Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

SEÇİMLER VE SİİRTLİLER!

Siirt’in, üç dilli İl olduğu, bu durumun kültürel bir zenginlik oluşturduğu vurgulanarak, birlik ve beraberlik açısından hep örnek gösterilir ya! İnanın işin aslı hiç de öyle değildir! Seçimlere bakın, bu gerçeği çok daha iyi göreceksiniz. Siirtli Kürt kökenliler, iyi de olsalar Arap adaylara oy vermezler, Araplar da aynı şekilde Kürt adaylar için oy kullanmazlar. Siirt’te seçim hesapları yapılırken, Kürt, Arap, Türk seçmenlerin sayıları üzerinden kurgulanır. Tabii, azami yüzde on oranında istisnalar kaideyi bozmaz! Kürt oylar, Kürt adaylara, Arap oylar, Araplara gider. Türk oylar ise hükümetlerin politikası gereği geçmiş seçimlerde genelde Arap adaylar için kullanıldı. Şimdilerde ise, iktidarda olan partilerin adaylarına! Bundan sonra ne olacağı pek bilinmez.

İlimizden ve Bölgemizden verilen yoğun göçler, gözlendiği kadarıyla önümüzdeki yirmi yılda Siirt’te Arap kesiminden gerçek Siirtlilerin neredeyse hiç kalmayacağı yönünde bir izlenim var. Yirmi yıl sonra Siirt’te, ancak Siirt’e köylerinden merkeze göç etmek zorunda bırakılan köylülerin kalacağını tahmin ediyorum.

Bugüne kadar iktidarı ellerinde tutan hükümetlerin doğudan batıya verilen göçü engellemek için hiçbir yatırım ve çalışma yapmadıkları günümüzde daha net anlaşılıyor.

Doğudan batıya verilen göçlerin engellenmesi hatta daha gerçeğini dile getirecek olursak ters istikamet olarak batıdan doğuya doğru göçlerin sağlanması için yatırım ve projelerin gerçekleştirilmesi gerekir.

Batıdan doğuya göç istemek bugünkü durumda imkânsız görünse de bu ters istikametteki göçün gerçekten sağlanması gerektiği inancındayım.

Verilen göçler bölgemizin gelişmesini engellediği gibi İstanbul, İzmir, Mersin gibi büyük şehirlerde nüfusun yoğunlaşmasına sebep olarak oralarda, yoğun trafik ve alt yapı sorunlarının ortaya çıkmasını beraberinde getiriyor.

Türkiye’mizi doğu ve batı olarak iki bölge kabul edersek bir bölgede Türkiye nüfusunun yüzde onunun diğer bölgede ise yüzde doksanının bulunması bir proje eksikliği, bir dengesizliktir.

Türkiye’nin her köşesinde yatırımların ve tabi ki nüfusun da dengeli olarak dağılması gerekir.

Bölgesel nüfusun ve yatırımların da dengelenmesiyle, yaşadığımız bölgemiz, elbette kendini  şiddet ve terör olayları ile ilgili değil de iyi ve normal olarak gelişen olaylarla tanıtma fırsatı bulur.

Sözü döndürüp dolaştırıp tekrar üç lisanlı Siirt merkez ilçesinin durumuna getirelim. Bir özdeyiş vardır. Denilir ki “Misafir, misafirden hoşlanmaz. Ev sahibi, her ikisinden!” İstisnalar kaideyi bozmaz diyerek samimi olalım. İşin gerçeği şu ki Kürtler, Siirtli Araplardan pek hoşlanmazlar, Siirtli Araplar da Kürtlerden! Türkler ise ne Siirtli Araplardan hoşlanırlar, ne de Siirtli Kürtlerden.

Yani, Siirt için üç dilli kardeş Şehir demek EMPATİ için değilse, hiç de samimi bir ifade değildir!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER