REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

“SİİRT’İN ŞEREF GÜNÜ”

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
“SİİRT’İN ŞEREF GÜNÜ”
4-Fatih ARITÜRK
4-Fatih ARITÜRK( siirtgazetesi@gmail.ccccom )
1 views
12 Eylül 2017 - 15:51
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

14 Eylül gününün Siirt tarihinde özel bir yeri vardır. Mustafa Kemal (ATATÜRK) 1916 yılının 14 Eylül günü 16. Kolordu Komutanı olarak Siirt’e gelmişti. Bu gelişin anasına 14 Eylül günleri yıllardan beri “SİİRT’İN ŞEREF GÜNÜ” olarak kutlanmaktadır. Şeref Günü etkinlikleri çerçevesinde istedik ki, Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü analım, bilmek istemeyenlere değerini anlatmağa çalışalım!

Son zamanlarda bazı çevreler tarafından Mustafa Kemal ATATÜRK’E saldırılar aleniyet kazandı. ATATÜRK’ÜN diktatör olduğunu, zamanında demokrasinin bulunmadığını, hatta o yıllarda gerçek anlamda seçim olsa ve seçimlere girse, kazanmayacağını iddia edecek kadar küstahlaşanlar var. Gençlerimize “ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ”Nİ UNUTTURMAK İSTEYEN DAR KAFALILAR DA BUNLARDIR!

ATATÜRK’ÜN dönemini, o günün şartlarında düşünmek ve tahlil etmek gerekir. Sevr anlaşması yırtılarak, Lozan Anlaşmasıyla Osmanlı toprakları üzerinde yeni bir Devlet kurulmuştur. Bu öyle kitaplarda okunduğu gibi basit bir iş değildir.

Yeni kurulan Cumhuriyete karşı iç ve dış düşmanlar elbirliği etmiş pusuda bekliyor, isyanlar organize ediyorlardı. Gerekli tedbirler alınmazsa, yeni Cumhuriyet filizlenmeden yıkılacaktı. Halkın üzerinde egemen olan güçler, hâkimiyetlerini yeniden tesis etmek için melanetler peşindeydiler!

O günün Türkiye’si ile günümüz Türkiye’si arasında sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan yüzde bin fark vardı! O yıllarda yeni kurulan Devletin hiçbir ekonomik varlığı yoktu. Ne sanayisi vardı, ne tarımı! Yeni Devlet adeta yoktan var edilmişti. Savaştan çıkmış bir ülkenin nasıl olabileceği ortadadır. Adeta taş üstünde taş kalmamıştı. Ya, yeni kurulan Devletten vazgeçilecek, ya da yeni kurulan bir Devletin temellerinin sağlam olması için gereken yapılacaktı. İşte, ATATÜRK döneminde yapılan budur. Başka şekilde Cumhuriyeti inşa etmek ve ayakta tutmak mümkün olabilir miydi!

Kurulmuş, her şeyiyle mükemmel hazır buldukları bir Devleti egemen ülkelerin emrine sokanlar ALLAH korusun o dönemlerde iş başında olsalardı, TÜRKİYE diye bir ülke kalmazdı. Bir de bunu sorgulamak gerek!

Atatürk’e karşı olanların edepsizliklerinden biri de, O’nu dine karşı imiş gibi göstermektir. 14 Eylül Siirt’in Şeref Günü dolayısıyla istedik ki bugünkü yazımızda “ATÜRK VE İSLAMİYET” konusunu işleyelim. ATATÜRK’Ü dinsiz gibi göstermek isteyenlerin ağızlarının paylarını verelim. ATATÜRK, elbette ki inançlı bir Müslüman’dı. İslâm dinine duyduğu saygıya vurgu yapan birçok özdeyişleri vardır.

Atatürk, İslam ahlakını ve dinimizin vecibelerini daha aile ocağındayken öğrenmiş, tahsil yaşamı boyunca da dini bilgilerini pekiştirmiştir. Atatürk’ün, Kurtuluş Savaşları yıllarında Camilerde vaizler verdiği, hutbeler irat ettiği bilinir. Hem, öyle sıradan hutbeler değil, en değme vaizlere taş çaktıracak hutbeleri vardır. Bunların en meşhuru “BALIKESİR HUTBESİ” olarak bilinir.

ATATÜRK, Ilımlı-modern-dindar yapının, en güzel örneği ve en başarılı uygulayıcısıdır. Her zaman için dini savunmuş, dinin, bir milletin fertlerini ayakta tutan birleştirici unsurlarına dikkatleri çekmiştir. KUR’AN-I KERİMİN İLK TÜRKÇE MEÂLİ DE ATATÜRK ZAMANINDA VE O’NUN direktifleriyle Elmalılı Hamdi Yazır’a yaptırılmış ve bastırılmıştır.

Bir de ATATÜRK’ÜN HİLAFETİ İLGA EDİŞİNİ öne sürerek, bu açıdan saldıranlar vardır. Aslında, gerçek anlamda bir halifelik makamı yoktu ki ilga edilmiş olsun. Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN (O’NA ALVE ASHABINA SALAT VE SELAM OLSUN) İlk dört Halife dışındakilerin SULTAN OLDUKLARINI belirten (Benden sonra hilafet 30 yıldır, ondan sonrası acı bir saltanattır) buyruğunu görmezden gelmeyelim!

Türkiye’de, iki çeşit YOBAZ VARDIR. Bunlar ATATÜRK ALYHTARI YOBAZLARLA, ATATÜRK’Ü

KALKAN EDİNEN DİNSİZLERDİR. Her iki tarafın da, bu ülkeye zarardan başka hiç bir yararları yoktur!

ATATÜRK’ün, bu iki kesimin de düşündüğü gibi olmadığını ve gerçek bir Müslüman olduğunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım. Atatürk türbeleri, tekkeleri, zaviyeleri kapattırmış, diyorlar. İslâm dininin özünde ne türbe var, ne tekke, ne zaviye. Kim var diyorsa, yanlış söylüyor. Hele, bu gibi mekânlar, birileri tarafından istismar ediliyorlar ve siyaset adına kullanılıyorlarsa!

Dinimizde KÂBE-İ MUAZZAMA, MESCİD-İ NEBEVİ ve MESCİD-İ AKSA dışında kutsal olarak kabul edilen hiçbir mekân da yoktur!

Müslüman kesimin yobazlarının bir iddiaları da ATATÜRK tarafından kurumsallaştırılan ve anayasa maddesi haline getirilen LAİKLİK İLKESİNİN DİNSİZLİK OLDUĞUDUR! LAİKLİĞİN, BU ÜLKE İÇİN NE KADAR LÜZUMLU OLDUĞU, CUMHURİYETİN TEMELİNİN HARCI HÜKMÜNDE BULUNDUĞU, DİN İSTİSMARCISI FETÖCÜLERİN ÜLKEMİZİ DÜŞÜRDÜKLERİ DURUMLA BİR KEZ DAHA KANITLANMIŞTIR! LAİKLİK İLKESİ ÇİĞNENMEĞE DEVAM EDİLİRSE, FETÖ GİDER, METO GELİR!

Pusuda bekleyen SÖZDE dindar o kadar çok SAPIKLAR VAR Kİ!!! Kaldı ki, Mustafa Kemal ATATÜRK yaşadığı dönemde halkın çok sevdiği, saydığı bir kurtarıcı ve bir Cumhurbaşkanı olmuştur. ATATÜRK’LE ilgili şiirler, türküler sadece TÜRKÇE DEĞİL, MAHALLİ LİSANLARLA DA yazılmış ve okunmuştur.

Siirtlilerin de BÜYÜK ÖNDERİMİZE olan sevgi ve saygısını kanıtlayan ve mahalli lisanla yazılmış şarkıları, türküleri ve mersiyeleri vardır. Merhum Halil Hulki Aydın’ın mersiyesi, Kardeşi Cemil Efendinin (KEMALİYE) si bunların en önemlileridir. Bir de Kürtçe söylenmiş bir türkümüz vardır.

Bu Türkü, çocukluk yıllarımızda Siirt’te ve özellikle Köy düğünlerinde Mustafa KEMAL’E (ATATÜRK) duyulan sevginin ve saygının ifadesi olarak söylenirdi.

(ŞEREF GÜNÜ) etkinlikleri çerçevesinde, istedik ki Siirtlilerin ATATÜRK’E olan sevgilerinin çok eskilere dayandığının ispatı olan ve günümüzde unutulduğu anlaşılan bu halk türküsünü gündeme getirelim ve bizden sonraki kuşaklara ulaştırmaya vesile olalım.

İşte 50-60 yıl öncesine kadar Siirt’te özellikle köy düğünlerinde Mustafa Kemal Paşa için söylenen o türkünün sözleri:

 (KÜRTÇESİ)

KEMALE LO

KEMALE KEMALE

TEF HISN-U CEMALE

KEMALE LO

KEMAL BABEMEYE

ŞAPKA SEREMEYE

KEMALE LO

MANTO BU ADETE

ÇARŞAF KABAHATE

KEMALE LO

VAKTE KEMAL SAĞ BU

NANE GENNİM ZAHF BU

KEMALE LO

HUDE KEMAL HIŞTİ

DESTEVİ DREJTİ

KEMALE LO

KEMALE PAŞAYE

Çİ BIKE KIYMAĞVEYE

KEMALE LO

(TÜRKÇESİ)

KEMAL

PAŞAMIZ

KEMAL KEMALE ERDİ

NE GÜZELDİR SİMASI

KEMAL PAŞAMIZ

KEMAL BABAMIZDIR

ŞAPKAMIZ BAŞIMIZDADIR

KEMAL PAŞAMIZ

MANTO ADET OLMUŞTUR

ÇARŞAF KABAHATTİR

KEMAL PAŞAMIZ

KEMAL SAĞ OLDUĞUNDA

EKMEK BUĞDAYI BOLDU

KEMAL PAŞAMIZ

ALLAH KEMAL’İ BAĞIŞLASIN

ELİ UZUNDUR O’NUN

KEMAL PAŞAMIZ

KEMAL PAŞADIR

NE DİLERSE ONU YAPAR

KEMAL PAŞAMIZ

Tam yüzyıl önce bir 14 Eylül günü Siirt’imizi şereflendiren büyük ATATÜRK RUHUN ŞAD, MEKÂNIN CENNET OLSUN…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.