Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Siirtli Hemşerimiz Murat Akdemir’in Kaleminden: Eski Çocuk Oyunları ve Oyuncaklarımız

Takribi bundan 40-50 sene evveline kadar eski gelenek ve alışkanlıklardan taşınan çocuk oyunları ve bu oyunlarda kullanılan; bazen gazoz kapakları, kibrit kutuları, kaysı çekirdekleri vs gibi atılacak ürünlerden. Bazen ise boncuk, misket vs gibi basit oyun malzemeleriyle doyasıya oyunlar oynanırdı.

Takribi bundan 40-50 sene

Bugünlerde olduğu gibi; çocuk bahçeleri, oyun salonları ve enva-ı türlü oyuncak olmadığı için; gayet mütevazı şeylerle eğlenir ve oyalanırlardı, o günün çocukları. Hatta koca koca adamlar bile, gülle oynar, bazen de abartarak bunu ciddi ciddi kumara çevirirlerdi, parasına oynayarak. Sorsan; İçimizdeki çocuğa uyarak,sadece eğleniyoruz derlerdi. Komik bir fıkra anlatılırdı bizlere. Şöyle ki; bir gün koca koca adamlar sıkılmışlar ve çocuklara özenerek, bu sefer en iyisi saklambaç oynayalım demişler. Ebe olan gözlerini yumar yummaz, söbelenmemek için dört bir tarafa dağılıp saklanmışlar, içlerinden biri de; Ivendırre Camiinin minaresinin merdivenlere saklanmış ve kimsenin aklına böyle bir yer gelmediğinden  onu bulamamışlar.Akşam olmuş,gece olmuş o halen orda; söbelenmemek için öylece sesini çıkarmadan duruyor.Derken geç saatte uykusu gelmiş,minarenin giriş merdiveninde yata kalmış.Sabah ezanı için minareye çıkmak için gelen caminin müezzini Melle Reşit, orda öylece uzanan bir adam görünce, korkup, panik yaparak bağırınca; adam, huşş sessiz ol hocam, senin yüzünden söbeleneceğim demiş. Eskinin kocaman insanları da, öylesine doğal ve çocuksuydular.

-Siirt’te revaçta olan eskinin çocuk oyunlarını şöyle bir sıralayacak olursak; Gannoviya (Saklanbaç), Harrobiya (Kaçmaca), Titta, Ebe (Elim sende), Ğalta (kız oyunu), Ku’çat (erkek çocukların oyunu), Kaka sımmaka, Ğarğiş, Bid’divar, Pit (Çelik çomak), Levliye, Kulüp (Boş kibrit kutularının kartonları ile oynanırdı), Yumurta tokuşturma, Gazoz açmaca, Mantar patlatmaca, Şammotiya (Karda kaydırmaca), Kıbap (Mişmiş çekirdekleriyle oynanırdı), Beştaş, Birdirbir, Isfır sefirok, Bıd dambat, Beyt u beyt (Evcilik), Bakkalcılık, Yassılaştırılmış gazoz kapakları ile oyun, Misket, Ereği, Yassı ambalajlı Kent sakızları ile büyük numara kazanır oyunu, Bilyeli arabalar, telden yapılmış oyuncak arabalar, lastik çevirmece, Yakan topu, İstop, Eski Araba sübapları ile taştan döve döve yapılan gülleler, Sopayla çevrilen çember, Arap kızı sakızı ile; duvarda fotoğraf görmece, İp atlama (Kabboziya), Ijgor’da suke çevirmek, Ramazanda melede, Hatıra defterindeki sayfalar, zanbor vehep’e taklalar attırmak, Hacancele becencele, Nar fok nar es’fel, Cibu mifteh’ıl veli; menfeteh, Hazzoriya (Bilmece bildirmece); şeklinde, öylece bir liste çıkmış oluyor, benim hatıralarımda; hafızada kalanlardan. Kim bilir, benim bilmediğim ne oyunlar da vardı.