Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

MİLLET İTTİFAKININ CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMAK HAKKI. BAY KEMAL’İNDİR!

Sloganı (HAK, HUKUK, ADALET) olan Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı tartışılırken, bu konuda bir yorum yapmak istedim. Hani (Hak, hukuk, adalet) deniliyor ya! İşi bu açıdan ele alalım. Bilindiği gibi 6’lı masa olarak da bilinen Millet İttifakı CHP, İYİ Parti, Saadet, DEVA, GELECEK ve DP’den oluşmaktadır. Peki, bu partiler içinde en yüksek oy potansiyeline sahip olan siyasi parti hangisidir, elbette CHP! Hatta, yapılacak ilk genel seçimde CHP’nin oy oranının, ittifaka dahil diğer beş siyasi partinin oy oranlarının toplamlarından bile daha yüksek olacağı tahmin edilmektedir. Demek oluyor ki, Millet İttifakının Cumhurbaşkanı Adayının CHP’li olması hakka, hukuka ve adalete en uygun olanıdır.
Bu bakımdan, İttifaka dahil diğer beş siyasi partinin de, buna bir itirazlarının olmayacağı, daha açık bir ifâdeyle olmaması gerekeceği düşüncesindeyim.
Gelelim, CHP’den kimin aday gösterilmesi gerekeceği konusuna. Kimileri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, kimileri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı önerirlerken, her ikisinin de adaylık konusunda bir taleplerinin olmaması gerekeceği kanaatindeyim. İstanbul veya Ankara Büyükşehir Beledi Başkanlığı koltuğunu terketmek demek, seçim öncesi bu çok önemli iki İlden birisinin Büyükşehir Belediyesini AKP’ye teslim etmek demektir. Son 30 yıldır AKP zihniyeti tarafından yönetilen İstanbul veya Ankara Büyükşehir belediyelerden birini geçici bir süre için de olsa tekrar bu rantçı zihniyete teslim etmek, elbette büyük bir vebaldir. AKP’nin, kısa bir süre için de olsa bu iki İlden birinin Büyükşehir belediyelerinin yönetimini tekrar ele geçirmesi durumunda, neler yapabileceği, geçmiş uygulamalarından bellidir. Yani, böyle bir risk almak veballerin en büyüğü olur!
Gelelim, üçüncü bir saptamaya. (Eğri oturup, doğru konuşalım) şeklinde dillendirilen bir deyimimiz vardır. Biz de, eğri oturup, doğru konuşacağız. İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyelerinin CHP tarafından kazanılması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun (BAY KEMAL) akılcı politikaları sayesinde gerçekleşmiştir. Ben şahsen bir gazeteci olarak, aday gösterilmelerinden önce ne Ekrem İmamoğlu’nun, ne de Mansur Yavaş’ın isimlerini duymamıştım. CHP’den aday gösterildikten sonra duydum ve öğrendim. Türkiye’de yaşayan milyonlarca vatandaşın da, benim gibi bu iki şahsın adlarını pek duydukları kanaatinde de değilim. Ankaralılar ve İstanbullular, büyükşehir belediyelerini yöneten AKP zihniyetinden bıkıp usanmışlardı. Bunun için de onları düşürmeğe kararlıydılar. CHP, Ankara’da Mansur Yavaş’ın, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun yerine kimi aday gösterseydi, kazanacaklardı. Yani, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına verilen oylar, adaylara değil, CHP’ye verilmişti. CHP’nin bu kıvama gelmesine birinci derece etken olan da, elbette Genel Başkanı olan BAY KEMAL’DİR…
Allah için şu gerçeği de belirtmekte yarar var. Her iki Büyükşehir Belediye Başkanları da, kendilerine emanet edilen İstanbul ve Ankara Belediyelerinde kısa süre zarfında çok önemli hizmetlere imza atarak, halkın takdirini kazandılar. Zaten, kimi vatandaşların Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının Mansur Yavaş veya Ekrem İmamoğlu olmasını istemelerinin sebeplerinin başında bu gelmektedir. Bu açıdan, gerek İstanbul’da, gerekse Ankara’da büyük başarılara imza atan iki beldenin Büyükşehir Belediye Başkanlarını yürekten kutluyorum.
Şahsi kanaatimi (öyle zannediyorum ki, Türk halkının kahir çoğunluğunun da kanaati budur) bu şekilde ifâde ettikten sonra, MİLLET İTTİFAKININ CUMHURBAŞKANI ADAYININ KEMAL KILIÇDAROĞLU (BAY KEMAL) OLMASI GEREKTİĞİNİ BELİRTEREK, YORUM YAZIMI NOKTALIYORUM…

ADALETE GÜVEN ORANI  NEDEN YÜZDE 20!!!

Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda Anayasanın açık bir maddesi var. “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” denilmektedir. Ancak, seçildiği süre dolmadan TBMM Genel Kurulunun erken seçim kararı alması durumunda üçüncü kez adaylık söz konusu olabilmekte.
Bilindiği gibi, Erdoğan’ın, Cumhur İttifakının adayı olacağını açıklaması üzerine Liberal Demokrat Parti, Yüksek Seçim Kurulu’na, “Mevcut Cumhurbaşkanı üçüncü kez aday olabilir mi?” sorusunu yönetmiş ve ivedilikle yanıtlanmasını istemişti. YSK ise Kulaksız’ın bu sorusuna “Kurulun görev ve yetkileri arasında görüş bildirmek yer almıyor” diyerek dolaylı bir yanıt verdi.
Bu dolayı cevap üzerine LDP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Kulaksız, YSK’ya ikinci bir dilekçe göndererek: “Temennimiz, demokrasiye ve tarihe karşı taşıdığınız sorumlulukla yapacağınız belirsizliği giderecek gerçek bir açıklama ile ülkemiz kamuoyunu tereddütte yer bırakmayacak şekilde bilgilendirmenizdir” diye talepte bulundu.
Kulaksız, konuyu gerekirse Anayasa Mahkemesine de taşıyacağını söylemekte.
İyi de Sayın kulaksız, YSK’nın vermediği kararı Anayasa Mahkemesinin vermesini beklemek, boş havanda su dövmek değil mi!
Hem, yapılan anketlerde milletin yüzde 80’inin adaletin kurum ve kuruluşlarına güvenmediğini göstermesi boşuna mı!!!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER