Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Siirtli Hemşerimiz Murat Akdemir’in Kaleminden: Eskiden Uzağı Göremez ve Erişemezdik, Şimdi Yakını ve Yakınlarımızı Göremez Olduk

Malum iletişim çağındayız. Bu

Malum iletişim çağındayız. Bu büyük bir güzellik ve nimet, bunu kimse inkâr edemez. Lakin uzaklara pencereler açılıp, uzaklar yakınlaştıkça, değil mahallelinin birbirini tanıması, komşular bile birbirini tanımaz, görmez oldu. En dramatiği ise, ev halkının her biri bir köşede, çocuklar kabin misali odalarında ellerinde malum iletişim cihazları birbirleriyle konuşmaz oldu. Herkesin elinde telefonlar, kendi dünyalarına kapanan, birbirleriyle doğru dürüst iki kelam etmeyen, yalnızlaşan insanlar.

-Hani bir çocuğa oyuncak verirsin de oyuna dalar kendini unutur ve etrafını göremez olur. Artık, büyük küçük demeden herkes, oyuna dalan çocuklardan beter olmuş. Mutfakta aynı sofrada toplanmak ne mümkün, çünkü herkes teknoloji meşgalesinden ve dalgınlıktan fırsat buldukça, ancak mutfağa uğrar olmuş.

-Sabah ders başlamadan önce, dikkatlerini dağıtmasın diye onlardan toplanan telefonlara, son saat kavuştukları an; öğrencilerin sevinci, kaybettiği oyuncağını bulup kavuşan çocuklarınkinden beter.

-Artık; mamasını yedirirken bebeklere telefonlar tutulur, yemeğini yemek istemeyen çocuklara yemeğini mızmızlanmadan yesin diye, ,ağlayan çocuklara sussun diye, yaramazlık ve haşarılık yapan çocuklara uslu dursun diye;  telefonlardan hoşlarına giden şeyler açılıp gösteriliyor. 2-3 yaşındaki bebeler bile; o minik parmaklarıyla, telefon ekranlarında bir şeyler bulup seyretmeyi becerebiliyor.

-Binlerce dakikalık konuşma paketlerimiz olduğu halde, bunun yüz dakikasını bile, yakınlarımızı aramak için harcamıyoruz. Bir sokak ötemizdeki akrabalarımıza uğramak bize zor gelirken, çok uzaklardaki başka başka insanlarla iletişim kuruyor. Ya da; pasif bir izleyici olarak onları takip edip, videolara dalıp gidiyoruz. Başta dedik ya; uzaklar yakın oldukça, yakınlarımızdan uzaklaşıyoruz.