Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Laiklik Meclisi’nden İlkokul Çocuklarının Cami Temizlemeye Götürülmesi Hakkında Suç Duyurusu

Laiklik Meclisi, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen ilkokul çocuklarının tartışmaların odağındaki ÇEDES projesi kapsamında cami temizleyemeye götürülmesi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Laiklik Meclisi, geçtiğimiz günlerde

Yapılan suç duyurusu sonrası Çağlayan Adliyesi önünde Laiklik Meclisi sözcülerinden Berkay Çelen’in okuduğu basın açıklamasında “ilkokul eğitimine kadar dini referanslar ne yazık ki yerleştiriliyor. Ülkemizde her ne kadar hukuk kurumları ve işleyiş anlamında hiç bir kurumun artık yeterli düzeye sahip olamadığını biliyor olsak da bir kez daha mücadelemizi yinelemek açısından biraz önce Diyanet İşleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduk” ifadeleri kullanıldı.

“İlkokul çocuklarının cami temizlettirilmesine, çocuklarımızın tarikat ve cemaat yurtlarında hayatlarından olmasına maruz kalmalarına müsaade etmeyeceğiz” denilen açıklamada “Tüm bu gerici uygulamaların tam karşısında laiklik mücadelesinin, memleket mücadelesinin hayatın her alanında yükselteceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz” ifadeleri kullanıldı,

Laiklik Meclisi tarafından yapılan açıklama şu şekilde:  “Bizler burada bulunan yurttaşlar olarak biraz önce adliyede suç duyurusunda bulunduk. Ve bu suç duyurumuzda ilkokul eğitimi alması gereken çocukların cami temizlettirilmeye çalışılmasına karşı şikayette bulunduk ve suç duyurumuzu biraz önce gerçekleştirmiş olduk.

Siyasi iktidar toplumun her alanında gerici saldırılarına hız kesmeden devam ediyor, memleketin tüm dinamiklerine yönelik topyekûn bir saldırı gerçekleştiriliyor. Hukuk kurumları artık ülkemizde işlevsiz hale getiriliyor, ilkokul eğitimine kadar dini referanslar ne yazık ki yerleştiriliyor. Ülkemizde her ne kadar hukuk kurumları ve işleyiş anlamında hiç bir kurumun artık yeterli düzeye sahip olamadığını biliyor olsak da bir kez daha mücadelemizi yinelemek açısından biraz önce Diyanet İşleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduk. İlkokul çocuklarının alması gereken eşit, bilimsel ve laik eğitimdir. Bu eğitimin dini referanslar ile şekillendirilmesine izin vermeyeceğiz.

Toplumun her alanında giderek artan gerici saldırılara karşı Laiklik Meclisi olarak bir kez daha sözümüzü söylüyoruz. Bu gerici saldırıların karşısında topyekûn bir mücadele hattıyla karşınızda olacağız. İlkokul çocuklarının cami temizlettirilmesine, çocuklarımızın tarikat ve cemaat yurtlarında hayatlarından olmasına maruz kalmalarına müsaade etmeyeceğiz. Tüm bu gerici uygulamaların tam karşısında laiklik mücadelesinin, memleket mücadelesinin hayatın her alanında yükselteceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. Ellerinizi çocuklarımızın üzerinden çekin, bu karanlığa teslim olmayacağız.”

Suç duyurusu metni

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Şikayetçi : T.C. No:

Adresi :

Şikayet Edilenler :

1- Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürü Ersan ULUSAN ve yapılan yazışmalar sonrası anılan fiillerin işlendiği tespit edilecek şahıslar,

2- Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet ÜZGÜN ve yapılan yazışmalar sonrası anılan fiillerin işlendiği tespit edilecek şahıslar,

3- T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa SOYKÖK ve yapılan yazışmalar sonrası anılan fiillerin işlendiği tespit edilecek şahıslar,

4- Batman İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut KURTARAN ve yapılan yazışmalar sonrası anılan fiillerin işlendiği tespit edilecek şahıslar,

5- Batman Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Şafi Özperk ve yapılan yazışmalar sonrası anılan fiillerin işlendiği tespit edilecek şahıslar,

6- T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı Batman İl Müftüsü Nihat KÖK ve yapılan yazışmalar sonrası anılan fillerin işlendiği tespit edilecek şahıslar,

Suçlar : T.C. Anayasası 10. ve 24. maddelerine, 1739 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Temel Yasası’nın tümüne, 5237. s. Türk Ceza Yasası 257. maddesine aykırılık

Açıklamalar :

07.11.2023 tarihli haber* vasıtasıyla ilköğretim öğrencilerinin Tekirdağ ve Batman’da camilere taşındığını, öğrencilere cami temizletildiğini öğrenmiş bulunuyorum.

İlköğretim öğrencisi çocukların eğitim adı altında öğretmenlerinden alınıp din görevlilerine teslim edilmesi, okuldan çıkarılıp camiye götürülmesi başta Anayasamızın ve Millî Eğitim Bakanlığı Temel Yasası’nın ruhuna bütünüyle aykırılık teşkil etmektedir. Uygulanan politikalar nedeniyle Türkiye’de eğitim-öğretimde yaşanan sorunlar ağırlaşmakta, her geçen yıl eşitsizlikler derinleşmekte ve çocuklarımız akılcı ve bilimsel eğitim alması gerekirken maruz bırakıldıkları bu durum çocukların eğitim hakkının istismar edilmesidir.

Kaldı ki, özellikle son 20 yılda eğitimi hedef alan gerici dönüşüm, Millî Eğitim Bakanlığı’nın Diyanet İşleri Başkanlığı’na devrettiği büyük yetkiler, özellikle yurttaşlara neredeyse tek seçenek olarak dayatılan imam hatip okullarının sayısı, ÇEDES, karma eğitimin tasfiyesine dönük adımlar, müfredatta bilimsel başlıkların dini içeriklerle ikamesi, ilköğretim öncesine kadar yaygınlaşan Kur’an kursları, tarikat ve cemaat uzantısı yapılarla imzalanan protokollerle eğitimin tamamına nüfuz etmesi gibi saldırılarla yaygınlaşmakta ve derinleştirmektedir.

Çocukların ve gençlerin akıl ve bilim yoluyla, sorgulayan kuşaklar haline gelmesinin ve dünyayı değiştirme iradesi kazanabilmesinin koşulu ancak ve ancak laik ve bilimsel bir eğitim sistemiyle mümkündür. Okuldan alınıp cami temizletilerek değil.

Kaldı ki, kamunun hizmetine açık olan ortamların profesyonellerce temizlenmesi gerekmektedir.

Hijyenik olmayan mekanları çocuklara temizletmek, korumasız bir şekilde çocukları temizlik yapmaya mecbur etmek ile çocukların sağlığı da tehlikeye atılmaktadır. Ayrıca bu eylem angaryadır ve Anayasa m.18 gereği hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.

Millî Eğitim Bakanlığı’ nın internet sitesinde kurum politikaları sekmesinde MEB’in vizyon ve misyonu kaleme alınmıştır:

VİZYON: Hayata hazır, sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi.

MİSYON : Düşünme, anlama, araştırma ve sorun çözme yetkinliği gelişmiş; bilgi toplumunun gerektirdiği bilgi ve becerilerle donanmış; millî kültür ile insanlığın ve demokrasinin evrensel değerlerini içselleştirmiş; iletişime ve paylaşıma açık, sanat duyarlılığı ve becerisi gelişmiş; öz güveni, öz saygısı, hak, adalet ve sorumluluk bilinci yüksek; gayretli, girişimci, yaratıcı, yenilikçi, barışçı, sağlıklı ve mutlu bireylerin yetişmesine ortam ve imkân sağlamaktır.

Oysa pratikte işbu politikaların tam tersi bir işleyiş sürmektedir. Millî eğitimin, Millî Eğitim Bakanlığı dışındaki yapılar ile çevrelenmesine göz yummak başta Anayasamız olmak üzere tüm ulusal düzenlemelerimize aykırıdır. Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak hepimizin yükümlülüğüdür.

Oysa toplumun her alanını dini referanslarla şekillendirmeyi amaçlayan bu politikalar ile çocuklarımızın geleceğinin karartılması yolunda ilerlenmektedir.

Son olarak ÇEDES projesiyle eğitimin dinselleştirilmesi, ilkokul hatta anaokullarına kadar inmiştir. Din görevlilerinin derslere girmesi, okula gitmesi gereken öğrencilerin camiye götürülmesi, orada içeriği belli olmayan sohbetlere katılmaları ve hatta çocuklara cami temizletilmesi kabul edilemez.

Eğitimi her geçen gün daha da dinselleştiren, öğretim birliğini bozan gerici tüm uygulamalar Anayasa ve yasalarımıza aykırı iş ve işlemlerdir.

Ayrıca, ilgili kamu görevlileri öğrencilere cami temizleterek 5237. s. Türk Ceza Yasası m. 257 gereğince görevi kötüye kullanma suçu işlemiştir.

Kaldı ki, ilgililerin bu yaklaşımı Anayasa m. 24 ile teminat altına alınan “din ve vicdan hürriyeti güvencesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Kamu görevlilerinin bu eylemleri T.C. Anayasası 10. ve 24. maddelerine, 1739 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Temel Yasası’nın tümüne ama hususi olarak 4., 12.,15. maddelerine, 5237. s. Türk Ceza Yasası m. 257 maddesine aykırılık teşkil etmektedir.

Unutulmamalıdır ki, toplumun gelişmesi ancak ve ancak eğitimli bireylerin kazanılması ile mümkün olacaktır. Çedes projesi kapsamında uygulandığı iddia edilen işbu eylemlerin Devrim Kanunlarına aykırılık oluşturması nedeniyle soruşturulmasını ve şüphelilerin cezalandırılmasını talep etme gereği doğmuştur.

Hukuki Sebepler : T.C. Anayasası Türk Ceza Kanunu, 1739 sayılı MEB Temel Kanunu, uluslararası düzenlemeler ve mevzuat

Sonuç ve İstem :

Yukarıda açıkladığım ve re’sen gözetilecek sebeplerle; şüpheliler hakkında soruşturma yapılmak suretiyle cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini talep ediyorum.