REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

LÜTFİ YARDIM VEYA SİİRT’TE ANILAN LÂKABIYLA (MERHUM) MELLE LITFİ…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
LÜTFİ YARDIM VEYA SİİRT’TE ANILAN LÂKABIYLA (MERHUM) MELLE LITFİ…
1-Ahmet ARITÜRK( siirtgazetesi@gmail.com )
6 views
17 Ağustos 2020 - 13:52
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Geçen gün kargo yoluyla bir paket geldi. Doğrusunu isterseniz, gelecek bir paket beklediğim yoktu. Merak ederek öncelikle gönderici adresine baktım, uzun süredir Siirt’ten ayrılmış olan Hemşerimiz (ORHAN YARDIM) tarafından yollanmıştı. Orhan Yardım, Merhum Belediye Başkanlarımızdan Edip Turhan zamanında Siirt Belediyesinde görev yapmış, ancak, Hukuk fakültesini bitirdikten sonra Hâkim olarak başka illere ataması yapılmış, yıllarca Hâkimlik gibi kutsal bir mesleği icra ettikten sonra son olarak, İstanbul Hâkimi iken emekliye ayrılmıştı. Sözün özü, Siirt’in yetiştirdiği kültürlü, birikimli, iftihar edilecek bir hemşerimizdir.

Kıymetli Hemşerimiz tarafından kargoyla gönderilmiş paketi merakla açtım içinde (BABAMIZ) adı altında yayınlanmış kitabından dört adet vardı. Bunlardan biri imzalıydı. Kitabın kapağında hiç de yabancısı olmadığım Muhterem Babası LÜTFİ YARDIM’IN sandalyeye oturmuş, elinde tespih bulunan bir fotoğrafı vardı. Biz Siirtliler, Orhan Kardeşimizin 1974’lü yıllarda rahmet-i Rahman’a intikal etmiş olan Muhterem Babasını (MELLE LITFİ) olarak tanır ve anarız. Anlaşılan, Orhan Yardım Kardeşimiz, Muhterem Babasının hayatını anlatan bir kitap yazmayı görev bilmişti. Gerçekten de Merhum Lütfi Yardım’ın ibret alınması gereken bir hayatı vardı.

Melle Lıtfi, 3 yaşlarındayken geçirdiği suçiçeği sonucu gözlerini kaybetmiş ve ömrünün sonuna kadar a’ma olarak yaşamını sürdürmek zorunda kalmıştı. Ancak, başgözleri görmeyen bu mübarek zatın gönül gözü gerçekten açıktı. Üstün bir zekâya sahip olduğu, KUR’AN-I KERİMİ hıfzetmesinden belliydi. Sadece Kur’an-ı Kerimi değil, Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’E (O’na, al ve ashabına salat ve selâm olsun)  ait çok sayıda hadis-i şerifleri, hem de ravilerinden intikal ettirecek şekilde ezbere biliyor, cemaatlerde, aile toplantılarında, özel sohbetlerinde gerektiği zaman ve yerlerde naklediyordu. Kur’an-ı Kerim ayetleriyle, hâdis-i şeriflerin birbirlerine bağlantılarını öylesine güzel yorumluyordu ki, hayran olmamak mümkün değildi.

Ben bu yazdıklarımı, Oğlu Orhan Yardım’ın kitabından nakletmiyorum. Ayniyle yaşamış biri olarak anlatıyorum. Çünkü bu Muhterem Zatı defalarca dinlemek fırsatını bulmuştum. Gençlik yıllarımda müdavimi olduğum ve (KİTAPLARLA DÖVÜŞEN ADAM) olarak tanımladığım Muhterem din bilginlerinden şair, feylesof, müfessir, muhakkik olarak tanımlayabileceğim Şeyh Celal Kardeş’in akrabası ve müdavimiydi. İlim tahsilinde, Şeyh Efendiden çok yararlanmıştı. Devamlı olarak divanında bulunuyor ve sohbetlerine katılıyordu.

Şehrimizde, geçmiş yıllarda su sıkıntısı had safhadaydı. Kuyu suları kireçli ve tuzluydu. Bu bakımdan TRAHOM oldukça yaygındı. Hatta o yıllarda Şehrimizde TRAHOM HASTANESİ vardı. Çok sayıda a’ma vatandaşlarımız bulunmaktaydı. Bunların içinde zeki olanlar genelde Kur’an-ı Kerim Kurslarına gönderilir, hâfız olmaları sağlanırdı. Şehrimizde, gözleri görmediği halde Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen ve HÂFIZ olan çok sayıda hemşerilerimiz vardı. Bunlar arasında tanıdık birkaç ismi sayarak ruhlarını şad edeyim. Çocuk yaşlarda bir süre derslerine gittiğim Merhum Şükrü ÖZORPAK (MELLE ŞIKRİ), MELLE ETHEM, MELLE FIHRİ gibi başgözleri görmeyen, ancak gönül gözleri açık hemşerilerimiz bulunmaktaydı.  O yıllarda, Siirtli yüzlerce çocuğun, gencin, Kur’an-ı Kerim’i hıfzetmesi, okuması onların sayesinde gerçekleşmişti.

Orhan Yardım kitabında sadece Muhterem Babasını anlatmakla kalmamış, geçmiş yılların Siirt’ini de adeta gözler önüne sermiş bulunmaktadır. Bu bakımdan, her Siirtlinin okuması gerekli bir kitap. Siirt tarihi açısından da önemli bir kaynak.

Kitapta Orhan Yardım’ın yanı-sıra Kardeşlerinin ve bazı akrabalarının da Merhum MELLE LITFE ile ilgili anılarına yer verilmiş. Kâmuran Yardım, Şükran Yardım, Adnan Yardım, Ekrem Yardım, Nazif Yardım, Över Tükenmez, Erkan Yardım, Burhan Yardım gibi aile yakınlarının da anılarına ve yorumlarına yer verilmiş.

Bu arada, kitapta yer alan aile fotoğrafları da çok ilginç ve önemli bir çağrışım yapmaktadır. Merhum MELLE LITFİ’NİN fötr şapkası, aile efratlarının kravatlı takım elbiseli giyimleri o yıllar için gerçekten çok anlamlı. Her şeyden önce Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını ne kadar çok benimsediklerini adeta haykırmaktadır.

Orhan Yardım Kardeşimiz, (BABAMIZ) adını verdiği kitabında, gerçekten örnek bir sima olan Merhum Babasını tanıtmakla kalmamış, Siirt’in örf, adet ve geleneklerinden de bahsederek, Siirt’in geçmişine ışık tutacak bir eser meydana getirmiştir.

Bu vesileyle merhum MELLE LITFİ hocamıza rahmetler dilerken, gerçekten de anımsanması ve örnek alınması gereken bir değer olan Babasıyla ilgili kaleme aldığı ve (BABAMIZ) adını verdiği bu kıymetli eserinden dolayı hemşerimiz emekli İstanbul Hâkimi Orhan Yardım’a teşekkür ediyoruz.

ANEKDOT

Şehrimizde, geçmiş yıllarda, Molla Beşir adında doğuştan a’ma biri varmış. Şehrin bütün caddelerini, yollarını sokaklarını elinde bastonuyla çok rahat bir şekilde gezer, dolaşırmış. Gece, gündüz  farketmez, gezerken, hiç kimseden adres sormaz, “acaba neredeyim” endişesi duymazmış. Çünkü Siirt’in bütün caddelerini, sokaklarını, kaldırımlarını adım, adım bilirmiş. Nereden dönülmesi gerektiğini, kaç adım attıktan sonra nereye varacağını, hangi yolda bir çukur bulunduğunu, hangi kaldırımın, caddeden ne kadar yüksek olduğunu adeta ezberlemiş. İşin gerçeği, o zamanlar Siirt de zaten 10 bin nüfuslu bir kasaba kadarmış. Evden, işe; işten, eve; camilere, taziyelere hep başkasından destek almadan yalnız başına gider gelir, yolunu da hiç şaşırmazmış.

İşte, bu doğuştan âmâ Siirtli Hemşerimiz, bir gece ziyaretinden dönerken, yolda birinin:

-Yolumu kaybettim, Allah rızası için biri elimden tutsun, evime götürsün! diye yardım istemekte olduğunu duymuş. Böyle ağlayarak yardım isteyen, sonradan âmâ olmuş “Ammo Musa” adında biriymiş. Doğuştan âmâ olan Molla Beşir, adamı sesinden tanımış. Sesin geldiği yöne yönelerek, gitmiş, elinden tutmuş ve:

-Ammo Musa, evinden neden bu kadar uzaklaşmışsın? diye sormuş…

Evinin bulunduğu mahalleden bir hayli uzaklaşmış olan sonradan âmâ olma Ammo Musa, yolunu kaybettiğini, bulayım derken, daha da uzaklaştığını söylemiş. Bunun üzerine, Ammo Musa’yı elinden tutan Molla Beşir, O’nu, evinin kapısı önüne kadar götürmüş.

O zamanlar, küçük de olsa, Siirt’in bütün yollarını, sokaklarını, camilerini, hatta akrabası olsun olmasın hemen herkesin evinin yerini, doğuştan âmâ birinin bulabilmesi ve hiç şaşırmadan adım hesabı ile gidip gelebilmesi, baş gözleri görmeyen bu kişinin, gönül gözünün ne kadar açık olduğunun ispatı değil mi…

Allah, ikisini de rahmet eylesin…

TAŞLAMALAR

GÖNÜL GÖZÜYLE GÖREN

ERDEMLİ İNSANLARDIR

BU TOPLUMA ŞEKLİNİ

VERENLER BİL ONLARDIR

GÖNÜL GÖZÜ KÖR OLAN

VAY Kİ BİNLER VAY ONA

GÖNÜL GÖZÜ KÖRDÜR YA

BAŞGÖZÜ AÇIK AMA

İKİ TÜRLÜ GÖZ VARDIR

BİRİ BAŞ GÖZÜ BİRİ

KALB GÖZÜDÜR DOSTUM BİL

KALB GÖZÜ EN İYİSİ

RABBİM GÖNÜL GÖZÜMÜ

AÇIK EYLE HER DAİM

VARSIN BAŞ GÖZÜ İLE

GÖRMEZSEM, GÖRMEYEYİM

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.