Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dicle Elektirik Reklam
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

ÖLENLERİN, DEFNEDİLİRKEN TELKİN EDİLMELERİ!

Bugünkü yorum yazımızı bir Siirt anekdotunu anımsatmaya ayırdık. Bir zamanlar, dilden dile dolaşan ölü telkiniyle ilgili anekdot şöyle:

Motorlu vasıtaların olmadığı, bir yerden bir yere gidiş gelişlerin yaya veya hayvan sırtında yapıldığı yıllarda bir Siirtli, At sırtında, Diyarbakır’a gidiyormuş. Yol güzergâhında uğradığı köylerde gecelediği de oluyormuş. Yöremiz, halkımız ve özellikle köylülerimiz gerçekten misafirperverdirler. Ama, din adamlarına karşı daha bir saygılı, daha bir misafirperver olurlar. Bunu bilen Siirtli de, uğradığı köylerde kendisini Hoca olarak tanıtıyormuş ki, köylüler daha bir kıymet versinler.

Yine, yol güzergâhındaki bir köyde geceleyecek olan Siirtli, akşam ezanı vaktinde ulaştığı köyün camiine gitmiş. Ve kendisini yine Hoca olarak tanıtmış, gece misafir edilmesini istemiş. Köylüler, kendisini “HOCA” olarak tanıtan Siirtliyi adeta kapışmışlar. Sonunda, köyün ağasının evinde misafir edilmesine karar verilmiş.

İzzet ve ikramlarla ağırlanan Siirtliyi, sabah saatlerinde bir sürpriz bekliyormuş. Köylülerin bir cenazesi varmış ve köyün imamı da acil bir işi çıktığından erken saatlerde köyden ayrılmış. Ölen kişinin telkinini yapacak başkası da yokmuş. Bunun için, mevtanın sahipleri telkin görevini, Hoca zannettikleri Siirtliye yaptırmak için ricaya gelmişler. Siirtli, bakmış ki kaçış yok. Bu saatten sonra, “Ben, Hoca falan değilim. Öylesine söyledim!” diyemeyeceğine göre, çârnaçâr mezarlığa gitmiş.

Defin işini bitiren köylüler, telkini yapması için Siirtliye:

-Buyur Hocam! demişler. O da bozma Arapça olan Siirtçe lisanıyla ölüye şöyle telkinde bulunmuş:

-ELEMTARA, ELEMTARA, INKE AMELOK IKVES, ĞAYRAN YARA, INKE AMELOK ÇIRGİN, EKLİL ĞARA, FATKIL MARA. AMİN VELHAMDULİLLEHİ RABBİL ÂLEMİN!

Siirtlinin, ölüye Siirtçe lisanıyla yaptığı telkini şu şekilde tercüme edebiliriz.

“Göreceksin, göreceksin! Amellerin iyi idiyse hayrını göreceksin! amellerin kötü idiyse, boku yiyeceksin! ÂMİN! Alemlerin Rabbine hamdolsun.!”

Yerinde ve isabetli bir telkin.

***

Gerçekte, ölen kişi defnedildikten sonra telkinde bulunulması dinin kesin emirlerinden değildir. Ancak, adet haline getirilmiştir. Telkin, ölmek üzere olan kişiye kelime-i tevhidi; definden sonra ise kabri başında iman esaslarını hatırlatmaya denilir. Ölüm döşeğindeki kişilerin sağ tarafı üzerine çevrilerek yüzü kıbleye gelecek şekilde yatırılması müstehaptır. Aklî melekeleri yerinde olup konuşma yeteneğini kaybetmemiş kişiye kelime-i tevhid telkin edilir. Telkinin amacı hastanın hayata veda ederken tevhid inancını hatırlamasına yardımcı olmaktır. Telkin sırasında “kelime-i tevhid” ve “kelime-i şehâdet” söylemekle yetinilmeli; kişi, söylemeye zorlanmamalıdır. Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED (O’na, al ve ashabına salat ve selâm olsun) ölmek üzere olan kişinin yanında Yasin sûresini okumayı da teşvik etmiştir

Ayrıca definden sonra bir kişinin (hoca olması şartı yok) iman esaslarını hatırlatması şeklindeki telkin bazı âlimlerce meşru görülmemekle birlikte, mükellef olduktan sonra vefat eden kimsenin kabrinin başında bunun yapılabileceğini söyleyen âlimler de vardır. Telkinin sonunda (Ölüyü nasıl bilirdiniz) sorusunun sorulması ve cemaatin de (İYİ BİLİRDİK) demesinden sonra (HAKKINIZI HELÂL EDİYOR MUSUNUZ) sorusunun sorulması ve cemaatin de (HELAL OLSUN) demesi, dini bir kural olmamakla birlikte gelenek haline gelmiştir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER