Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

NATO, TÜRKİYE’Yİ  SAVAŞIN İÇİNE SOKMASIN!

Rusya-Ukrayna savaşı, müttefiklerimize Türkiye’nin de NATO üyesi olduğunu anımsatmış olacak ki, Brüksel’de düzenlenen Liderler Zirvesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da davet edilmiş bulunulmakta.

Bilindiği gibi Türkiye 18 Şubat 1952 tarihi itibarıyla NATO üyesidir. NATO, gerçekte ABD’nin güdümünde olan bir paktın adıdır. İkinci Dünya Savaşından sonra, Sovyetler birliğine karşı 4 Nisan 1949’da kurulan savunma teşkilatıdır. NATO’nun kuruluş gayesi antlaşmanın beşinci maddesinde; “Üyelerden birine yapılan saldırı, bütün üyelere yapılmış sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Açık adı Kuzey Atlantik Paktı’dır.

Başlangıçta İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, İtalya, İzlanda, Danimarka, Norveç ve Portekiz devletlerinin bir araya gelmeleriyle meydana gelen bu Pakt’a, 18 Şubat 1952’de Türkiye ve Yunanistan’ın, 9 Mayıs 1955’te Almanya’nın ve 30 Mayıs 1982’de İspanya’nın da katılmasıyla üye sayısı 16 olmuştur. Fransa 1966’da NATO’nun askeri kanadından ayrılmıştır.

Türkiye’nin pakta dahil olması, hiçbir zaman için topraklarının NATO TOPRAKLARI olması anlamına gelmez. “NATO” adında bir devlet yoktur ki, Türkiye’nin toprakları ona ait olsun. Hem, istediğimiz zaman, bu pakttan ayrılmak elimizde olan bir şey.

Dolayısıyla bu Vatanın toprakları NATO’NUN değil, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TOPRAKLARIDIR. Bu topraklar üzerinde ne başka bir ülke kurulabilir, ne misak-ı milliyle çizilen sınırları değiştirilebilir. Biz, NATO’NUN DEĞİL, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN VATANDAŞLARIYIZ! NATO GİTSE BİLE TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET KALACAKTIR!

Evet, 1950’li yıllarda Dünya’da büyük sıkıntılar yaşanmaktaydı. İkinci Dünya savaşından çıkan dünya iki kutuplu bir duruma girmişti. Ya NATO’ya girecek, ya da Varşova p/aktına dahil olacaktı. Ekonomi ve güvenlik arayışı da Türkiye’nin Soğuk Savaş Döneminde Batı ile ilişkilerinde belirleyici etkenler olmuştu. Türkiye’nin modernleşme sürecini devam ettirmek istemesi de Batı ile ilişkilerin geliştirilmesinde bir etkendi.

Bu dönemde Türkiye’nin dış politikada en önemli hedeflerinden biri NATO’ya üyelikti. Türkiye, kurulduğu andan itibaren NATO’ya dâhil olmaya çalışmıştı. Truman Doktrini’nden sonra Amerikan yardımının NATO vasıtasıyla Batı Avrupa’ya yayılması, Türkiye’de kendine yapılan yardımın azalacağı endişesi doğurmuştu.

Türkiye NATO’ya ilk müracaatını Mayıs 1950’de, ikinci müracaatını ise Ağustos 1950’de yaptı. ABD, Türkiye’nin bu isteğine itiraz etmedi. Fakat İngiltere ve bazı Avrupa devletleri, Türkiye NATO’ya alınırsa bunun SSCB tarafından tepki ile karşılanacağı hatta savaşa neden olacağı düşüncesiyle Türkiye’nin başvurusuna karşı çıktılar.

25 Haziran 1950’de başlayan Kore Savaşı, Türkiye’nin Batı Bloku içinde yer alması için bir fırsat oldu. Türkiye, Kore Savaşı’nın başlaması üzerine Birleşmiş Milletler Teşkilatının davetine olumlu cevap vererek 4.500 kişilik bir kuvvetle BM gücünde yer aldı. Böylece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez yurt dışına asker yollandı. Türkiye, bu girişimi ile Amerika’yı etkileyerek NATO konusunda bu devletin desteğini almak istiyordu.

Kore Savaşı’nın meydana getirdiği kaygı verici ortam ve Türkiye’nin Kore Savaşı’nda gösterdiği başarı, Türkiye ile ilgili itirazları azaltmıştı. Ayrıca Sovyetler Birliği’nin Avrupa’ya saldırma ihtimaline karşı SSCB’ye yakın bir üs gerektiği, bunun için en uygun yerin Türkiye olduğu strateji uzmanlarınca belirtilmiş, bu da Türkiye’ye ilgiyi arttırmıştı.

15 Eylül 1951’de Ottowa’da toplanan NATO Bakanlar Konseyi, Türkiye ve Yunanistan’ın birlikte kabul edilmesine karar verdi.

TBMM, 18 Şubat 1952 tarihinde Kuzey Atlantik Antlaşması ve Protokolünü kabul etti. Türkiye’nin NATO’ya girişi ile Türkiye-ABD ilişkileri daha da gelişti. Türk topraklarının güvencesi NATO güvencesi altına alınmış oldu.

Türkiye’nin, NATO’ya girmesinin bir gerekçesi de Rusya’nın o yıllarda KARS ve ARDAĞAN’I istemesiydi. Türkiye, NATO’YA girerek Rusya sınırını güvence altına aldı ama, hala bu teşkilâtın ÜVEY EVLADI MUAMELESİ GÖRMEKTE.

Öyle anlaşılıyor ki, başı sıkıştığında NATO, Türkiye’nin üyeleğini anımsıyor. Şimdi de Rusya-Ukrayna savaşı var. Allah korusun, Türkiye’yi bu savaşın içine sokmasınlar.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER