİN

HASIL OLUR MURADI

VE HAZRET-İ ÖMER’İN

ASİL SOYUNDAN GELEN

ŞEYH HASAN EL FATIR’I

BU TESPİHTE SAYMALI

İSMAİL FAKİRULLAH

BİR FAKİR-İ HUDADIR

OL İBRAHİM HAKKI’NIN

MÜRŞİDİ VE ÜSTADI

İBRAHİM HAKKI DERSEN

CÜMLE ÂLEM TANIRLAR

İŞTE “MARİFETNAME”

O’NUN MEŞHUR KİTABI

ŞEYH MUSTAFA İLE ŞEYH

ABDULKADİR-İ SANİ

HAZRET FAKİRULLAH’IN

MÜBEREK EVLÂTLARI

SULTAN MEMDUH BİR VELİ

DİVANI DELİL BUNA

“NEYİN SULTANI” DERSEN

EVLİYALAR SULTANI

SULTAN MEMDUH’UN EŞİ

ANAMIZ HASYA SULTAN

EVLİYALIK YÖNÜNDEN

RABİA’NIN AYARI

EVLİYAR YURDUNA

GEL EY GÜNAHKÂR ÂBİD

TÖVBE KIL, BİL Kİ TÖVBE

YIKAR TÜM GÜNAHLARI

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.