Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fatih ARITÜRK
Fatih ARITÜRK

ŞİMDİ DE, KURBANLARIMIZI METÖ’CÜLERE KAPTIRMAYALIM!

Kurban Bayramı yaklaşıyor. FETÖLÜ yıllarda kurbanlar genelde FETÖCÜLERE kaptırılırdı. FETÖ gitti ama bin METÖ geldi! Artık, kime veya kimlere güvenebileceğimizi bilemiyoruz. Kime güvendiysek, bir de bakıyoruz ki, altında bin türlü hile ve desise yatıyor. Fakir fukaralara yardım için kurulmuş o kadar çok dernekler, vakıflar var ki, hangisi size gelirse veya siz hangisinin yanına giderseniz, kendilerini gerçekten büyük bir cihat içinde zannedeceksiniz.

İşleri, zenginden alıp, fakirlere dağıtmak olan bu gibilerin, gerçekte, önce kendi ceplerini doldurmağa baktıkları, sonra, yine kendi çevrelerindekilerin durumlarını düzeltmek için çaba sarfettikleri bir gerçektir.

Cemaatlerin büyümeleri, tevekkeli değildir. Çünkü bir cemaate kapağı attığınız ve onlardan olduğunuzu kesin kanıtladığınız zaman, kabiliyetinize göre paranızı da alırsınız, hisselerinizi de. Mevki ve makamınızı da. Yeter ki, bir cemaate kapağı atın!

Kim ne derse desin, bugün siyasetin baş aktörleri de, yine cemaatçilerdir. Çünkü siyaset için para gücü lâzımdır. Parasal güç ise cemaatlerde gani. Türkiye’de, hayli cemaatler var. Bu cemaatlerin okulları, yurtları, pansiyonları, dershaneleri, ticarethaneleri bile bulunmakta. Yeter ki, bu cemaatlerden birine kapağı atın ve kendinizi ispatlayın. En kısa zamanda köşeyi dönmezseniz, ben de hiçbir şey bilmiyorum, demektir. Ama bir şartla ki, kendi köleliğinizi ilân etmiş, varlığınızı, bağlandığınız cemaate adamış olacaksınız!

Kurban Bayramı yaklaşırken yine aynı durumları yaşamaktayız. Dernekler, Vakıflar, kurslar, gözlerini Müslümanların kurbanlarına dikmiş bulunuyorlar. Kurban kapmak için tam bir mücadele (KENDİLERİNE GÖRE CİHAT) yapmaktalar!

Türkiye’de, Kurban pastasının 50 Milyar TL olduğu tahmin edilmekte. Yani, MÜCADELE ETMEYE (CİHAT ETMEYE) değer bir miktar!

Evet, Kurban Bayramını idrak etmemize daha haftalar varken kurban kapma yarışı için kampanyalar başlatılmış bulunuyor. Vakıflar, dernekler, hayır kurumları, kurslar, yurtlar kurban kapma yarışında harekete geçmiş, etkin kampanyalar organize ederek, harekete geçmişler. Başta Diyanet Vakfı olmak üzere, birçok vakıflar, dernekler, kurslar bu konuda adeta yarış içindedirler. İş yerlerinin vitrinlerinde, camekânlarında afişler, broşürler ve benzeri reklâm emtiaları boy-boy yer almağa başladı.

Kurban pazarı oldukça geniş. Sadece Siirt olarak değil, bu işin bir de Türkiye genelini düşünmek gerekir. Türkiye’nin nüfusu 85 milyon! Onda birinin kurban keseceklerini düşünürseniz, ortaya çıkacak rakamın ne kadar büyük olduğu daha iyi anlaşılacaktır. 10 milyon kurban demek, nereden bakarsanız bakın 50 milyar TL demektir.

Rakam bu kadar yüksek olunca, kurban kapma yarışı da haliyle kızışmaktadır. İş yerlerinin vitrinlerine, camekânlarına, duvarlara, camilere, mescitlere asılan afişlerin, broşürlerin fazlalığı bu bakımdan yadırganmamalıdır.

150 bin nüfuslu Siirt Merkez ilçede, Şafii mezhebini bahane edecek hemşerilerimizi de hesaba katarsak ve kurban keseceklerin sayılarını minimum nüfusun yüzde 2’si olarak kabul edersek dahi, yine de Şehrimizde bu yıl asgari 2 bin kurban kesilecek anlamına gelmektedir.

Tabii, bu durumda kurban kapma yarışı haliyle Şehrimize de sirayet etmiştir. Şehrimizdeki kurslar, dernekler ve vakıflara ilave, Türkiye genelinde faaliyet gösteren birçok kuruluşlar da kurban kapma yarışında yerlerini almış bulunmaktadırlar.

Evet, Kurban Bayramı yaklaşırken KURBAN KAPMA YARIŞI giderek kızışmış bulunmakta. Kurban kapma yarışı Bayramın son gününe kadar da devam edecek. Haliyle, kurbanlıklar kapanların ellerine geçecek…

Bizim, kurban kesecek okurlarımıza bir tavsiyemiz olacak. Öncelikle ve mümkün mertebe kurbanınızı kendiniz kesin veya kestirin. Vekalet usulüyle kurban kesmek işine kalkışmayın. Vekâletle kurban kestirmek zorunda kalırsanız, en güvenilir kuruma (böyle bir kurum var mı, onu da bilemiyoruz!) veriniz.

Geçmiş yıllarda yaşanan durumları anımsatmak açısından belirtelim! Vekâletle kurban kesmek işini yükümlenen bazı kurumların, bu görevlerini gerektiği gibi yerine getirmedikleri ortaya çıkmıştı. Misal olarak 10 bin kişiden vekâlet alan bazı kurumların kestikleri kurban sayısı bu rakamın yarısı bile olmamıştı.

Onun için tekrar ediyor ve ısrarla vurguluyoruz ki, mümkün mertebe kurbanınızı kendi gözünüzün önünde olacak şekilde kestirin. Hepsini fakirlere dağıtırsanız daha iyi olur amma, asgari üçte birini fakirlere dağıtmanın zorunlu olduğunu unutmayın. Zengin olsalar bile üçte birini akrabalarınıza ve komşularınıza dağıtabilir, üçte birini de kendi ev ihtiyacınız için değerlendirebilirsiniz.

Ne olur, kendilerinizi kampanyalara kaptırmayınız.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER