Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

(KİTAPLARLA DÖVÜŞEN ADAM) ŞEYH CELALEDDİN KARDEŞ (1888-15 HAZİRAN 1973)

1988 yılında dünyaya teşrif eden Şeyh Celalettin Kardeş Hazretleri vefatının (15 Haziran 1973) 49. yılında muhipleri tarafından bir kere daha rahmet ve minnetle anılacak.

Mezarının da bulunduğu ŞEYH EL CERRAH CAMİİNDE yıllarca İmam Hatiplik yapan Şeyh Celalettin Kardeş Hazretleri pozitif ilimlere büyük değer veren ve Müslümanların dini ilimler yanında, hatta ondan da çok pozitif ilimlere yönelmelerini tavsiye eden ileri görüşlü, aydın bir bilim adamıydı. Ay’a çıkılmadan yıllar önce günü geldiğinde Ay’a çıkılacağını söylüyor, feza ile ilgili çalışmalar yapılması konusunda uyarılarda bulunuyordu.

Bu tezini de RAHMAN Suresi’nin:   ”Ey cin ve insan toplulukları göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa hadi geçin” mealindeki ayete dayandırıyor ve insanlar günü gelince o güce erişeceklerinin işareti olduğunu savunuyordu.

Şeyh Hazretleri ömrünün son yıllarında uzlete çekilmişti. İmam Hatibi olduğu Şeyh El Cerrah Camii ile evi arasında beş vakit namaz vakitlerinde mekik dokumakta, hiç çarşıya çıkmamaktaydı. Muhipleri, Şeyh Hazretlerini ya camiinde veya evinde ziyaret ederek, sohbetlerinden FEYZ ALMAĞA çalışırlardı.

Şeyh Celalettin Hazretlerinin muhiplerinden  olan ve hayatta olduğu sürece defalarca ziyaret etmek mutluluğuna eriştiğini belirten Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ahmet ARITÜRK’ÜN deyimiyle   (Kitaplarla Dövüşen Adam) olarak tanımlanmaktadır.

A.Arıtürk, Şeyh Celaleddin Hazretleriyle ilgili bir anısını şöyle anlatmaktadır:

“Bir Pazar günü Şeyh Celalettin Hazretlerini ziyarete gitmiştim. Elini öptükten sonra kendilerine:

-Üstadım nasılsınız, iyi misiniz? diye sordum.

Bir yer döşeğinin üzerinde oturan ve önündeki rahlede bulunan kitapları mütalaa etmekte olan Şeyh Hazretleri, kitapları işaret ederek, şöyle cevap vermişti:

-Nasıl olacağım işte, bu kitaplarla dövüşüyorum, bir onlar beni yeniyor, bir ben onları yeniyorum!”

Şeyhimin bu çok manidar cevabından bir hayli etkilemiştim. Sohbetinde bulunduktan ve kendisine zihnimi işgal eden bazı konularda sualler yönelttikten sonra huzurundan ayrıldım. Sorularıma karşılık aldığım cevaplar zihnimdeki istifhamları dağıtmak açısından gerçekten çok isabetliydi.

O ziyarette aldığım ilk cevabın etkisiyle ertesi gün Gazeteye yazdığım yorumun başlığını (KİTAPLARLA DÖVÜŞEN ADAM) olarak koymuştum.”

Şeyhin cevabında derin bir mana vardı. Öncelikle, kitaplarda her yazılana inanmamak, tahlil etmek gereğine işaret edilmekteydi. (Bir kitapta yazıyor) diye, verilen yalan-yanlış bilgilere kapılmamak, gerçeği anlamak için alternatif kitapları okuyarak zihinsel muhakemelerini yaptıktan sonra karar verilmesine işaret edilmekteydi.

Vefatının 49. yılında Şeyh Celalettin Hazretleri’nin aziz ruhunu Fatihalar okuyarak taziz ettikten sonra Arapça bir kasidesinin ilk dörtlüğünü Türkçeye çevirerek yazımı noktalıyorum:

EY HALİMDEN HABERDAR OLAN

TEK DAYANAĞIM SANA OLAN İTİKADTIMDIR

BÜTÜN KÖTÜ İŞLERİMDEN TÖVBE EDİYORUM

BEN FAKİR VE FANİ BİRİYİM

GÜNAHLARIMI VE İSYANLARIMI BAĞIŞLA

***

Aziz ruhu şad, mekânı cennet olsun…

ANEKDOT

Söz, Şeyh Celaleddin Hazretlerinden açılmışken, kendisiyle ilgili anlatılan bir anekdotu da nakletmek gereğini duydum. Hiç olmazsa, bu vesileyle yazıya dökülmüş ve anılaşmış olur.

Şeyh Efendinin, gençlik yıllarında tanıştığı, görüştüğü bir doktor arkadaşı varmış. İş bu doktor arkadaşı,  TENASÜHE İNANIRMIŞ. Yani ruhların gezici olduğuna insandan insana, hatta insandan hayvana veya bunun tersi olarak hayvandan insana geçtiği fikrine sahipmiş. Şeyh Efendi, her ne kadar doktoru bu gayri İslami düşünceden caydırmak istemişse de, doktor bu sapık inadından dönmüyormuş. Bir gün Şeyh Efendi, doktor ve birkaç kişi birlikte bir yerlere gidiyorlarmış. Kafilenin bulunduğu yöne doğru bir köpeğin ağzından salyalar akıtarak, üzerine geldiğini ve havladığını gören Doktor:

-Hoşt! Hoşt! diyerek uzaklaştırmak isteyince, Şeyh Efendi müdahale etmiş:

-Bırak belki rahmetli babanın ruhu bu köpeğe geçmiş. Seni özlediği için sana doğru geliyor! diyerek taşı gediğine koymuş…

Ruhun şâdolsun, “KİTAPLARLA DÖVÜŞEN ADAM.” Dar-ı fenadan, dar-ı ukbaya intikâl etiğin günün 49. sene-i devriyesinde Zatını rahmetle yadediyor, “Refikin MUHAMMED, mekânın cennet olsun” diyerek, aziz ruhuna FATİHALAR SUNUYORUZ.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER