Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Siirtli Hemşerimiz Murat Akdemir’in Kaleminden: Bizim Gibi Çevre Nizamı Olmayan Ülkelerde, Çevre ve İnsanı Tehdit Eden Kimyasal Atıklar

-Bir ara, Ankara’da yaşayan

-Bir ara, Ankara’da yaşayan ve o yıllarda madencilikle uğraşan işadamı amcamın oğluna; uzunca bir süre ikamet edip, gençlik yıllarında sivil yönetici olarak çalıştığı NATO’nun Diyarbakır’daki Pirinçlik Üssü’nden tanıdığı ABD’li rütbelilerin aracılığıyla, ABD’li iş insanlarından, şöyle bir teklif geliyor. Biz senin adına Ankara’nın Beypazarı ilçesinde çok geniş bir arazi satın alıp, yapılacak bir işlemden sonra;  bu araziyi sana hibe etmek istiyoruz. Kirli teklifin içeriği ise, aynen şöyleymiş. Arazide kazı yapılacak, oraya bir şeyler gömülecek, üstü kapanan arazi artık senin, Sen sağ biz selamet mealinde kelamlarla, akıllarınca bağlama çekmişler. Tabi Vatan ve Çevre duyarlılığı had safhada olan, rahmetli amcaoğlumuzdan gerekli cevabı, ağızlarının payını verecek şekilde almışlar.

-Bizim gibi ülke insanlarının hayatını hiçe sayan, adeta bizim arazilerimizi kimyasal atık ve çöplük alanı gören zihniyete bakar mısınız!

-Yıllar sonra benzer bir olaya; üyesi olduğum çevre kuruluşu Tema teşkilatının, karşı durduğu ve Yalova gibi İstanbul’a bir adım mesafede ve turistik olması hesabı ile nüfus yoğunluğu gayet fazla olan bir yerde yaşadım.

Yalova’nın en turistik sahillerinin birinde; Çiftlikköy’ün en turistik sitelerinin devamındaki sahilde, bir zamanlar kurulmuş ve kimyasal üretim yapan devasa bir fabrikanın stoklama alanına, Hollandalı bir şirketin öncülüğünde getirilen kimyasal atıkların depolanacağı ve Yalova’nın deniz kıyısındaki bu turistik yerlerdeki çevrenin zehirleneceği bir kirli proje daha hayata geçirilmek istendi. VOPAK adı verilen bu kirli proje ve plan; çok şükür, Tema öncülüğünde kurulan Çevre platformunun girişim ve protestoları sayesinde engellendi.

-Ama maalesef, batının gelişmiş ülkeleri ile modern dünya ülkelerinin kendi topraklarında varlığına asla müsaade etmediği zararlı atıklar, ya; ara mamul madde gibi gösterilip ithal kalemi gibi diğer ülkelere götürülerek bir yolu bulunarak gömülmekte, ya da fabrikaların sahalarında, sergi malı hesabı fütursuzca stoklanıp sergilenmektedir. Acil durumlarda ise; gemilere yük gibi verilip, varillerle açık denizlere atılmaktadır.

-Yıllar önce Karadeniz’de sahillerimize vuran variller; bu kimyasal zehir varilleri idi.

-Önceki yıl; Marmara’da oluşan musilaj adı verilen ve tüm Marmara kıyılarımızı saran, kıyıdaki deniz canlılarını yok eden ve en hafifinden denize girip serinlememize engel olan kirlilik: yine kimyasal atıkların yoğunluğundan ortaya çıkmış bir garabet ve afet değil miydi?