Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

RİSK ALMADAN KAZANMAK!

Yorulmadan, risk almadan para kazanmak çoğu insanlarımızın hayalleridir. Devletin kadrolarına atanabilmek talebinin altında yatan gerekçe de budur. Devletin resmi bir kurumuna kapağı attınız mı, artık hayatınızı garanti altına almış demeksiniz! Bizim Siirtçe lisanımızda kullanılan bir deyim vardır. Deyimin kendisini değil, Türkçe tercümesini vereyim. “Memur maaşı, eşeğin kuyruğuna benzer, ne uzar, ne kısalır! Tok tutmasa da aç bırakmaz!”

İşte, gençlerin yorulmadan risk almadan kendi işlerini kurmak yerine kadro peşinde koşmalarının sebebi de budur. Bir devlet kurumuna bir şekilde kapağı attınız mı, doymasanız da aç kalmayacağınızı, tedavi masraflarınızın büyük bölümünün devlet tarafından karşılanacağını biliyorsunuz. Dikkat edin, resmi kurum ve kuruluşlardan birinde bir kadro açıldı mı, yüzlerce kişi müracaat eder. Neden, çünkü riski sevmiyoruz, risk almaktan korkuyoruz!

“Ekmek Aslanın Ağzında” şeklinde söylenen bir deyim vardır. Devletin resmi kadroları aslanın değil bakanların, milletvekillerinin, üst düzey yöneticilerin ağızlarında. Onlardan kadro koparmak, aslanın ağzından ekmek almaktan daha da zordur. Kadroları kendi çevreleri için değerlendirmeleri ise günümüzde artık normal sayılan işlerinden!

Yüzbinlerce üniversite mezunu ve üniversite mezunu olmayan gençler devletin açacağı kadroları bekleyeceklerine, azıcık risk alsalar ve limon satmakla dahi çalışmaya başlasalar elbette çok dahi olacak!

“Kârın onda dokuzu ticarettedir” hadis-i şerifi yanında “Korkak bezirgân, ne kar eder, ne ziyan” deyimini de unutmamalıyız. Aslında, kendilerini devletin işçi ve memur kadrolarına endeksleyenlerin hepsi de KORKAK BEZİRGÂN HÜKMÜNDEDİRLER. Normal yollardan bir memurun, işçinin zengin olduğu ne görülmüştür, ne görülecektir.

İşsiz gençlere tavsiyem, devletin kadrolarına bel bağlamadan bir an önce kendi işlerini kurmaları, iş hayatında cesur ama dürüst olmalarıdır.

ANEKDOT

Üniversite mezunu olduğu ve kafası çalıştığı halde, hatta yazılı sınavlarda yüksek puan almasına karşılık, sözlü sınavlarda hep elenen genç, torpilsiz olduğu için memuriyete kapağı atamayınca, çaresiz iş hayatına atılmış. Küçük çaplı işler sonrasında, gerçek bir iş adamı olmuş, iş yerinde yüzlerce işçiyi çalıştırır hale gelmişti.

Bir gün iş yerindeki yazıhanesine bir emekli memur gelmiş. Emekli memur, maaşının yetmeyişinden yakınarak, kendisine uygun bir iş verilmesi halinde çalışmak istediği söylemiş ve iş talebinde bulunmuş.

Emekli memur, iş adamını tanımamış amma, İş adamı, emekli memuru tanımış. Bu emekli memur, girdiği son memuriyet sınavda komisyon üyesiymiş. Ve haksız bir şekilde sınavı kazanmasını engelleyerek, bir torpilliyi işe aldırmış.

İş adamı, kendisinden iş talebinde bulunan emekli memura:

-Bugünkü iş hayatımı sana borçluyum. Elbette seni işe alacağım. Tecrübenden yararlanmak için de seni sekreterim yapacağım! deyince, iş talebinde bulunan emekli memur şaşırarak:

-İş Hayatını bana nasıl borçlu olabilirsin ki! diye soracak olmuş, iş adamı cevap vermiş:

-İş hayatına atılmadan önce, memuriyet sınavlarına katılıyordum. Son girdiğim sınavda da, yazılıda en yüksek puanı aldığım halde, sözlü sınavda, senin sayende kazanamamış ve memur olamadığım için iş hayatına atılmağa karar vermiştim. İşte, bugün zengin bir iş adamıysam, bunu, senin, beni kazandırmamana borçluyum! Daha ne olsun. Eğer o gün sınavı kazandırsaydın, şimdi, devlet dairesinde memur olarak dirsek çürütmeğe ve yarı aç, yarı tok sürünmeğe devam edecektim!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER