Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Siirtli Hemşerimiz Murat Akdemir’in Kaleminden: Bir Zamanlar, Bakırcılar Çarşısı

–Çerğetun, melles, A’be  marcol 

Çerğetun, melles, A’be  marcol  mebeğiye, takbar, mağsel, legen, engeliye, tava, cezve, me’le, tepsiye, tabak, sahhan, tase, garuf, gımgem  mıhme, imsine, kım’kom, seyniye ve perdepilav tenceresi vs. gibi; bunlardan bir kısmı sadece Siirt’e özel olan kap kacaklar imal ediliyordu, şimdilerede; çekiç sesleri tek tük hale gelen, Siirt’in bakırcılar çarşısında.

-Bunların hepsi; çeşitli ebatlardaki ve çeşitli amaçlarla kullanılan kap kacaklardı. Hepsi; bakırdan yapılırlardı ve birçok Anadolu kentinde olduğu gibi, Siirt’te de bakırcılar çarşısında imal edilip, satılırlardı.                                -Zamanla oksitlenme riski olan bakırın, oksitlenmesini engellemek için bu kapların iç kısmı  kalaylanırdı. Sert ve sağlam olan bu bakır kaplara sıvanan yumuşak kalay aşındıkça. Bu kaplar; tekrar tekrar kalaylanıp, neredeyse bir asrı bulacak kullanım ömrüne sahip olurlardı.

-Bakır; altından sonra en iyi iletken metal olduğu için elektirik kabloları genelde bakırdan imal edilir. Aynı sebepten bakır kaplardan daha ucuza imal edilen ve sırasıyla yaygınlaşarak bakır kapların pabucunu dama atan; alüminyum, krom kaplamalı çelik ve teflon kaplar yaygınlaşmadan önce; ateşe dayanıklı ve ısıyı iyi ileten bakır kaplarda kahveler ve yemekler pişirilirdi. Güzel pişen lezzetli yemeklerde ev hanımlarının marifeti kadar, bakır kapların da katkısı vardı. Yemekler, hemen soğumayan kaplarda uzun süre sıcaklığını korurdu.

-Etkili biçimde ısınıp, belirli bir zaman ısısını muhafaza ettiği için bakır kaplar tercih edilmiştir, geçmişte. Bu nedenle tarihi çok eskilere dayanan bakırcılar çarşısı tesis edilmiştir. Arapça; “Sokıl Safferin” adı verilen bu Siirt’in zanaatkârlar çarşısında, çalışanların büyük bir kısmı aynı ailedendi. Bu geniş aileye de Beyt ıl Safferin; yani bakırcılar ailesi adı verilirdi. Bugün Siirt merkezindeki Bakırcı soyadını taşıyanlar bu sülaledendir. Zamanla demir dövme işiyle de uğraşan bu akrabaların bir kısmının soyadı, Demir olmuştur.

-Helvacıkar çarşısının Tillo caddesindeki girişi ile Cumhuriyet Caddesinin en alt kısmındaki girişinden ulaşılan bu geniş avlu şeklindeki boşluğun etrafın çepeçevre sarılmış atölye tarzı dükkânlardan oluşan çarşıya; yine Tillo yolundan Botan pasajı vasıtasıyla ulaşılan bir giriş vardı. Çarşının doğusunda yine Tillo caddesine bağlanan bir sokağa çıkan bir giriş çıkışı daha vardı. Helvacılar çarşına yanındaki çift kapılı caminin bir kapısı Bakırcılar çarşısına, diğer çıkışı Helvacılar çarşısına bağlanıyordu. Helvacılar çarşısının hemen altında bulunan Bakırcılar çarşısı, Semerciler Çarşısının dar ve uzunca olan sokağı ile de; Helvacılar çarşısına direkt bağlanıyordu.

-Tıpkı marketlere yenik düşerek tarihe karışan Sok’ıl fokani(Yukarı Çarşı) ve Sokıl Meşeyeğ’te(Şeyhler Çarşısı) bulunan bakkalların ortadan kalkmasını gibi, yeni teknolojik malzemelere ve fabrikasyona yenik düşen bakırcılar çarşısı da; tarih olup, silinmeye yüz tutmuştur. Bu nostaljik ve tarihi çarşıda; artık ritmik çekiç seslerinin neredeyse hiç duyulmaması, bunun bariz bir göstergesidir.