Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

MECLİS-İ MEBUSAN’IN KÜŞADI

Cumartesi günü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ya da eski adıyla Hâkimiyeti Milliye ve Çocuk Bayramı! Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1920 yılında, yani bundan tam 102 yıl önce 23 Nisan’da bir Cuma günü (MECLİS-İ MEB’USAN) adı altında KÜŞAT edilmişti. Bilahare, bu günün Çocuk Bayramı olarak kutlanması kararlaştırıldı. Daha sonra da adı (Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı) olarak değiştirildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 23 Nisan gününde gerçekleştirilmesi hiçbir şekilde tesadüfi değildir. Çünkü 1920 yılının 23 Nisan’ı,  CUMA gününe denk gelmekteydi. Ayrıca, Miladi takvime göre Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selâm olsun) dünyaya teşrif ettikleri gündür. Birçok tarihçilere göre Peygamber Efendimizin Dünyaya teşrif ettikleri gün 20 Nisan değil, 23 Nisan’dır.

1920 tarihinde açılışı yapılan MECLİS-İ MEB’USAN’DAKİ milletvekilleri (MEBUSLAR) arasında, (ÂLİM) olarak nitelendirilebilecek, İslami ilimlere vakıf çok sayıda üyeler vardı. Bu dini bilimlerle mücehhez adamlarından biri de Siirt Mebusu Halil Hulki Aydın’dır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin (MECLİS-İ MEBUSAN) 23 Nisan’da KÜŞAT EDİLMESİNİN önemli sebeplerinin başında, Peygamber Efendimizin Miladi takvime göre bu tarihte dünyaya teşrif etmiş olmaları ve Cuma gününe denk gelmesiydi. Çünkü dinimize göre Cuma mübarek bir gündür. Mübarek işlere, mübarek günlerde başlanması sünnettir.

Zaten, Meclisin açılışı gerçekleştirilmeden önce, başta Mustafa Kemal Paşa (ATATÜRK) olmak üzere bütün mebuslar, Hacı Bayram-ı Veli Camiine giderek, önce CUMA NAMAZINI kılmışlar, DUA ETMİŞLER, sonra TEKBİRLERLE meclis olarak kullanılmak üzere hazırlanan binaya giderek MECLİS-İ MEB’USAN’I KÜŞAD ETMİŞLERDİ.

Meclis-i Meb’usan’ın küşadında Mustafa Kemal Paşa’nın (ATATÜRK) konuşmasına (Bİ MENNİHİL KERİM = KERİM OLAN ALLAH’A MİNNET DUYGULARIMIZI ARZEDEREK) cümlesiyle başlamış olması da gayet dikkatleri çekicidir.

Bunca yıl, 23 Nisan törenlerini izlerim. Şimdiye kadar, hiçbir konuşmacının bu konulara doğrudan veya teğet dokunduğuna şahit olmadım. TBMM’nin bir 23 Nisan günü açılmış olması, sanki tesadüfen belirlenmiş bir tarih olarak sunuluyor. Oysa Meclisin 23 Nisan’da kuruluşunun bir esprisi vardır. O da Hazret-i MUHAMMED’İN dünya teşrif ettikleri gün olmasıdır. Ben bu görüşümü, yıllar öncesinden dile getirmiştim. Takribi 25 yıl önce SİİRT GAZETESİNDE yayınlanan ve Kurtuluş Savaşlarını anlatan (BİR BÜYÜK DESTAN) adlı şiirimin bir bölümünde şunları yazmıştım:

“BİNDOKUZYÜZYİRMİ, YİRMİÜÇ NİSAN

BİR CUMA GÜNÜYDÜ HACI BAYRAM’DAN

SELLER GİBİ COŞUP AKIYOR İNSAN

AÇILIŞI VARDI BÜYÜK MECLİSİN

YAYINLANIR O GÜN BİR BEYANNAME

KURTULUŞA DÂVET EDER BU NÂME

ALTI KİŞİDEDİR BÜTÜN YÜRÜTME

MUSTAFA KEMAL’DİR BAŞKANI BUNUN

YÜRÜTME KURULU ÜYESİ OLAN

MAREŞAL ÇAKMAK VAR, BÜYÜK KUMANDAN

İSMET PAŞA, HAKKI, BEHİÇ VE ADNAN

ŞEYH SERVET DİĞER BEŞ ÜYESİ BUNUN”

Yine, aynı tarihlerde ve yine SİİRT GAZETESİNDE yayınlanan “İSTİKLÂL SAVAŞI DESTANI” adlı şiirimin bir bölümünde de 23 Nisan’ın tesadüfi bir tarih olmadığını vurgulayan şöyle bir bölüm vardı:

“BU MECLİSİ DERHAL DAĞITTI DÜŞMAN

ANKARA’YA GİTTİ, ORADAN KAÇAN

BİNDOKUZYÜZYİRMİ, YİRMİÜÇ NİSAN

İLK MİLLET MECLİSİ KURULUYORDU

CUMAYA TESADÜF ETTİRİLMİŞ HEM

MÜSLÜMANIN İŞİ CUMA’DA MUHKEM

BÜYÜK VELİ BÜYÜK PİR HACI BAYRAM

CAMİİNDEN TEKBİR YÜKSELİYORDU

“Bİ MENNİHİL KERİM” CÜMLESİ İLE

İLKİN GAZİ PAŞA GİRİŞTİ SÖZE

YAYINLANDI O GÜN İLK BEYANNAME

MİLLİ MÜCADELE KIZIŞIYORDU”

Evet, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (MECLİS-İ MEBUSAN) kuruluşunun (küşat edilişinin) 23 Nisan gününe denk getirilmesi, hiçbir şekilde tesadüfi değildir. Gayetle bilinçli bir tercihtir. Mübarek bir günün bereketiyle, meclisi kutsamaktır. Keşke, bu yıl yapılacak konuşmalarda, bu konu dile getirilse de, günümüz çocukları, gerçeği anlayıp, kavrasalar…

Bizler ve bizim yaşıtlarımız İlkokul öğrencisi olduğumuz yıllarda 23 Nisanlarda “Bu gün 23 Nisan, neşe doluyor insan” şarkısını çok söyledik. Şarkının sözleri şöyleydi:

SANKİ HER TARAFTA VAR BİR DÜĞÜN.

ÇÜNKÜ, EN ŞEREFLİ EN MUTLU GÜN.

BUGÜN YİRMİÜÇ NİSAN,

HEP NEŞEYLE DOLUYOR İNSAN.


İŞTE, BUGÜN BİR MECLİS KURULDU,

SONRA HEMEN PADİŞAH KOVULDU.

BUGÜN YİRMİÜÇ NİSAN,

HEP NEŞEYLE DOLUYOR İNSAN.

BUGÜN, ATATÜRK’TEN BİR ARMAĞAN,

YOKSA, TUTSAK OLURDUK SEN İNAN.

BUGÜN YİRMİÜÇ NİSAN,

HEP NEŞEYLE DOLUYOR İNSAN.

Ancak, gerçekten neşe dolup dolmadığımızın farkında değildik. Bu yıl da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 102. yıldönümünü kutlayacağız. Kim bilir belki yine okullarda sevgili çocuklarımız bugün içinde yaşadığımız tuzakların farkında olmadan aynı şarkıyı terennüm edeceklerdir. Ama inanır mısınız, artık 23 Nisanlarda da içimiz neşeyle dolmuyor, dolamıyor. Bırakın neşeli olmayı, içimizin sıkıntıyla dolduğunu söyleyebiliriz. Hem, sıkıntı içinde olmamızı gerektiren o kadar çok sebepler var ki!

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan yıllar sonra nice tehlikelerle karşı karşıya getirilmiş bulunmaktadır. Milli birlik ve beraberliğimize karşı açık tehditlerle karşı karşıyayız. Türkiye, dahili ve harici bedhahlarla kuşatılmış durumda. İktidar sahipleri, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine karşı sergilenen tutum ve davranışlardan hiçbir rahatsızlık duymuyorlar gibi…

Ülkenin hali pürmelali ortada. Yeniden, 1920 ruhuyla şekillenecek bir kurucu meclise o kadar muhtacız ki! Nasıl 102 yıl önce dahili ve harici bedhahlara karşı milleti müdafaa edecek bir meclis kurulduysa, bugün de böyle bir meclise büyük gereksinim vardır.

Evet, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 102. yıldönümünde, kusura bakılmasın amma, benim içim neşeyle değil, buruklukla ve acılarla dolup taşmaktadır. Bu ülkeyi, bu hallere düşürdüler ya! Dahili ve harici bedhahlar, neşe ile dolabilirler. Ancak, ülkesini gerçek anlamda seven hiç kimsenin neşeyle dolup taşacağına inanmıyorum!

Bu ülkeyi kurtaracak 2. bir Mustafa Kemal’e ihtiyaç var. Amma, analar Mustafa Kemalleri öyle kolay Dünyaya getirmiyorlar ki!

TAŞLAMA

HAYÂL KIRIKLIĞINA

UĞRADI EMEKLİLER

ÇOCUKLARA HARÇLIK MI

VERİYORSUNUZ BEYLER

BİNYÜZ LİRA HARÇLIKTIR

ÇOCUKLARA, GENÇLERE

BU MU LÂYIK GÖRÜLEN

SİZCE EMEKLİLERE

YANDAŞA BEŞ-ON MAAŞ

HEM DE YÜKSEK Mİ YÜKSEK

EMEKLYE GELİNCE

ELİ TİTREK Mİ, TİTREK

EMEKLİYE, İŞÇİYE

(KEMERİ SIKIN) DİYOR

OYSA BEŞLİ ÇETEYE

KARŞI BONKÖR MÜ, BOKÖR

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER