Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet ARITÜRK
Ahmet ARITÜRK

SAYIN MERAL AKŞENER’İ KUTLUYORUM

Özür dilemek, özür dilemeyi bilmek gerçekten de erdemdir. Ancak, erdemli kişiler özür dilemeyi bilirler. Kendilerini beğenmişlerin, kibirlilerin, ukalaların özür dilemek gibi bir huyları ve sorunları yoktur.

İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral’ın Aleviler hakkında yaptığı yorum nedeniyle Alevilerden ve Kemal Kılıçdaroğlu’ndan özür dilemesi, gerçekten erdemli bir davranıştır.

ERDEM, ahlakın övdüğü ve ahlaklı olmanın gerektirdiği doğruluk, yardımseverlik, yiğitlik, bilgelik, alçakgönüllülük, iyi yüreklilik, ölçülülük gibi niteliklerin ortak tanımıdır. Felsefi tanımıyla insanın ahlaksal olarak iyiye yönelmesi anlamına gelir.

İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na bizzat giderek, partisinden bir milletvekilinin yaptığı densiz açıklamalardan dolayı özür dilemesi bütün bu vasıflara sahip olduğunun ispatıdır.

İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, “Hz. Ali’yi sevenlerin incinmesine müsaade etmeyeceğim gibi onların üzülmesine, incinmesine çok üzüldüğümü ifade ediyor ve tekrar Sayın Kılıçdaroğlu başta olmak üzere her bir kardeşimden ayrı ayrı özür diliyorum.” diye konuşmuş, bununla da yetinmeyerek, CHP Genel Merkezine bizzat giderek Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ndan özür dilemiştir.

Ayrıca, İYİ Parti TBMM Grup Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada; Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral’ın TBMM Parti Disiplin Kurulu’na oy birliği ile karar verildiği bilgisi paylaşılmış bulunulmaktadır.

Gerçi, İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral da Twitter üzerinden yaptığı açıklamada; “Bir YouTube kanalında yaptığım açıklamaların yanlış anlaşılması ve kullandığım bazı özensiz ifadeler sebebiyle başta Sayın Kemal Kılıçdaroğu ve Alevi kardeşlerim olmak üzere tüm milletimizden özür diliyorum” diyerek özür dilemişse de bu özür “BADEL HARABUL BASRA” deyimiyle izah edilebilecek bir özür beyanıdır.

Lâik Türkiye Cumhuriyetinde (ALEVİ) olduğu için birilerini tenkit etmek, hor görmek, gerçekten utanç vericidir. Hem, Alevilik Hazreti Ali’yi, Hazret-i Hasan’ı, Hazret-i Hüseyin’i, 12 imamı sevmek ise, bütün Müslümanlar Alevidir! Ehl-i Beyti, Hazret-i Ali’yi, Hazret-i Hasan’ı, Hazret-i Hüseyin’i, 12 İmamı, sevmeyen kişi, Müslüman olabilir mi!

Sevilmemesi gerekenler Aleviler değil, bu milleti soyanlar, rantçılar, talancılar, çeteciler, vurgunculardır.

Ben şimdiden açıklıyorum. Sünni ve Şafii bir Müslüman olarak Millet ittifakının adayı CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olursa, Sünni ve Şafii bir Müslüman olarak oyum onadır. Bu arada, Sayın Kılıçdaroğlu’nun Ehl-i Beyt’in HAYDARAN koluna mensup müseccel bir SEYYİD olduğunu da vurgulamakta yarar var.

YAZIMI, İYİ PARTİ GENEL BAŞKANI SAYIN MERAL AKŞENER’İ, SAYIN KILIÇDAROĞLU’NDAN ÖZÜR DİLEYEREK GÖSTERDİĞİ ERDEMLİ DAVRANIŞINDAN DOLAYI BİR KERE DAHA KUTLAYARAK NOKTALIYORUM…

ADALARIN SİLAHLANDIRILDIĞI YENİ Mİ AKLINIZA GELDİ!

Yunanistan’ın, Lozan ve Paris anlaşmalarına aykırı hareket ederek Ege’deki 23 adanın büyük kısmını cephaneliğe çevirdiği, yıllardan beri bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Bu konu, yıllardan beri dile getirildi ama, daha düne kadar kimselerin umurunda olmadı.

Rodos ve On İki Ada, 1947’de Paris Anlaşması’yla Yunanistan’a verilirken adaların kesinlikle silahlandırılmama koşulu getirilmişti. Lozan ve Paris anlaşmasıyla silahlardan ve askerden arındırılan Limni, Sakız, Sisam ve İstanköy adaları 1960’lı yıllardan sonra Yunanistan tarafından silahlandırılmaya başlandı. Son yıllarda ise bu adalar mekanize birliklerin kışlası haline dönüştürüldü.

Lozan Antlaşması’na göre Atina’nın Limni, Sakız, Sisam ve İstanköy adalarında sadece güvenlik amacıyla polis ve jandarma bulundurma hakkı var. Yunanistan’ın bu anlaşmaları hiçe sayarak on binlerce askeri Rodos ve Midilli’ye yerleştirdiği yıllardan beri bilinen bir gerçek. Adalara asker yığmakla kalmayan Yunanistan Limni, Rodos, Midilli ve İstanköy’e savaş uçakları için havaalanları bile inşa etmiş bulunmakta.

Yunanistan tarafından askeri üs bölgeleri haline dönüştürülen adalara savaş uçakları bile yerleştirilmiş. Türkiye, Uluslararası Adalet Divanı dahil, karşılıklı olarak mutabık kalınacak her çözüm yoluna açık olduğunu ve sorunu barışçıl yollarla çözülebileceği mesajını Atina’ya her defasında vermiş, 2002-2016 yılları arasında Yunanistan ile görüşmeler yapılmış Yunanistan’ın tavrından dolayı görüşmeler sekteye uğramıştı.

Yıllardan beri süregelen Ege’deki adaların Yunanistan tarafından silahlandırılmasına ilk defa yüksek perdeden ses yükselmesi, zamanlama açısından oldukça manidar. Türkiye, seçim atmosferine girmişken, silahsız olmaları gereken adaların, Yunanistan tarafından silahlandırıldığı birdenbire birilerinin akıllarına geldi. Seçim atmosferine girilmişken, Sayın Erdoğan Cumhur ittifakının Cumhurbaşkanı adayı olarak kendisini açıklamışken, başlatılan hamaset destanları pek inandırıcı gelmiyor. Sormazlar mı, (BUGÜNE KADAR NİÇİN BEKLEDİNİZ, AKLINIZ, YENİ Mİ BAŞINIZA GELDİ!)

TAŞLAMA

TÜRKİYE’DE ALEVİ

SÜNNİ ÇATIŞMASINA

MEYDAN VERMEK İSTEYEN

HAİNLERE HİÇ KANMA

MÜSLÜMAN, MÜSLÜMANDIR

MEZHEP FARKLI DA OLSA

HEPİMİZ İNANIRIZ

PEYGAMBER’E, KUR’AN’A

BİZ, LAİK BİR ÜLKEDE

YAŞIYORUZ BİLİNSİN

TEKELİNDE DEĞİLDİR

İSLAM DİNİ KİMSENİN

SİYASETİN ALETİ

ETMEYİN DİNİMİZİ

SÜNNİ-ALEVİ DİYE

BÖLMEYİN ÜLKEMİZİ

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER