Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Siirtli Hemşerimiz Murat Akdemir’in Kaleminden; Kalabalık Bir Genç Nüfusa Sahip Olan Siirt, Bunu Nasıl Avantaja Çevirebilir

-Her ne kadar teknolojik

-Her ne kadar teknolojik üretimde dünyanın en gelişmiş ülkelerinden olan Almanya ve Japonya gibi ülkelerde, insan gücüne ve özellikle dinamik olan genç nüfusa daha az gereksinim duyuluyor gibi görünse de, bu denli otomasyona dayalı yüksek teknoloji makine ve ekipmanlarının alımı ve bakımı için çok büyük sermayeler ve maliyetler gerekmektedir.

-Kaldı ki ilerleyen teknoloji; inşaat, tekstil, gıda gibi sektörler başta olmak üzere, yoğun emek gerektiren sektörlerde çalışabilecek yaşlardaki ve nitelikte olan genç ve yetişkin nüfusa olan ihtiyacı azaltmakla birlikte, yine de bu ve benzeri sektörlerde ciddi sayılarda çalışacak nüfusa, ihtiyaç vardır.

-Bu nedenle; genç ve yetişkin nüfus sayısı ile Çin sonradan ve adeta biranda ortaya çıkıp, yüksek teknolojik üretime sahip oldukları halde gitgide yaşlanan bir nüfusa doğru sürüklenerek dinamik nüfusları azaldığından çalıştıracak adam bulmakta çok zorlanan Japonya ve Almanya’yı geçerek, üretim ve ticaretle birlikte birçok konuda açık ara birinci olan dünyanın tek süper gücü ABD’yi yakalayıp, geçme konusunda bu ülkeyi terleten tek ülke olmuştur.

-Yaygın ve geniş bir işgücüne sahip olan Çin; ekonomisindeki bu hızlı gelişmeyi ve ivmeyi, dinamik ve genç nüfusunun; işgücüne kolay ve ucuz erişilebilirliği sağlaması sayesinde elde etmiştir.

-Dünyanın en büyük markaları dahil, yüzbinlerce marka, yatırımlarını Çin’e yönlendirmiş, direkt ya da fason üretimleri ile Çin’i dünyanın en büyük üretim üssüne çevirmiştir. Bu arada Çin’de boş durmamış; kendine ait büyük markalarını oluşturmuş, devasa üretim kapasitesiyle dünyadaki teknoloji ülkelerinin korkulu rüyası haline gelmiştir.

-Dünyanın yeni süper gücü olmayı, genç ve üretken nüfusunun sayesinde gerçekleştiren Çin üzerinden, büyük bir ölçek itibariyle bu konuyu örnekledikten sonra; doğurganlık ve doğal nüfus artış oranı bakımından Türkiye’nin önde gelen ilk 3-4 illerinden birisi olan Siirt’in, nasıl da; avantajlı bir yapıya sahip olduğunu anlamak ve anlatmak daha kolay ve somut olmuştur kanısındayım.

-Siirt, ülkemizde ve bölgemizde hammaddesi ağırlıklı olarak pamuk ve yün olarak gayet bol bulunan dokuma ve konfeksiyon sanayilerinde yoğun ve ucuz genç işgücü sayesinde, damgasını vurabilir.

-Ege’de Denizli, doğuda ise Kahramanmaraş bunu gayet güzel gerçekleştirerek, geniş kapsamlı bir istihdam oluşturarak memleketlerine ve ülkemize büyük katkı sağlamışlardır.

-Müteahhit firmalar üzerinden; gerek bölgemizde ve gerekse ülke çapında ve hatta Siirtli hemşerilerimize ait Kuzu İnşaat örneğinde gayet güzel görüldüğü üzere; uluslararası büyük işlerde Lokomotif sektörlerden olan İnşaat sektörü de direkt ve dolaylı olarak, Siirt’in genç ve dinamik nüfusunun değerlendirilmesinde çok büyük bir rol oynayabilir. Dolayısıyla mevcut müteahhit firmalarımız üzerinden bu sektör canlandırılmalıdır.

-Türkiye’nin bu kadar konut açığı olması, inşaat sektörünün önünün ne kadar açık olduğunu göstermeye yetmektedir.

-Gıda malları üretimi ve yemek sektörü de; ev kızları ve hanımları dahil binlerce kişiye, iş imkanı doğuracak başka önemli bir konsept.

-Tarım ve bilhassa hayvancılık faaliyetlerinin desteklenerek, başta kırsaldaki yoğun nüfus ile şehrin dış mahalleleriyle, ilçelerimizin genç nüfus ordusu harekete geçirilebilir.

-Turizm canlandırıldığı takdirde konaklama ve eğlence birimlerinde çalışmayı bekleyen eğitimli, sosyal ve istekli bir genç nüfus kitlesinin olması Siirt açısından ciddi bir avantajdır.