Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dicle Elektirik Reklam

Siirtli Hemşerimiz Murat Akdemir’in Kaleminden: Eskiden Kuşak Çatışması Vardı, Şimdi Ondan Daha Beteri

–En eskiden, yaşam tarzını

En eskiden, yaşam tarzını büyük oranda belirleyen kültür, atadan dedeye, dededen babaya, babadan oğula taşınır ve böylece nesilden nesle aktarım sağlanırdı. Gelenek ve görenekler, örf ve adetler gayet önemliydi ve bunlar kolay kolay değişmezdi. Sonra hızlanan tempolarla çabucak ortaya çıkan yeni bilgi ve becerilerden olsa gerek; önce 1. kuşak ile 3.kuşak arasındakilerde, yani, dedeler ile torunlar arasında, sonrada daha da hızlanan tempodan dolayı baba ile oğul arasında anlaşamama gibi bir sıkıntı ortaya çıktı ki, genel anlamda buna “Kuşak Çatışması” deniyor. Şimdilerde ise; o bile yok. Çünkü ipler tamamiyle kopmuş durumda. Herkes kendi mecrasında, kendi hayatını yaşıyor. Ebeveynler, çocukların sadece fiziki ihtiyaçlarını karşılamakla mükellefler adeta. Çocuklar da, yeni konsept bir hayatı müstakilce yaşamayı doyasıya arzulamaktalar ve kendilerini tamamen kapatarak bunda direnmekteler.

-Teknoloji dilini bilenler ve bilmeyenler, büyükler ve küçükler tamamen ayrışmış durumdalar. Eski kafa yeni kafa, eski zihniyet yeni zihniyet, demode olmuş ve yeni moda şeklinde ayrı ayrı yerlere savrulmuş nesiller. Anlayışlar, bakış açıları, eğilimler, arzular, istekler, düşünce tarzları, bilgi dağarcıkları, ihtiyaç duyulan şeyler vs vs. O kadar farklı ki nesiller; aynı evlerde ayrı dünyaların insanları var artık ve o kadar büyük farklılıklar var ki çocuklar ya da gençler ve ebeveynleri arasında; değil tartışacak bir konu, konuşacak bir şey kalmamış adeta. Senin dünyan benim dünyam misali; ayrı dünyaların insanları olmuşlar tamamen ve tartışmaya açık değiller. Herkes kendi dünyasına kapanmış durumda. Böylesi bir durum İyi midir yoksa kötü müdür onun tartışılması bile; nesilleri büyükler ve küçükler diye ikiye ayırmaya yetiyor. Büyükleriyle hiç çatışma alanı kalmamış, böyle bir ihtimale dahi yer bırakmamakta yeni nesiller. Büyükler de çaresizce, bunu kabullenmiş görünüyorlar. Onlar da çatışmadan kaçınıyorlar, çocuklar daha da koparlar kaygısıyla. Artık Kültür Çatışması bile yok. Çünkü her nesil kendi dünyasında yaşıyor. Allah, sonumuzu hayreylesin. Bu garip duruma, doğru çözüm bulmak yine biz yetişkinlere düşer. “Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.”