Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dicle Elektirik Reklam

Prof.Dr. Ümit Yazıcıoğlu’nun Kaleminden: Demokrasi mi, Hukuk mu? Van’da Mazbata Krizi ve Halkın İradesi

Van Büyükşehir Belediye Başkanı

Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi tartışmaları, Türkiye’deki seçim süreçlerinin hukuki ve demokratik açıdan ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu tartışmalar, seçim sürecinde yaşanan hukuki eksiklikler ve usulsüzlüklerin yanı sıra, demokratik ilkelerin nasıl işlediği konusunda da ciddi soruları gündeme getirmiştir.

Seçim sürecindeki temel sorunların ve soruların doğru bir şekilde ele alınması, demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurlarından biridir. Hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak, seçim süreçlerinin adil, şeffaf ve demokratik bir şekilde işletilmesi, toplumun güvenini sağlamanın ve demokratik değerlerin korunmasının temelidir.

Bu nedenle, Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi tartışmalarından çıkarılması gereken önemli dersler bulunmaktadır. Seçim süreçlerinde hukuki prosedürlerin doğru şekilde uygulanması ve demokratik ilkelerin güçlendirilmesi için tüm paydaşların işbirliği içinde hareket etmesi gerekmektedir.

DEM Partisi’nin Van Belediye Başkanı seçilen Zeydan’a Van İl Seçim Kurulu’nun mazbatayı vermeme kararı, son dönemde Türkiye’nin gündemini meşgul eden önemli bir konudur. Bu karar, seçim sürecinin adil ve demokratik işleyişine yönelik tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu makalede, Van İl Seçim Kurulu’nun mazbatayı vermemesinin ardındaki sebepler ve bu durumun Türkiye’nin demokratik yapısı üzerindeki etkileri ele alınacak, ayrıca Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) ve diğer ilgili kurumlara yönelik yapılması gereken öneriler ve eleştiriler tartışılacaktır. Bu bağlamda, DEM Partisi’nin Zeydan’a mazbatanın verilmemesine ilişkin süreç, seçim sürecinin demokratik ilkeleri ve hukuki prosedürlerle uyumlu bir şekilde değerlendirilecek ve sonuçlarıyla birlikte okuyucuya sunulacaktır.

  • Van Büyükşehir Belediye Başkanı Seçimi Tartışması: Hukuki ve Demokratik Sorunlar

Son zamanlarda Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi üzerinde yoğun tartışmalar yaşanmaktadır. Bu tartışmalar, seçim sürecindeki temel sorunlar ve soruları doğru bir şekilde ele almayı gerektirmektedir. Özellikle, seçilen adayın mahkumiyetine bağlı yasaklanmış haklarının geri verilmesi sürecindeki hukuki prosedürlerde yaşanan eksiklikler ve usulsüzlükler, seçim sürecindeki demokratik ilkelerin ne kadar sağlıklı işlediğine dair önemli soruları gündeme getirmiştir.

Seçim sürecindeki başlıca sorunlardan biri, seçilen adayın yasaklanmış haklarının geri verilmesi için gerekli yasal süre şartının sağlanmamış olmasıdır. Mahkemenin bu konuda verdiği kararın, Adli Sicil Kanunu m.13/A’ya aykırı olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, Cumhuriyet Savcısı’nın yasaklanmış hakların geri verilmesi talebine ilişkin olumsuz mütalaa vermiş olması ve bu karara yönelik kanun yoluna başvurulmasının mümkün olmaması da dikkat çekicidir.

Bununla birlikte, Mahkeme tarafından verilen kararın kesinleştirilmesi sürecinde yaşanan hatalar ve usulsüzlükler de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Kararın Mahkeme tarafından daha sonra iptal edilmiş olması, adayın yeterliliği konusunda ciddi şüpheleri ortaya koymaktadır. Bu durum, seçim sürecindeki adalet ve şeffaflık ilkelerinin ne kadar sağlıklı işlediği konusunda soru işaretleri doğurmaktadır.

Seçim sürecinde ortaya çıkan bu temel sorunlar, aynı zamanda seçmenin iradesinin nasıl korunacağı ve meşru bir şekilde ifade edileceği konularını da gündeme getirmiştir. Özellikle, seçimi kazanan adayın seçime girebilmek için yeterliliğinin bulunmaması ve Mahkemenin ilk kararının nasıl verildiği gibi sorular, seçim sürecinde yaşanan hukuki ve demokratik açmazların derinlemesine incelenmesini gerektirmektedir.

Sonuç olarak, Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi tartışmaları, seçim sürecindeki hukuki ve demokratik sorunların ciddi bir şekilde ele alınmasını gerektirmektedir. Seçim sürecinde yaşanan bu tür sorunların analiz edilerek çözüme kavuşturulması, demokratik ilkelerin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması açısından önemlidir.

  • DEM Partisi’nden Van Belediye Başkanı Seçilen Zeydan’a Van İl Seçim Kurulu’nun Mazbatayı Vermemesi:

DEM Partisi’nin Van Belediye Başkanı seçilen Zeydan’a Van İl Seçim Kurulu’nun mazbatayı vermemesi, Türkiye’nin siyasi arenasında büyük yankı uyandıran bir olaydır. Bu karar, seçim sürecinin doğruluğu ve adil işleyişi konusunda ciddi endişeleri beraberinde getirmiştir. Zeydan’ın seçilmiş olmasına rağmen mazbatasının verilmemesi, demokratik süreçlerin sağlıklı bir şekilde işlememesine dair şüpheleri artırmıştır. Bu olayın Türkiye’nin demokratik yapısı üzerindeki etkileri ve yaşanan sürecin ardındaki gerekçeler, geniş çaplı bir tartışma konusu olmuştur. Bu kararın seçimlerin adil ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesine olan güveni sarsabileceği ve demokratik kurumların işleyişine yönelik kamuoyundaki güveni zedeleyebileceği de dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, Zeydan’a mazbatanın verilmemesi kararı, Türkiye’nin demokratik süreçlerine ilişkin ciddi soru işaretlerine neden olmuş ve geniş çaplı bir kamuoyu tartışmasını beraberinde getirmiştir.

  • Seçim Sürecinin Demokratik İlkeleri ve Hukuki Prosedürler:

Demokratik bir toplumda seçim sürecinin işleyişi, belirli demokratik ilkeler ve hukuki prosedürlere uygun olarak gerçekleşmelidir. Seçim sürecinin demokratik ilkeleri arasında şeffaflık, tarafsızlık, katılımcılık ve adalet gibi unsurlar önemlidir. Bu ilkeler, seçim sürecinin adil ve güvenilir bir şekilde işlemesini sağlar.

Hukuki prosedürler ise seçim sürecinin yasal çerçevesini oluşturur. Seçim yasaları, adaylık şartları, oy kullanma süreci, seçim sonuçlarının değerlendirilmesi ve itiraz süreçleri gibi konuları düzenler. Bu prosedürlerin doğru şekilde uygulanması, seçimlerin hukuka uygunluğunu sağlar ve demokratik süreçlerin güvencesidir.

DEM Partili Zeydan’a Van İl Seçim Kurulu’nun mazbatayı vermemesiyle ilgili durum, seçim sürecinin demokratik ilkelerine ve hukuki prosedürlere uygunluğu konusunda önemli soruları gündeme getirmiştir. Bu kararın, seçim sürecinin adil ve şeffaf bir şekilde işlemesine ilişkin güveni zayıflatabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, seçim sürecinin demokratik ilkeleri ve hukuki prosedürlerle uyumlu olarak işlemesi, demokratik toplumların temel taşı olan seçim süreçlerinin güvenilirliğini ve meşruiyetini korumak için hayati öneme sahiptir.

  • Van İl Seçim Kurulu’nun Kararının Eleştirilmesi ve Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) Van’ı objektif irdeleme gerekliliği.

Van İl Seçim Kurulu’nun, DEM Partisi’nin adayı olarak seçilen Zeydan’a mazbatayı vermeme kararı, geniş çaplı bir eleştiri dalgasına yol açmıştır. Bu kararın adil ve hukuka uygun bir temele dayandığına dair kamuoyunda ciddi şüpheler bulunmaktadır. Seçim sürecinin demokratik ilkelerine ve hukuki prosedürlere uygunluğu konusunda sorgulamalara neden olan bu karar, demokratik süreçlere olan güveni zayıflatabilir.

Bu bağlamda, DEM Partisi’nin Van İl Seçim Kurulu’nun kararını eleştirmesi ve Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) Van’a özel bir dikkat çekmesi son derece önemlidir. YSK’nın, Van’daki seçim sürecinin adil ve şeffaf bir şekilde işlemesini sağlamak için gerekli adımları atması beklenmektedir. YSK’nın bu konuda titizlikle hareket etmesi ve kamuoyunda güvenin yeniden tesis edilmesi için gerekli adımları atması önem arz etmektedir. DEM Partisi’nin ve diğer ilgili tarafların eleştirileri ve talepleri, seçim sürecinin demokratik ilkelerine uygunluğunu sağlamak adına dikkate alınmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Bu şekilde, seçim sürecinin güvenilirliği ve meşruiyeti yeniden tesis edilebilir ve demokratik süreçlere olan inanç güçlendirilebilir.

  • YSK’nin Van İl Seçim Kurulu’nun vermiş olduğu yanlış kararı düzeltileceğine ilişkin inancım:

YSK, Türkiye’deki seçim süreçlerinin adil ve şeffaf bir şekilde işlemesini sağlamakla görevli olan yüksek otoritedir. YSK’nın, Van İl Seçim Kurulu’nun verdiği kararı yeniden gözden geçireceğine dair güçlü bir inanç bulunmaktadır. Bu inanç, YSK’nın daha önce benzer durumlarda aldığı kararlar ve demokratik ilkeler doğrultusundaki tutumuyla desteklenmektedir.

DEM Partisi’nin ve diğer ilgili tarafların YSK’ya yönelik talepleri ve eleştirileri, YSK’nın bu konuda titizlikle hareket etmesine ve hukuka uygun bir şekilde karar vermesine olan güveni artırmaktadır. YSK’nın, seçim sürecinin demokratik ilkelerine ve hukuki prosedürlere uygunluğunu sağlamak adına gerekli adımları atmaya istekli olduğuna dair kamuoyunda yaygın bir inanç bulunmaktadır.

Bu bağlamda, YSK’nın Van İl Seçim Kurulu’nun vermiş olduğu yanlış kararı düzelteceğine olan inancım, Türkiye’deki demokratik süreçlere olan güvenin korunması ve seçim süreçlerinin meşruiyetinin sağlanması için son derece önemlidir. YSK’nın bu konuda adil ve tarafsız bir şekilde hareket etmesi, demokratik süreçlerin güvenilirliğini ve meşruiyetini artırabilir ve toplumun genelinde demokratik değerlere olan inancı güçlendirebilir.

YSK’nın Van İl Seçim Kurulu’nun verdiği kararı değiştireceği daha doğrusu düzelteceği kanaatindeyim. YSK’nın daha önce benzer durumlarda aldığı kararlar ve demokratik ilkeler doğrultusundaki tutumu göz önüne alındığında, Van İl Seçim Kurulu’nun kararının yeniden gözden geçirileceğine güveniyorum. YSK’nın adil ve tarafsız bir şekilde hareket edeceğine ve seçim sürecinin hukuka uygunluğunu sağlamak için gerekli adımları atacağına inanıyorum. Bu inançla, Türkiye’deki demokratik süreçlerin güvenilirliğinin korunacağına ve seçimlerin meşruiyetinin sağlanacağına olan inancımı dile getirmek istiyorum.

YSK’nın Van İl Seçim Kurulu’nun verdiği kararı değiştireceği kanaatindeyim çünkü Türkiye’deki seçim süreçleri hukukun üstünlüğü prensibi çerçevesinde işlemektedir. Seçimlerin düzenlenmesi ve sonuçlarının belirlenmesi, belirlenmiş yasalara ve hukuki prosedürlere uygun olarak gerçekleştirilir. Bu bağlamda, Van İl Seçim Kurulu’nun verdiği kararın hukuka uygunluğu ve adil bir şekilde değerlendirilip değerlendirilmediği, YSK’nın görev ve yetkileri kapsamında incelenir.

YSK, Türkiye’de seçim süreçlerini denetleyen en üst kuruluş olarak hukuki normlara ve mevzuata uygun olarak karar verme yetkisine sahiptir. Bu çerçevede, YSK’nın Van İl Seçim Kurulu’nun verdiği kararı değerlendirirken, hukuki prosedürlerin ve seçim yasalarının doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığını dikkate alması beklenir. Eğer YSK, Van İl Seçim Kurulu’nun kararının hukuka uygun olmadığına kanaat getirirse, bu kararı düzeltebilir ve mazbatanın verilmesi gerektiğine hükmedebilirdüşüncesindeyim.

Bu nedenle, YSK’nın Van İl Seçim Kurulu’nun verdiği kararı değiştireceği veya düzelteceği kanaati, Türkiye’deki seçim süreçlerinin hukuki zeminde işlediği ve hukukun üstünlüğü ilkesinin gözetildiği bir çerçevede değerlendirilebilir. YSK’nın bu süreci titizlikle inceleyeceği ve adil bir karar vereceği umulmaktadır.

  • Sonuç ve Öneriler:

DEM Partisi’nin adayı olarak seçilen Zeydan’a Van İl Seçim Kurulu’nun mazbatayı vermeme kararı, Türkiye’deki seçim süreçlerinin adil ve demokratik işleyişi konusunda ciddi endişelere yol açmıştır. Bu durum, seçim sürecinin demokratik ilkelerine ve hukuki prosedürlere uygunluğu konusunda sorgulamaları beraberinde getirmiştir. Ancak, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bu kararı yeniden değerlendireceğine ve adil bir sonuca ulaşılacağına dair umutlarımızı korumalıyız.

Bu çerçevede, aşağıdaki sonuçlar ve öneriler öne çıkmaktadır:

YSK’nın Adil ve Tarafsız Karar Vermesi: YSK’nın Van İl Seçim Kurulu’nun kararını yeniden gözden geçirirken tarafsızlığını koruması ve hukuki ilkeler doğrultusunda adil bir karar vermesi önemlidir.

Demokratik Süreçlere Olan Güvenin Güçlendirilmesi: Bu tür tartışmalı durumlar, demokratik süreçlere olan güveni sarsabilir. Bu nedenle, YSK’nın kararıyla birlikte demokratik değerlere olan inancı güçlendirmek için adımlar atılmalıdır.

Şeffaflık ve Katılımcılığın Sağlanması: Seçim sürecinin her aşamasında şeffaflığın sağlanması ve tüm paydaşların katılımının teşvik edilmesi, demokratik süreçlerin güvenilirliğini artırır.

Hukukun Üstünlüğünün Korunması: Hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak, hukuki prosedürlerin doğru şekilde işletilmesi ve kararların bu çerçevede verilmesi önemlidir.

Diyalog ve İşbirliğinin Güçlendirilmesi: Tüm siyasi aktörler arasında yapıcı bir diyalog ve işbirliği ortamının oluşturulması, demokratik süreçlerin sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sağlar.

Bu önerilerin hayata geçirilmesiyle, Türkiye’deki seçim süreçlerinin demokratik ilkeler doğrultusunda daha güvenilir ve şeffaf bir şekilde işlemesi sağlanabilir. Bu süreçte, DEM Partisi’nin ve diğer ilgili tarafların sorumlu bir şekilde hareket etmesi ve demokratik değerlere olan inancı güçlendirmesi önemlidir.

YSK’nın mazbatayı Zeydan’a vereceği kanaatindeyim çünkü YSK, Türkiye’deki seçim süreçlerini denetleyen en üst kuruluştur ve hukuki prosedürleri doğru şekilde uygulama sorumluluğuna sahiptir. YSK’nın Van İl Seçim Kurulu’nun verdiği kararı değerlendirirken hukuka uygunluk ve adil bir karar verme ilkelerini göz önünde bulunduracağına olan güvenimiz mevcuttur. Bu nedenle, YSK’nın Zeydan’a mazbatayı vereceğini düşünmekteyim.

Sonuç olarak, Türkiye’deki seçim süreçlerinin hukuki ve demokratik açıdan sağlıklı bir şekilde işlemesi, toplumun huzur ve istikrarı için son derece önemlidir. Bu süreçte, hukukun üstünlüğü ilkesine, demokratik ilkelerin gerektirdiği şekilde önem verilmesi ve toplumun katılımının sağlanması gerekmektedir.

3 Nisan 2024 Lüksemburg