REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

SİİRT EVLİYALARI-11- MOLLA SADULLAH TOPRAK

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
SİİRT EVLİYALARI-11- MOLLA SADULLAH TOPRAK
5-Cüneyt ARITÜRK( kanal56@hotmail.com )
25 views
18 Haziran 2021 - 14:02
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Molla Sadullah Toprak, Molla Abdulaziz Toprak’ın oğludur. 1931 yılında Siirt’in Tillo ilçesinde dünyaya gelen Toprak, medrese eğitimine küçük yaşlarda babasının yanında başlamıştır.

Dini ve fenni ilimlerde ihtisas sahibi olan Toprak, dedesinin adını taşıyan İsmail Fakirullah Medresesi’nde binlerce talebe yetiştirmiş ve topluma yüzlere âlim kazandırmıştır.

Dedesi İsmail Fakirullah Hazretlerine ait eserleri kendi evinde muhafaza eden Toprak, ömrünün son anına kadar gelen ziyaretçileri ağırlamış ve bu eserlerin tanınmasında büyük katkı sağlamıştır.

Alim olmasının yanında bölgenin kanat önderlerinden olan toprak, irşad vazifesini üslenmiş ve vefatına kadar ilme bir talebe gibi devam etmiştir. 2020 yılında ebediyete intikal eden Molla Sadullah Tohrak’ın vefatı dolayısıyla Ahmet Arıtürk’ün Siirt Gazetesinde yayınlanan makalesini sunuyoruz:

50 yılı aşkın bir zamandan beri yakinen tanıdığım, dini konularda kendime rehber edindiğim ve üstat bellediğim MOLLA SADETTİN TOPRAK (ALLAH’IN RAHMETİ ÜZERİNE OLSUN), KORONAVİRÜS PANDEMİSİNİN ŞEHİTLERİ ARASINA KATILMIŞTIR. Baba tarafından Tillolu Hazret-i Fakirullah’ın, anne tarafından Hazret-i İbrahim Hakkı’nın torunlarından olan ve bütün hayatını islami bilimlere adamış bulunan Molla Sadettin Toprak Hoca’nın ebediyete intikâl etmiş olması bana gerçek anlamda “Âlimin ölümü, âlemin ölümüdür” gerçeğini anımsattı.

Kur’an-ı Kerim’i ve hadis-i şerifleri günümüzün koşullarına göre yorumlayan, taassuptan uzak, her düşüncedeki insanları kucaklayan, aydın, ileri görüşlü bir kanaat önderi olan Molla Sadullah Hoca’nın vefatı sadece Tillo ve Siirt için değil, bütün Türkiye için büyük bir kayıptır.

Birçok konularda ve özellikle dini mevzularda bilgisine başvurulan, derin bilgisinden yararlanılan,  muhataplarını en iyi ve akılcı cevaplarıyla ikna eden Molla Sadullah’ın ebediyete intikali bu açıdan büyük bir boşluğa yol açacaktır. Sadece dini ilimlerle değil, 21’inci yüzyılın şartlarıyla uyumlu bir KANAAT ÖNDERİ olarak temayüz eden, bu bakımdan ZİNNUREYN olarak tanımlayabileceğimiz Sadettin Toprak Hocaya YÜCE ALLAH’TAN RAHMETLER, TİLLO, SİİRT VE TÜRKİYE GENELİNDEKİ BÜTÜN MUHİPLERİNE SABIRLAR DİLERKEN, PEYGAMBER EFENDİMİZ HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’NA AL V E ASHABINA SALAT VE SELAM OLSUN) İLİM EHLİYLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLERİNDEN SUNUMLAR YAPARAK YAZIMI NOKTALAYACAĞIM:

*İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar ALLAH Teâlâ‘nın yolundadır.

*Kim bir ilim öğrenmek için bir yola sülûk ederse ALLAH Teâlâ onu cennete giden yollardan birine dahil etmiş demektir. Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını üzerlerine koyarlar. Göklerde ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfar ederler. Âlimin, âbid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakırlar ama ilim miras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse, bol bir nasib elde etmiştir.

*İlim için yola çıkana ALLAH Teâlâ cenneti kolaylaştırmaktadır.

*Melekler, ilim tâlibine tâzim göstermektedir. Meleklerin ve başkalarının, kendisi için dua edip bağışlanmasını dilemekle, istiğfarla meşgul oldukları ve ayaklarının altına meleklerin kanatlarını serdikleri kimsenin rütbesi üstünde hiç bir rütbe yoktur. Salih adamın veya salih olduğu sanılan kimsenin duası için can atılırsa, meleklerin duası için nasıl olur?

*Yer ve gökte mevcut bütün hayat sahipleri, hatta denizlerde balıklara varıncaya kadar bütün canlılar ilim tâlibine rahmet duası okumaktadırlar. Çünkü ALLAH Teâlâ, balık ve diğer bütün hayvanlar hakkında onların faydaları, maslahatları ve rızıklarıyla ilgili ilmi, âlimlerin dillerine koydu. Böylece hayvanlar hakkındaki haramlar, helaller nelerdir, onlar açıklamaktadır. Hangi şeyler lehlerine ve faydalarınadır, hangi şeyler aleyhlerine ve zararlarınadır, insanlara âlimler bildirmekte, onlara iyilik yapılmasını, zarar vermekten kaçınılmasını vs. hep âlimler tavsiye etmekte, öğretmektedir. Buna binâen ALLAH Teâlâ, ulemânın bu hizmetlerine bir karşılık olarak istiğfar etmelerini hayvanlara ilham etmiş olmaktadır.

*İlim, ibadetten fevkalâde üstündür, ayın yıldızlara üstünlüğü gibidir. Resûlullah (S.A.V.) efendimizin âlimi aya, âbidi de yıldıza benzetmesinde şu incelik var: İbadetin kemal ve nuru âbidden başkasına geçmez, hep kendinde kalır, halbuki âlimin nuru başkasına geçer.

*Âlimler, peygamberlerin vârisleridir. Şeref, övünç ve değer olarak bu derece ve bu rütbe insana yeter. Zira Peygamberlik rütbesi üstünde hiçbir rütbe yoktur. Dolayısıyla bu rütbenin varisinin şerefi üstünde de hiçbir şeref yoktur.

***

İşte Molla Sadettin Hoca, bu hadis-i şeriflerin işaret ettiği zevatlardan biriydi. ALLAH HUZURUNDA BEN BUNA ŞAHADET EDERİM. MEKANI CENNET OLSUN.

HASAN YARAYAN (MOLLA SÜPHANALLAH)

Siirt’in önemli ve tanınmış simalarından biri de muhakkak ki “MOLLA SÜPHANALLAH” adı ile bilinen MOLLA HASAN YARAYAN’dır. Eski Milletvekilimiz TAKİDDİN YARAYAN’ın babası olan bu muhterem zat, gerçekten evliya olarak nitelendirilebilecek biriydi.

Gençliğinde, aşırı bir KUMARBAZ olan Molla Hasan, güçlü-kuvvetli bir yapıya sahipti. Kolunu bükebilen yoktu. Nakşibendi Tarikatına intisap ettikten sonra, kumara ve her türlü kötü meziyetlere tövbe eden MOLLA HASAN, otuz yaşından sonra Kuran-ı Kerim’i öğrenmiş ve Hafız olmuştur. Kendisine (MOLLA SÜBHANALLAH) denilmesinin sebebi, hemen her kelimesinin arkasında “FESÜPHANALLAH” lafzını tekrarlaması sebebi iledir.

Tövbe ettikten sonra, Diyanet teşkilatına intisap eden ve UVAYNDIRRE CAMİİ İmamı olan Molla Süphanallah’ı, Siirtlilerin gözlerinde kahraman yapan çok önemli bir olay vardır. 1950 öncesi yıllarda, fahri olarak Kuran dersleri veren MOLLA SÜBHANALLAH’ın evi, Emniyet Mensupları tarafından basılır. Baskın üzerine, talebeler damlardan kaçarak ortadan kaybolurlar ama, Kuran eğitimi aldıkları odada bir hayli ELİFBA VE KUR’AN-I KERİM kalmıştır. Polisler, talebelerin nerede olduklarını sorarlar. Molla Sübhanallah da:

-Görüyorsunuz, hiç kimse yok der!

Polisleri yöneten Komiser edepsizlik yapar, odada bulunan Kuran-ı Kerim’lerden birini alarak yere atar ve:

-Peki bu kitapları kim okuyor? Der.

Komiserin bu hareketine çok sinirlenen MOLLA SÜBHANALLAH, bütün gücüyle Komiserin suratına bir tokat akşeder ve yine “FESÜPHANALLAH” der.

Molla Hasan, mahkemeye verilse de, Hakim, hareketini haklı bulur ve beraat ettirir.

Kuran-ı Kerim yanında, çok sayıda Hadis-i Şerif’i de ezbere bilen MOLLA SÜBHANALLAH için AYAKLI KÜTÜPHANE de denilmekteydi. Merhumu, çok sever ve gördüğümde mutlaka elini öpmek isterdim. Ama, o kadar alçak gönüllüydü ki, hiç kimseye elini öptürmek istemez, zorlayan olursa, elini öpenin, O da mutlaka elini öperdi.

Allah’ın Rahmeti üzerine olsun…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.