REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

SİİRT’TE DOĞUM  GELENEĞİ (3)

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
SİİRT’TE DOĞUM  GELENEĞİ (3)
6-Ayhan MERGEN( kanal56@hotmail.comm )
142 views
11 Ekim 2018 - 12:37
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Kültürümüzde önemli bir yer tutan doğum, bebeklik ve ilk çocukluk  dönemine ilişkin gelenek ve göreneklerimizi ele almaya devam ediyoruz.

Çeyiz miktarı birinci çocuktan itibaren yavaş yavaş azaltılırdı.4- 5 ci doğumdan itibaren çeyiz daha sade hazırlanır ve tören yapılmadan götürülürdü. Aynı şekilde  kuruyemişte gönderilmezdi.İlimizde doğum sayılarının 7-8 ve hatta daha fazla sayılara ulaştığını göz önünde bulundurduğumuzda bunun yapılıyor olması çok doğaldır.

Bebek daha ilk günden itibaren kundaklanmaya başlanırdı. Bu kundaklama işlemi 6 ay  kadar devam ederdi. Hatta bazı aileler bu süreyi daha da uzatırlardı. Bu kundaklama işlemi  bebeğin iskelet gelişiminin daha sağlam olacağına inanıldığı için yapılırdı. 80-100 yıl önce ahşap beşikler tercih edilirken son 40-50 yıl öncesinden itibaren metalden yapılmış beşikler tercih edilir oldu. Son 20-30 yılda beşikler artık tamamen terk edildi.

Anne ve bebeğin lohusalık dönemi bitinceye kadar evden çıkmaması gerektiğine inanılırdı. Çok zorunlu bir neden olmadıkça da evden çıkarılmazlardı.

Doğum ve bebeklerle ilgili gelenek ve göreneklerimize baktığımızda günümüzde rastlamadığımız  inanca dayalı bir çok gelenek ve görenekte görüyoruz. Bunları da kısaca özetlemek gerekirse, bunların başında  nazlı bebeklerin  çok sayıda erkek çocuk sahibi bir kadının iç gömleğinden geçirilmesi geliyor.

Burada süt anneliğine ya da sünnetteki kirveliğe benzeyen bir durum görüyoruz. Özellikle daha önce doğum yapmış ancak bebekleri ölmüş anneler erkek çocuk doğurduğunda; akrabalardan ve ya mahalledeki komşulardan çok erkek çocuk sahibi  olan bir bayan yeni doğan bebeği  iç gömleğinin üst tarafından sarkıtır ve alt tarafından çıkartırdı. Böylelikle o bayan bu bebeği sahiplenmiş olurdu.Kendi çocuğu gibi kabul ederdi.Bunu yapan bayan belirli bir yaşa kadar o çocuğa çeşitli hediyeler ve giysiler de gönderirdi. Bu hareketin o bebeğin uzun ömürlü olmasına vesile olacağına inanılırdı.

Bir başka gelenekte nazlı olan çocukların yaşaması için akraba veya mahallede yaşayan ailelerde Mehmet veya Ahmet adında kişilerin bulunduğu aileler tespit edilir ve bunlardan para istenirdi.Her isime sahip 7 şer aileden toplanan bu paralarla  “Polef” adı verilen gümüşten hilal şeklinde uçlarında ufak yıldızlar bulunan bir takı yapılır ve çocuğun omzuna asılırdı. Bunun çocuğun uzun ömürlü olmasına katkıda bulunacağına ve onu nazar, hastalık ve felaketlerden  koruyacağına inanılırdı.

Yine aynı şekilde nazlı olan birçok bebeğin elbiseleri belirli bir yaşa kadar ailesi tarafından alınmazdı. Genellikle 7 yaşına basıncaya kadar çocuğun elbiseleri yakın akraba ve tanıdıklar tarafından alınır ve hediye edilirdi.Hatta bazı aileler değişik evlerden aldıkları her biri ayrı renk ve desende  olan kumaş parçalarından  elbise dikerlerdi.

Yine nazlı çocuklar genellikle bir yatıra adanırlardı. Aile çocukları ile birlikte  her yıl adadıkları yatırın türbesine gider ve orada kurban kestirirlerdi.Şeyh el Hazin Şeyh Ali El Garisi Veysel Karani bu yatırların başında geliyorlardı. Bu kurbanların etlerini de oradaki yoksul vatandaşlara dağıtır veya evlerine getirerek yine mahallede ki yoksul komşu ve akrabalara birer parça şeklinde gönderilirdi.

Bazı aileler, nazlı olan erkek çocuklarının saçlarını belirli bir yaşa kadar kestirmez ve uzatırlardı. Bu saç uzatımı genellikle çocuğun okula başladığı 7 yaşına kadar devam ederdi.

Özetleyecek olursak bu geleneklerimizin çok büyük bir bölümü bu gün unutulmuş durumdadır.Yeni nesil bunların çoğunu bilmiyor.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.