Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

SİİRT ARAPÇASI!

Kaybolma tehlikesi altında olan diller vardır. Maalesef, kaybolma tehlikesiyle karşı-karşıya olan dillerden biri de SİİRT ARAPÇASIDIR. Türkiye, sözün tam anlamıyla bir mozaiktir. Çeşitli dillerden, dinlerden, kültürlerden oluşan bir mozaik. Türkiye genelini bir yana bırakalım da, sadece Siirt’i ele alalım. Bu küçük il sınırlarında bile ne kadar çok dil, din, ırk ve kültür iç-içe yaşamıştır, yaşamaktadır.

Siirt merkez ilçede, bir zamanlar Arap nüfus yoğunluktaydı. İlimizin RISTAK BÖLGESİ (Tillo, Halenze, Sinep, Tom mıntıkası) ile bir zamanlar Siirt’in birer ilçeleri durumunda olan Sason ve Kozluk’ta  Arapça konuşulurken, Şehre en yakın Gökçebağ (Civanikan) köyünde bile konuşma dili Kürtçe’dir. Yine Merkeze yakın konumdaki Eruh, Pervari, Şirvan ilçelerinde Kürtçe konuşulurken, Kurtalan ile geçmişte Siirt’in ilçeleri durumunda olan Batman ve Beşiri’de konuşma dili, Arapça ağırlıklıydı. Köylerden yapılan göçlerle, durum Kürtçe lehine değişti.

Geçmişte yine Siirt’te Müslümanlar yanında, Ermenler, Ezdiler vardı. Türk nüfusun ilimize yerleşmesi, Cumhuriyet dönemiyle birlikte hız kazanıştır. Geçmişte, çok az olan Türk nüfusu, özellikle memur atamaları ile artış göstermiş yüzde 15’ler civarına yükselmiştir.

Diller, dinler ve ırklar arasındaki kültür alışverişi yanında, kız alıp verme sonucu mozaik sağlamlaşmış, dayı-yeğen konumuna gelinmiştir. Bugün, Türkiye’nin dört bir yanına dağılan Siirtliler arasında Arapçayı (Siirtçe) konuşamayanlar vardır. Bu büyük bir eksikliktir, büyük bir kayıptır. Siirtliler sadece Türkiye’nin muhtelif illerine dağılmakla da sınırlı kalmamışlardır. Dünyanın birçok ülkelerine yerleşmiş Siirtler bulunmaktadır.

Evet, biz Siirtler gerçekte çok geniş bir kültürün mirasının sahipleriyiz. Maalesef, kendimizi yeterince tanımıyor, tanıtamıyor ve ana dilimiz olan Siirtçeyi unutuyoruz!

Bugünkü yazımızı, günümüzde yaşanan ortama uygun bir ARAPÇA (SİİRTÇE) atasözünü yorumlayarak noktalayayım:

Siirt Arapçasında şöyle bir deyim sık-sık kullanılır: (SALLATALLAH-U IL KELP, ELEL ĞINZİR.)

Bu Arapça (Siirtçe) deyimi: (YÜCE ALLAH, KÖPEĞİ, DOMUZA MUSALLAT EDER) şeklinde tercüme edebiliriz.

Peki, Siirtli atalarımız böyle bir deyimi neden ve hangi durumlarda kullanmışlardır, dersiniz. İşte, bunu bilirsek, deyimin manası, önemi ve bugünle olan alakası daha iyi anlaşılır.

Misal olarak verelim. İki serseri, sergende, kabadayı birbirleriyle kapıştıklarında durumu açıklamak için genelde bu deyim kullanılırdı.

Veya kötülükleriyle, şirretlikleriyle nam salmış, iki aile, iki aşiret, iki topluluk birbirlerine düştüklerinde kullanılan deyim yine bu olurdu!

Hani, Türkçe bir deyim vardır. (Her dinsizin hakkından, bir imansız gelir) deriz ya! Bu Siirt’çe atasözü de işte böyle bir şey!

Hem köpeklerle, domuzların kapışmalarından Müslüman’a zarar gelmez. Olsa olsa, rahmet gelir! İki şer grubun birbirine düşmesi, cemiyetin rahatlaması açısından önemlidir. Şerirler, birbirlerine düşerse, toplum şerlerinden kurtulur, rahat eder. Onlar, birbirlerini yemeye başlayınca, cemiyete musallat olmağa güçleri kalmaz!

Evet, Siirtçe atasözleri ve deyimler çok önemlidir. Siirt’çe deyimde olduğu gibi Yüce ALLAH, köpeklerle, domuzları birbirlerine düşürsün ki, topluma musallat olmağa güçleri ve fırsatları kalmasın!

Kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan Siirt Arapçasını yeniden ihya etmek dileklerimizle…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER