Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

MİLLETİN GÖNLÜNDEKİ TEK BAŞKOMUTAN!

Bundan tam 101 yıl önce 5 Ağustos 1921’de  Mustafa Kemal Paşa’ya Meclis-i Meb’usan (TBMM) tarafından BAŞKOMUTANLIK PAYESİ VERİLMİŞTİ. Evet, bu milletin gönlünde yatan ve taht kuran bir tek Başkomutan vardır. O da Mustafa Kemal ATATÜRK’TÜR. Başkalarına “BAŞKOMUTAN” denilmesi, olsa, olsa izafidir.

Sakarya Meydan Savaşı öncesinde Mustafa Kemal’e, TBMM tarafından, 5 Ağustos 1921’de ”Başkomutanlık” verildi.

10-24 Temmuz 1921’deki Eskişehir-Kütahya Savaşları sonunda alınan yenilgi, Meclis’te karamsarlığa neden olmuş, Yunan Ordularını yenebilmek için acil kararların hemen uygulanmasına ihtiyaç duyulmuştu.  Türk Ordusunun Sakarya’nın doğusuna çekilmesinden sonra TBMM’de başlayan gizli oturumlarda Mustafa Kemal’e meclisin tüm yetkilerinin verilmesi anlamına gelen, Başkomutanlık konusu tartışıldı. Çoğunluğun kabulüyle 5 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal yasama, yürütme ve yargı yetkilerine 3 ay süreyle tek başına sahip oldu.

Yani ATATÜRK, 101 yıl önce de BAŞKOMUTAN’DI, BUGÜN DE BAŞKOMUTANDIR. Yarın da BAŞKOMUTAN olarak anılacaktır. Çünkü O, gönüllerin Başkomutanıdır. Diğer Başkomutanlıklar izafidir, geçicidir.

Evet, Mustafa Kemal ATATÜRK’E bundan 101 yıl önce, Sakarya Savaşı sonrası ve Büyük Taarruz öncesinde BAŞKOMUTANLIK UNVANI VERİLMİŞTİ. O gün, bugün bu milletin gönlünde hep BAŞKOMUTAN olarak yer etti. Anayasa, bir takım kimselere, bir takım unvanlar verebilir. Önemli olan Milletin gönlünde yatan unvanlardır.

Hem, anayasaların maddeleri dahi geçicidir. Bakın, Türkiye’de kaçıncı defadır, anayasa değişiyor. Bugün de Anayasayı değiştirmekle ilgili çalışmalar devam etmekte. Demek ki, anayasada yazılı olanlar değil, milletin gönlünde olanlar önemlidir.

Bilindiği gibi, 26-30 Ağustos arası günler ZAFER HAFTASI  olarak kutlanır. Başkomutanlık Meydan Muharebesi bundan 101 yıl önce bu günlerde kazanılmış ve tarihe altın harflerle kazılmıştı. Başkomutanlık Meydan Muharebesi ya da Dumlupınar Meydan Muharebesi, Kütahya’ya bağlı Dumlupınar yakınında 30 Ağustos 1922’de Türk ve Yunan orduları arasında meydana gelen savaştır. Başkomutan olarak bizzat Mustafa Kemal Paşa (ATATÜRK) tarafından yönetildiği için BAŞKOMUTANLIK MEYDAN MUHAREBESİ olarak anılır. İstiklal Savaşı’nın kesin bir Türk zaferiyle sonuçlanmasını sağlayan bu çarpışmanın yıldönümü bunun için Bayram olarak kutlanmaktadır. Görüldüğü gibi, gerçekten Başkomutan olabilmek için meydan muharebeleri kazanmış olunması gerekmekte. Yani, Anayasa diyor diye, kimse gerçek Başkomutan olamaz!

Evet, bu milletin gönlünde yatan TEK BAŞKUMUTAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’tür. Başkomutan ilan edilişinin yıldönümünde O’NU VE SİLAH ARKADAŞLARINI BİR KERE DAHA RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ.

ANEKDOT

Sakarya Meydan Savaşı öncesinde Mustafa Kemal’e, Millet Meclisi, 5 Ağustos 1921’de ”Başkomutanlık” unvanını vermişti. Savaşın, savaşın kazanılmasının ardından, ”Garp Cephesi Komutanı” İsmet (İnönü) Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa, cepheden, ”Edirne Mebusu İsmet ve Kozan Mebusu Fevzi” imzalarıyla Meclis’e 15-16 Eylül 1921’de gönderdikleri tarihi önergeyle, MUSTAFA KEMAL’E ”MÜŞİRLİK” rütbesi ile ”GAZİLİK” UNVANI ”TEVCİHİNİ” önerirler. Önergede şöyle deniliyordu: “Bizzat muharebe meydanındaki tedbiriyle  muzafferiyetin amil ve müessiri olmuş Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine  müşirlik rütbesi ile gazilik unvanı tevcihini teklif ve istirham ederiz. Büyük Millet Meclisi’nin bu teveccühünün milletimiz tarafından doğrudan doğruya  bütün orduya müteveccih bir eser-i takdir ve taltif olacağı kanaatinde bulunduğumuzu arz eyleriz.”

Teklifi yapanlar, Kurtuluş Savaşlarının büyük kumandanları arasında yer alan İsmet ve Fevzi Paşalar olunca, önemi kat-kat artmaktadır. Çünkü onlar da birer kahraman! Ancak Gazilik ve Müşirlik mertebesine kendilerini değil, Mustafa Kemal Paşa’yı lâyık görüyorlar. İşin içinde haset yok, riya yok! Hakkı, teslim etmek var!

11 YIL ARADAN SONRA KILIÇDAROĞLU  HELALLEŞMEK İÇİN ULUDERE’DE

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bundan 11 yıl önce gerçekleşen ve ROBOSKİ olarak adlandırılan olay dolayısıyla HELALLEŞMEK için Şrnak Uludere’deydi. Aradan 11 yıl geçti, “Roboski olayı” hala aydınlatılmadı. “Uludere katliamı”, “Roboski katliamı” veya Uludere operasyonu bundan 11 yıl önce 28 Aralık 2011 akşamı Türk Hava Kuvvetlerinin Şırnak’ın Uludere ilçesi yakınlarındaki Irak topraklarında F-16 savaş uçaklarıyla yaptığı bombardıman sonucunda 34 Kürt vatandaşın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanmıştı. Olaydan tek bir kişi yaralı olarak kurtulmuştu. Operasyonda hayatını kaybedenlerin, Irak’tan Türkiye’ye mazot ve sigara getirmek için PKK’nın kullandığı yol üzerinden geçen bir kaçakçı kafilesi olduğu bilahare anlaşılmış, ancak iş işten geçmişti.

Genelkurmay Başkanlığı olay sonrası açıklamasında; 28 Aralık 2011 tarihinde saat 18:39’da tespit edilen grubun PKK’nın kullandığı yolları kullanması sebebiyle vurulmasına karar verildiğini ve operasyonun TSİ 21:37-22:24 arasında gerçekleştiğini belirtmişti. 16 Mayıs 2012 tarihinde olayın, Amerika Birleşik Devletleri’nden paylaşılan istihbarat nedeniyle gerçekleştiği belirtilse de, daha sonra yapılan açıklamalarda bu bilgi yalanlanmıştı.

Şırnak’ın Uludere ilçesi Irak sınırında meydana gelen hava operasyonunda 35 kişinin öldürülmesinin ABD’nin yanlış veya kasıtlı istihbaratından kaynaklandığı şüpheleri hala devam etmektedir.

ABD’nin amacının, Bölgemizde olaylar çıkmasına zemin hazırlamak olduğu iddia edilmekte. F-16’ların ABD’nin (Teröristler Türkiye’ye giriş yapıyor) diyerek verdiği koordinatları bombaladığı ve ABD’li istihbarat kaynaklarının bunu bilerek yaptıkları iddia edilmekte.

Bölgemizde huzurun bozulmasını isteyen ABD, kasıtlı olarak kaçakçı grubu terörist olarak göstermiş olabilir. Çünkü Türkiye’de iç huzurun sağlanması ABD’nin hesabına gelmez. Hele bölgemizde huzurun tesis edilmesini hiç mi, hiç istemez. Bu bakımdan, ABD’nin kasıtlı olarak kaçakçı olduklarını bile bile, kaçakçı kafileyi “terörist!” diye ihbar ettiği rahatlıkla söylenebilir.

Hükümet de, 35 kişinin öldürülmesini “KAZA OLARAK!” açıklamıştı. Peki, bu durumda ne olacak!  ABD’nin istihbaratına dayalı operasyonlar yaptığımız sürece, bu gibi tuzaklara düşmemiz kaçınılmaz olacaktır.

Aradan 11 yılı aşkın süre geçti hala ROBOSKİ KATLİAMININ İÇYÜZÜ AÇIKLANMADI.

Keşke, helalleşmeyi Muhalefet değil, iktidar yapsaydı.

TAŞLAMA

BİNDOKUZYÜZYİRMİBİR

YILI, BEŞ AĞUSTOS’TA

BAŞKOMUTAN SEÇİLDİ

MUSTAFA KEMAL PAŞA

O GÜN, BU GÜN MİLLETİN

GÖNLÜNDE BAŞKOMUTAN

TEK MUSTAFA KEMAL’DİR

ŞÜPHEN OLMASIN BUNDAN

BİR MEYDAN SAVAŞINI

KAZANMADAN DA MEĞER

BAŞKOMUTAN OLUNUR

TALİH GÜLERSE EĞER

ASKER ELBİSESİNİ

BİLE GİYMEDEN MÜMKÜN

BAŞKOMUTAN OLUNUR

OLANLAR BUDUR BUGÜN

BAŞKOMUTANA RÜTBE

VERİLECEK OLURSA

YAKIŞIK ALMAZ ELBET

MAREŞALLIK OLMAZSA

BAŞKOMUTAN ATATÜRK

DÜN DE O’YDU, BUGÜN DE

TEK BAŞKOMUTAN ODUR

BU MİLLETİN GÖNLÜNDE

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER