Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

MAHALLE BABASI OLMAK!

2022 yılı Haziran ayının üçüncü Pazar günü 19 Haziran’a denk geliyor. Yani, bu yılın BABALAR GÜNÜ 19 Haziran…

İşin doğrusu şu ki, 18 aylık bir bebek iken BABASINI KAYBETMİŞ BİR YETİM OLARAK öz babama (BABA) demek mutluluğunu hiç tatmadım. Ama, (BABA) diye hitap ettiğim iki büyük babam vardı. Bunlardan biri DEDEM (BABAMIN BABASI) HACI SALİH ÇETO, diğeri de yine DEDEM (ANNEMİN BABASI) HAYDAR EFENDİ (HAYDAR KILIÇÇIOĞLU) idi. Bu iki rahmetli dedeme sadece ben veya bizim aile değil, bütün mahalleliler (BABA) diye hitap ederlerdi. Babamın Babası nasıl IMHELLIT IS SOK (BATI MAHALLESİ) tarafından (BABA) olarak anılmakta idiyse, Annemin Babası da kendi Mahallesi olan Şeyh Halef Mahallesinin (ÜLKÜ MAHALLESİ) babası konumundaydı. Her iki mahallede (BEYT BABA=BABA EVİ) denildiğinde akla gelen isimler bunlardı.

Bir mahalleye BABA olabilmek, BABA olarak benimsenmek öyle kolay değildir. Mahalle halkını kucaklayıcı olmak, sorunlarını çözmek, küskünleri barıştırmak, hatta mahallenin gençlerini evlendirmek gibi yükümlülükleri vardı.

İnanır mısınız, bundan kısa bir süre önce, Güres Caddesinde yürürken, eski mahallemizden benden 10 yıl kadar yaşlı bank’a oturmuş eski bir komşuyu gördüm. Bu komşuyu görmeyeli bir hayli zaman olmuştu. Yanına yaklaşarak selâm verdim, halini, hatırını sordum. Beni tanıdı, Siirt Arapçasıyla:

-Oooo, ALLAH YIRHAM BABA!

(Oooo, ALLAH BABAYA RAHMET ETSİN!) dedi.

(Baba) olarak kastettiği, rahmetli dedemdi. Çünkü, hayatta olduğu yıllarda bizim mahallenin tümü dedeme (BABA) diye hitap ederlerdi. Evimiz de (BEYT BABA=BABANIN EVİ) olarak tanımlanırdı.

Dedem (Babamın babası) vefat ettiğinde 5-6 yaşlarındaydım. Onunla ilgili anıları babaannemden, annemden, halamdan duydum, öğrendim. İkinci Dünya savaşı sırasında büyük bir kıtlık yaşandığını, hali vakti iyi olan dedemin evinde  her gün kazanlarla yemek pişirilerek, fakirlere dağıtıldığını, askere giden gençlere yol harçlığı verdiğini, yetim kızların çeyizlerine katkı sağladığını çok duydum, bunlarla ilgili anekdot olacak anlatımlar bile var.

Rahmetli dedem, sadece Mahallemizde değil, Siirt çapında bir kimliğe sahipti. Hatta, merkez köylerin halkının dedemle sürekli irtibatları vardı. O zaman mektuplarla yapılan haberleşmelerde çevre köyleri dedemin dükkânı adres olarak gösterirlerdi. Dedemin vefatından yıllar sonra bile yerine geçen Ağabeyim Merhum Sabri Arıtürk’ün işlettiği iş yerine (HACI SALİH ÇETO ELİYLE) adres gösterilerek günde 20-30 mektup geldiği olurdu. Çoğu, merkez köylülere ait bu mektupları, köylüler gelir alırlardı.

Dedemin hayatta olduğu yıllarda bankalar yoktu. Olsa bile, vatandaşlar paralarını, ziynet eşyalarını bankalara yatırmazlardı. Şehrin muteber kişileri (EMANETÇİLERİ) vardı. Rahmetli dedem de bu EMANTÇİLERDEN biriydi. Bir çok hemşerimiz parasını, ziynet eşyasını DEDEMİN yanında saklardı. Yine aile büyüklerimin anlattığına göre, bir gün Dedeme ait Helvacılar Çarşısındaki dükkana hırsız girmişti. Dedemi büyük bir endişe sarmış, emanet ziynetler, paralar çalınmış korkusuyla telâşlanmıştı.

Neyse ki, kendisine ait bir miktar paranın çalınmasına karşılık, daha itinalı bir şekilde sakladığı emanetlere ulaşılamamıştı. Emanet paraların ve ziynetlerin yerinde durduğunu gören dedem, rahat bir nefes almış, bir tellal çıkartarak, (Her ne kadar Hacı Salih Çeto’nun dükkânına hırsız girmişse de, emanet paralar ve ziynetler yerinde duruyor. Emanet sahipleri, giderek, emanetlerini alsınlar) diye çığırtmış. Emanetleri sahiplerine tevdi ettikten sonra da, bir daha emanet kabul etmemiş.

Kendisine (Niçin tellal çıkartarak emanet sahiplerine emanetlerini almalarını istedin) diye sorulduğunda şu cevabı vermiş:

-Şimdi, benim yanımda çok kişilere ait emanetlerin bulunduğu biliniyor. İnsanı seven var, sevmeyen var. Beni sevmeyenler arasında (Hacı Salih, emanetlere konmak için kendi dükkânını soydurdu) diyenler çıkabilir. Gel de bunun aksini ispat et. Ama, emanetlere dokunulmadığını duyurunca, böyle bir töhmen altına kalmaktan kurtulmuş oldum.

Evet, Babalar Gününde kendi öz babamla ilgili anlatacak bir anım olmadığı için, sadece benim değil, bütün Mahallemiz halkının (BABA) olarak hitap ettiği Merhum Dedem HACI SALİH ÇETO’YU ANMAK İSTEDİM…

Bütün babaların ve özellikle ÇEVRELERİNE BABALIK YAPANLARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN…

TAŞLAMA

BUGÜN BABALAR GÜNÜ,

ATATÜRK’TÜR BABAMIZ

BİZ ATAMIZ OLARAK

ONU TANIRIZ YALNIZ

BU MİLLETİN BABASI

MUSTAFA KEMAL ELBET

TÜRKLERİN BABASIDIR

DÜN, BUGÜN, İLELEBET

EN BÜYÜK BABAMIZIN

BABALAR GÜNÜ KUTLU

OLSUN DİYORSAK BİZLER,

ELBET ATATÜRK’TÜR BU

RAHMETLE VE MİNNETLE

ATAMIZI ANARIZ

BU MİLLETİN BABASI

MUSTAFA KEMAL PAŞAMIZ

BABA VAR, BABACIK VAR,

BİR DE (MAFYA BABASI)

(DÜNYA BABALAR GÜNÜ)

VAR MI BUNUN DAHABI

SÜLEYMAN DEMİREL’İN

BİR LÂKABI (BABA)YDI

ERKDOĞAN’A ‘REİS) DER,

MEDYANIN YALAKASI

MAFYA BABALARINDAN

TEHLİKELİ OLANLAR

KİM DİYE SORARSANIZ,

DEVLETİ SOYAN ONLAR

BENİM ÜÇ BABAM VARDIR,

ÖZ BABAMI GÖRMEDİM

HER İKİ DEDEME DE

GURURLA (BABSA) DERDİM

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER