REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

MAVİ VATAN BİLİNCİNİN ARTTIRILMASININ ÖNEMİ…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
MAVİ VATAN BİLİNCİNİN ARTTIRILMASININ ÖNEMİ…
Erman CANDER( ermancander@hotmail.com )
22 views
04 Eylül 2020 - 11:55
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ülkelerin kara sınırları olduğu gibi karasuları (deniz, okyanus) sınırları da bulunmaktadır. İlk olarak coğrafya derslerinde kıta sahanlığı olarak öğrenmeye başladığımız ve öneminin özellikle son dönemde daha da anlaşılır hale geldiği karasuları kısaca; egemen bir devletin kara topraklarına bitişik, genişliğini uluslararası hukuka göre kendisinin belirlediği, hâkimiyeti kıyı devletine ait olan deniz alanları olarak özetlenebilir. Son dönemde Yunanistan’la anlaşamadığımız bu sınırlar hakkında bilinçlenmemizi arttırmamız gerekmektedir. Bizler nasıl bir karış toprağımızı bile düşmana vermeyi aklımızın ucundan dahi geçirmiyorsak, karasularımızdan da bir damla suyu bile başkalarına bırakmayacağımız bilincini tüm yurttaşlarımıza aşılamalıyız. Doğu Akdeniz’de Petrol ve Doğalgaz aramalarının artması, buralarda yüksek rezervlerde kaynakların olduğu söylentileri son dönemde bu sınırların üzerinde hakimiyet elde etmek ve daha fazla alana hakim olma isteğini de beraberinde getirdi. Lozan Antlaşmasına göre Yunanistan’la olan 3 mil’lik karasuları sınırımız bulunmaktaydı. Daha sonra bu sınırı 1936 yılında 6 mil’e çıkaran Yunanistan’a o dönemde olumlu olan Türk-Yunan ilişkileri nedeni ile Türkiye’de itiraz etmemiştir. 1964 yılında Kıbrıs sorunu nedeni ile Yunanistan’ın Anadolu kıyılarına yakın adaları silahlandırması sonrasında Türkiye’de karasularını 6 deniz miline çıkarmıştır. Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası Yunanistan’ın hakimiyet alanını güçlendirmek için deniz sınırını 12 mile çıkarma girişimleri olsa da 1976’da bu durumun tarafımızca savaş sebebi sayılacağı belirtilmiş ve zaman içerisinde bu olay gündemdeki sıcaklığını yitirmiştir. 1995 yılında tekrardan Yunan tarafınca gündeme getirilen bu olay, dönemin siyasilerinin birlik içinde gösterdikleri kararlılıkla tekrardan geri adım atılmasıyla sonuçlanmış ve bu 12 millik talep yine rafa kaldırılmıştı. Son dönemlerde tekrardan Yunan tarafınca böyle bir kararın alınacağı söylemleri, Hükümetimiz yetkililerinin bu kararın savaş sebebi kabul edileceğini ilan etmelerine neden olmuştur. Peki, Yunanistan’ın Ege de karasularını 12 mil’e çıkarması ne anlama geliyor? Yunanistan’ın Ege Denizi’nde karasularını 12 deniz miline çıkarması Ege Denizi’nin %40’ını oluşturan Yunan karasuları büyüklüğünü %70’e yükseltecek, açık deniz alanının büyüklüğü %51’den %19’a düşecektir. Nihayetinde Türkiye’ye Ege Denizi’nin %10’undan daha az bir alan kalmış olacaktır. Yani anlayacağınız Çanakkale’den yola çıkmak isteyen bir gemimiz Yunan karasuları nedeniyle Akdeniz’e bile inemeyecek anlamını taşımaktadır. İsrail’de bulduğu gaza Türkiye’yi ortak etmemek ve saf dışı bırakmak için Yunanistan tarafında yer almaktadır. Türkiye’nin sahada var oluşu ve kendisinin kaynaklara ulaşmasıyla sonuçlanacak olası bir senaryo İsrail gazını boşa çıkaracak ve pazarlanmasını imkânsız hale getirecektir. Bu durum İsrail’in Yunanistan’ın tarafında yer almasına neden olmaktadır. Türkiye barışçıl politikalar sergilese de karşı tarafın tutumu bizleri bir çatışma ortamına çekmektedir. Yunanistan’ı destekleyerek söz sahibi olmak isteyen Fransa, yıllar önce aynı sıkıntıyı İngiltere ile yaşamış ve haklarını korumak için uluslararası girişimlerde bulunmuştur. Kendisine yapılanın haksızlık olduğunu savunan Fransa, şimdi çıkarları nedeniyle kendisinin yaşadığı durumu göz ardı ederek Yunanistan’ın tarafında saf tutmaktadır. Biz kara sınırımızı nasıl koruyor ve sahipleniyorsak, karasuyu sınırlarımızı da aynı şekilde sahiplenmekteyiz ve kimsenin talebiyle bu haklarımızdan feragat edecek durumda değiliz. Bu bilincin tüm vatandaşlarımızda oluşması ve bilinçlendirmelerin artmış olması gerekir. Yunanistan yerine biz 12 mil ilan etmiş olsak, durum nasıl karşılanacaktı? Biz hep ılımlı siyaset peşinde olduk ve barışçıl yollar izledik. Başkalarına dil uzatmadık ama bize laf ettiklerinde cevaplarını verdik. Yalnızlaştırma ve yönetme planları yapanlar kararlılığımız ve haklılığımız karşısında geri adım atacaklardır. Okyanus ötesinden ülkemizin hükümetinin darbeyle değil, farklı yollarla değiştirileceği küstahlığını yapanlara, onları darbeyle değil rakiplerini destekleyerek başa getirtmeyeceğimizi söyleyip oyun kurulan değil, oyun kuran bir devlet olduğumuzu göstermeliyiz. Savaşın son seçenek olduğunu bilsek de gerekirse bir damla suyumuzu bile vermeyeceğimizi belirterek her türlü oldu-bittiye karşı çıktığımızın bilincini aşılamalıyız…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.