Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yusuf Salih ARITÜRK
Yusuf Salih ARITÜRK

PAHALILIK GÖRECELİ BİR KAVRAMDIR!..

Ramazan Bayramı öncesi Siirt’te birçok hemşerimiz pahalılıktan yakınırken, bayram günlerini geçirmiş olduğum Batman ilinde de vatandaşlar piyasalardaki pahalılığa dikkat çekerek, bayramda kendilerini tamamen unuttuklarını ve sadece çocuklarının ihtiyaçlarını gidermenin derdine düştüklerini belirtiyorlardı.

Aslında pahalılığın göreceli bir kavram olduğunu herkes bilir ve her şey çok pahalı derken, genelleme yapmak yanlış olur.. Gerçekçi olmak gerekirse, asgari ücretle çalışan bir vatandaşımız için pahalı olan bir ürün, üç dört yerden maaş alanlar için tabii ki hiç de pahalı olmaz.
Domates 30 TL, marul 20 TL iken ve çok pahalı derken, milletimiz kendi gelirine göre değerlendirme yapıyor.. Mazot 25 TL, tüp 320 TL iken böyle pahalık mı olur diye yakınırken, herkes kendi maaşına göre konuşuyor.. Bu fiyatlar yüksek gelirli kesim için tabii ki ucuz sayılır.
Otobüs biletleri, uçak biletleri çok pahalı derken, neye göre pahalı sorusunu sormalıyız.. Ev kiraları çok yüksek derken, gelir grubuna göre pahalı demeliyiz.. Düşük gelir grubuna pahalı gelen rakamlar yüksek gelir grubu için üzerinde durulmayacak kadar sıradan olur.
Yani, pahalılık kavramı harcama yapanların gelirleriyle bağlantılı bir değerlendirmedir.. Satın alma gücünüz yerindeyse her şeyin fiyatı size normal gelebilir.
Aslında milletimizin sorunu pahalılık değil, düşük gelirli olmasıdır.. Gelir az olunca fiyatlar milletimizin gözünde doğal olarak arttığı an daha da büyüyor.. Çözüm ise fiyatları düşürmek değil, ailelerin gelirlerini artırmaktır.. Sorun da burada düğümleniyor.
Bireylerin veya ailelerin gelirlerini artıramayınca piyasalarda pahalılık baş gösteriyor ve fiyatlar herkesin satın alabileceği rakamların çok üstünde görünüyor.. Bir de düşük gelirli aile ve birey sayısı, ülkemiz nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturunca ve bu insanlarımızın da gözü “gerçekleri görmeye başladığında açılınca” ülkede kıyamet kopuyor.. Öyle bir kıyamet ki resmen iktidarın tahtını sallıyor.
Ülkenin genel ekonomik yapısını üst gelir grubuna bakarak değerlendiren yönetimlerin tahtlarının sallanması normaldir.. Son model arabalar satılıyorsa, lüks konutlar alıcı buluyorsa, bu durum ekonominin iyi olduğu anlamına geliyor söylemi, deve kuşu gibi başını kuma gömmekten başka bir şey değildir.
Genel nüfus, piyasada oluşan fiyatları pahalı bulacak kadar düşük gelirle hayatlarını sürdürmeye çalışıyorsa asıl bu gerçeği görmek, ülkeyi gerçekçi bir yönetimle idare etmek gerekir.
Bireylerin veya ailelerin gelirlerini artırınca pahalılık ortadan kalkar.. Yine rakamlarla örnekler verelim.. Mesela bir ürünün fiyatı 10 TL iken, 4 bin TL maaş alan birine aynı ürünün fiyatı 30 TL olduğu halde, halen 4 bin TL maaş veriyorsanız, o kişiye göre korkunç bir pahalılık var demektir.
Ürün fiyatlarında yaşanan artış kadar onun aldığı parayı da artırırsanız alım gücü değişmediği için pahalılık var demeyecektir.
Bugün ülkemizde açıklanan resmi fiyat artış oranına göre dahi, ücret artışı gerçekleşmemiştir.. Bu artışı sağlayamazsanız bu ülkenin insanları artan fiyatlar karşısında her gün bir miktar daha satın alma gücünü yitirir.. Bunun tek kelimeyle ifade edilişi ise yoksulluk demektir.. İnsanlar gün be gün refah seviyelerini kaybederler ve fakirleşirler.
Ülkeyi yönetenlerin asıl korkuları da bu olmalı.. Ülke insanları ve aileler her gün biraz daha alım gücü düşerek yoksullaşıyorsa ekonomik krizden çıkış gerçekleşmemiş ve pahalılık sürüyor demektir.
Şapkasını önüne koyup düşünmek diye bir deyim var.. Şimdi ki yönetimin yapacağı tam da budur.. Nerede hata yaptığını görüp bu hatadan dönme zamanıdır.. Sorunun çözümü halka “sabırlı olun” demek kadar kolay değildir.

Merhum Demirel’in söylemiyle noktalamak en doğrusu; Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER